![]() |
Müritleri Adnan Oktar'ın bütün sapıklıklarını tek tek anlattılar |
ÇIPLAK NAMAZ, SEVAP İÇİN SEKS
Adnan Oktar ve beraberindeki 21 sanık hakkında İstanbul 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. 7 mağdurun iddianamede yer alan ifadelerine göre
‘Adnan Hoca grubu’nda çıplak namaz kılınıyor, ’sevap için’ cinsel ilişkiye giriliyor.
Suç işlemek için örgüt kurmak ve yönetmek suçlarından İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan ve 3 yıl hapse mahkum edilen Adnan Oktar hakkında, aynı suçtan yeni bir dava açıldı. Adnan Oktar ile ilgili soruşturma, 2006 yılının Kasım ayında polise gelen bir ihbar telefonu ile başladı. Çocuklarının ellerinden alındığını ileri süren aileler, o yıllarda milletvekili olan
Emin Şirin’e mektuplar yazdı.
Şirin daha sonra bu mektupları polise yolladı. Ardından da, polise bir ihbar mektubu geldi. Savcılıktan alınan izin ile Oktar ve adamları hakkında teknik ve fiziki takip başladı. Polis daha sonra mağdur olan 7 kişiye ulaştı ve ifadelerini aldı. Ancak bu kez, ilk operasyondan farklı bir yöntem uygulandı. Adnan Oktar’dan şikayetçi olan manken Ebru Şimşek’in başına gelenlerin, yeni müştekilerin başına gelmemesi için isimleri gizli tutuldu ve gizli tanık statüsü ile ifade vermeleri sağlandı. Gizli tanık olan bu kişilerin iddiaları, dosyaya eklendi.
Aileler şikayetçi oldu
Yapılan soruşturma neticesinde hazırlanan iddianamede Lütfiye Semin Babuna, Türkan Akyüzalp, Fatma Emel Tezyapar, Firdes Işıldar ve Ünal Uyguç şikayetçi olarak yer aldı. Mihrinaz Tuba Babuna, Ebru Altan Akyüzalp ve Ece Koç Uyguç mağdur olarak gösterildi. Adnan Oktar, Altuğ Müştak Berker, Ali Soner Koyuncu, Bora Yıldız, Bedri Edis Yılmaz, Erkan Seyhan, Gökalp Barlan, Hasan Basri Güner, Halil Hilmi Müftüoğlu, İbrahim Tuncer, Kartal İş, Korkut Yasa, Mehmet Metin Güçyetmez, Mehmet Noyan Orcan, Murat Terkoğlu, Seçim köse, Sedat Aktar, Seyhun Sanda, Tarkan Yavaş, Timur Ayan, Arif Tolga Çetiner, Turgut Aksu ise sanık sıfatıyla yer aldı.
Dosya el yaktı
Suç işlemek için örgüt kurmak, yönetmek ve bu örgüte üye olmakla suçlanan sanıklardan Adnan Oktar hakkında, örgüt kurup yönetmek suçlamasıyla 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istenirken, diğer 21 sanık ise örgüt üyeliği suçlamasıyla 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istendi. Yaklaşık 1 yıldır yetki karmaşası nedeniyle elden ele dolaşan dava dosası, Yargıtay tarafından İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne dava açılması için gönderildi. Dosyayı tekrar alan mahkeme ise geçtiğimiz hafta iddianameyi kabul ederek Adnan Oktar ve 21 sanık hakkında dava açtı.
Polisin 3 yıl südürdüğü teknik takip sonucunda dava dosyasına giren detaylara ise VATAN ulaştı. Dava dosyasına giren gizli tanık ifadelerine göre, Adnan Oktar grubunda cinsel sapkınlık içeren ekipler kurdurmuş. Gizli tanık 2’nin ifadesinde, grubun farklı cinsel anlayışlarını devam ettirebilmek için Mustafa Kemal Gül isimli sanığın kontrolünde bir ekip kurdurduğu ve bu ekibin ekibin yaşı küçük çocukların da bulunduğu kızları, sahip oldukları lüks yaşam tarzları ve sosyal mevkileriyle etkileyip gruplarına kattıkları öne sürülüyor. Gizli tanık, gruba katılan kızlarla doğal olmayan yöntemlerle cinsel ilişkiye giren örgüt üyelerinin, bu cinsel birleşmeye ise “ecir” adını verdikleri ve bir ibadet şekli olarak uyguladıklarını anlatıyor. Gruptakilerin aynı zamanda bu cinsel birleşme görüntülerini de gizli kamera ile kaydedip ileride örgütleri aleyhine konuşulmasını ve gruptan ayrılmalarını engellemek için kullandıklarını iddia ediyor.
Çıplak namaz
Bir gizli tanık ifadesinde Oktar’ın, yanında gelen şahıslarla yapmış olduğu görüşmelerde, “Anne babayı ve çocuğu sevmek Allah’a şirk koşmaktır, beni (Adnan OKTAR) sevin, bana itaat edin” dediğini iddia etti. Adnan Oktar ve tarikatı tarafından zarar gördüğünü iddia eden ve soruşturmada gizli tanık olarak ifade veren “Gizli tanık1”, bir konuşmasında Adnan Oktar’a kendisinin mehdi olup olmadığını sorduğunu, bütün işaretlerin kendisini Mehdi olarak gösterdiğini söylediğini öne sürdü. Gizli tanık 1 soruşturmada verdiği ifadesinde, grupta günde 2 vakit, sabah ve akşam 2’şer rekat şortla ve başı açık veya çıplak namaz kılındığını, namazlarda dua okunmadığını, sadece Allah’ın adının zikredildiğini anlattı.
Gizli tanık 1, Adnan Oktar’nın konuşmalarında Peygamberimizin aynı gece 9 kadınla birlikte olduğunu, içki sofralarında içki içtiğini, sahabelerin çoğunun aptal olduğunu, kardeşlerin daha üstün olduğunu söylediğini de iddia etti.
Kafirlik testi
Gizli tanık 2, Oktar’ın nedenini soranlara “Git anne veya babana Kuran’a göre hırsızlık yapanın kolunu kesmek, çok eşlilik, İslam hakimiyeti, münafıklık yapanların ellerini ve ayaklarını çaprazlama kesmek gibi sorular sor. Eğerbunlara inandıklarını söylerlerse o zaman onları deneyebiliriz, hayır derlerse anla ki kafirlerdir” dediğini anlattı.
Hastalık kaptım
Soruşturmada ifade veren bir başka gizlli tanık ise, 16 yaşındayken Adnan Oktar’ın grubundan olduğunu daha sonra öğrendiği bir şahısla tanıştığını, bu şahsın kendisine dini konularda telkinlerde bulunduğunu söyledi. Daha sonra 18 yaşından küçük olduğu dönemde erkek arkadaşı olan şahsın kendisine gruptaki kardeşlerle cinsel açıdan birlikte olması halinde, Allah katında büyük sevap işleyeceğini, onlarla birlikte olmasını söylediğini anlatan Gizli tanık 3, grup üyesi anlarca kişiyle oral ve anal yollardan cinsel ilişkiye girdiğini öne sürdü. Gizli tanık, bu ilişkiler nedeniyle cinsel hastalıklara yakalandığını ve bu amaçla tedaviler gördüğünü anlattı.
‘Sapıksın, dengen bozuk’
Adnan Oktar ile ilgili düzenlenen soruşturma dosyasına, gruptakiler ve alileleri arasındaki telefon görüşmeleri de girdi. Bu görüşmelerinden birisinde anneannesi Lütfiye Semin Babuna ile telefonda konuşan Yaşar Emre Ertüzün, eve geri dönmesini isteyen yaşlı kadına “Ulan sen yani anneanne bak 3 gram aklın var, huzur evlerinde sürünürsün” şeklinde cevap veriyor. Bir başka konuşmasına yine Ertüzün, “Bak oraya gelirsem dünyayı dar ederim size, sen tacizci ve sapık olduğun için dengen bozuk” hakaretler yağdırıyor.
Aileler kendini kaybetmiş
Adnan Oktar ve grubu tarafından çocuklarının kendilerinden soğutulurak gruba katıldığı yönünde şikayetçi olan ailelerin, çocukları ile yaptıkları görüşmeleri kendi imkanları ile kaydettikleri ve daha sonra bu kayıtları polise teslim ettikleri de ortaya çıktı. Görüşmelerin tamamında genel olarak kızların ailelerini arayarak aileleri üzerinde psikolojik baskılar yapmaya çalıştıkları ve ağza alınmayacak derecede ağır küfürler ederek ve olmamış olayları grubun etkisiyle olmuş gibi anlattıkları belirlendi. Ailelerine iftiralarda bulunan çocukların, ailelerinin çevrelerinde olan itibarlarına gölge düşürmeye çalıştıkları da soruşturma dosyasında yer aldı.
Hayvanlarla konuşuyormuş
Gizli tanık 3, ifadesinde gruptakilerin Ortadoğu’ya İslam’ın hakim olacağı ve Antalya bölgesinden Tevrat’ın en eski halinin çıkacağını bunun da Kuran-ı Kerim ile aynı olacağı yönünde konuşmalar yaptıklarını söyledi. Gruptakilerin, Adnan Hoca’yı hayvanlarla konuşurken gördüklerini de söylediklerini anlatan gizli tanık, bu şeklide Adnan Oktar’ın mehdi gibi gösterilmeye çalışıldığını belirtti.
O Allah’ın korumasında
Telefon konuşmalarından birisinde de Oktar Babuna, Ediz isimli bir şahıs ile görüşüyor. Telefonda, Adnan Oktar’a ait bir internet sitesini kastederek kendisi aleyhinde yayın yapmasının hoş bir durum olmadığını anlatan Ediz, “Onun hakkından geleceğim” diyor. Bunun üzerine Babuna, “Kimsenin hakkından gelemezsin. O, Allah’ın korumasında” diyor.
http://www.kanaldhaber.com.tr/Haber/Yasam-34/Ciplak-namaz-sevap-icin-seks-5167.aspx
-----
Adnan Oktar'ın müritleri bütün sapıklıklarını tek tek anlattılar
Adnan Hoca sırrı çözüldü
DGM'de verdiği ifadede ve cezaevinden yaptığı açıklamalarda hakkındaki iddiaları reddeden "Adnan Hoca" lakaplı Adnan Oktar'ın cemaati çözüldü. Adnan Hoca'nın en yakınında yer alan müritler, finans kaynaklarını ve sapık ilişkileri en ince ayrıntısına kadar anlattı.
Yaptıkları şantajlarla sık sık gündeme gelen Adnan Hocacıların en büyük finans kaynağını, müritlerin kurduğu şirketler ve zengin müritlerin yaptığı katkıların oluşturduğu ortaya çıktı. Adnan Hoca'nın muhasebecisi Emre Nil, kendileriyle bağlantılı olan şirketlerin isimlerini ve mali durumlarını polise anlattı.
Emre Nil, cemaatle bağlantılı Koruçam Ağaç Fabrikası, Atik İnşaat, Tekap Aydınlatma, İDEA, İnter İtems, Rota Hukuk Bürosu, Uzman Kozmetik, AB Ticaret, Farnese, Memişoğlu Makine, Horoz İnşaat, Bora Bozca'nın Ziverbey'deki mermer şirketi ve Alfa firmasından cemaate para aktarıldığını söyledi.
Bu firmaların gelirinin ya tamamının ya da bir kısmının cemaate verildiğini belirten Emre Nil, kriz nedeniyle son yıllarda dışa da açıldıklarını vurguladı.
Emre Nil, Kazakistan'ın başkenti Almaata'da cemaat mensubu Zafer Fırat'a ait elektrik armatürleri satan Global Limited Şirketi, Moskova'da Altaç Çakmak'ın kurduğu Rustektürk şirketi, Suudi Arabistan'da Abdulaziz El Dahil adına kurulan şirket ve bir ay önce ABD'de Minnesota eyaletinde Can Apay'ın seramik satmak için kurduğu şirketlerden para geldiğini bildirdi.
http://www.milliyet.com.tr/2000/01/14/haber/hab01.html