Top Social

Image Slider

mossad etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mossad etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Adnan Oktar'ın MOSSAD ile bağlantılı olduğu iddia edildi. | Akademi Dergisi

adnan oktar, içimizdeki israil, adnan oktar ve sabetayistler, gizli yahudiler, milliyet, akademi dergisi, mossad, azerbaycan, israil,

Milliyet gazetesindeki bir haberde Sabetaycı gizli Yahudi olup İsraille bağlantıları da hep göz önünde olan Adnan Oktar'ın MOSSAD'la birlikte hareket ettiği iddia edildi. Haber şu şekilde;

Adnan Oktar (Harun Yahya)'ın kitapları ya aşırma ya da ısmarlama




Geçenlerde bizim camianın çok tanınmış, çok değerli yazarlarından biri ile yan yanaydım. Uzun da vakit bulup, pek çok meseleye temas ettik. Derken söz Adnan'a ve Adnan'cılara geldi.. 


Bir de ne anlatsın, şaştım kaldım. Aşağıdaki sözler, ismini vermek için izin almadığımdan ve vermeyi uygun da bulmadığımdan vermediğim kıymetli yazar büyüğümüze ait. (Bu yazı şikayete konu olursa, savcılık makamında ismi de veririm) 

Aynen şunları anlattı:

DERİN ŞÜPHE - Adnan Oktar (Harun Yahya) ve ABD - CIA el ele mi?




Ergenekon davası sanıklarından Gazi Üsteğmen Avukat Serdar Öztürk, kamuoyunda Adnan Hocacı olarak bilinen Ayşegül Hüma Babuna ve Aylin Atmaca adlı kadınların, avukatlık ofisinde keşif yaptıklarını, bunun sonucunda kendisine komplo kurulup Ergenekon’a dahil edildiğini iddia etmiş ve bununla ilgili suç duyurusunda bulunmuştu. Aşağıda okuyacaklarınız Öztürk’ün mahkemeye sunduğu savunmasından bir kesittir. Bu ciddi şüpheler göz önüne alınınca insan, ister istemez, “Adnan Oktar cemaati ABD ve CIA ile el ele mi?” sorusunu sormaktadır. İşte o savunmada geçen şüpheler;

***

KAMUOYUNDA ADNAN HOCACI OLARAK BİLİNEN AYŞEGÜL HÜMA BABUNA VE AYLİN ATMACA’DAN ŞÜPHELENİLMESİNİ GEREKTİREN OLGULAR

1- AYŞEGÜL HÜMA BABUNA VE AYLİN ATMACA’NIN ZİYARET ETTİĞİ BAZI AVUKATLARIN OFİSİNE GİRİLİP DELİL YERLEŞTİRİLEREK TUTUKLANMALARI SAĞLANMIŞTIR. BU DURUM, HAYATIN DOĞAL AKIŞINA UYGUN DEĞİLDİR.

2- AYŞEGÜL HÜMA BABUNA VE AYLİN ATMACA’NIN ZİYARET ETTİKLERİ TÜM AVUKATLARA İLK YÖNELTTİKLERİ SORU OFİSTE GİZLİ KAMERA YA DA ORTAM DİNLEMESİ OLUP OLMADIĞI HUSUSUDUR. BU, AVUKAT-MÜVEKKİL GÖRÜŞMESİNDE SORULACAK BİR SORU DEĞİLDİR.

3- AYŞEGÜL HÜMA BABUNA KENDİSİNİ CEYDA ERTÜZÜN OLARAK TANITIP AVUKATLIK OFİSİNDEN RANDEVU ALMIŞTIR. NORMAL BİR İNSAN AVUKATLIK BÜROSUNDAN RANDEVU ALIRKEN KENDİSİNİ BAŞKASI GİBİ TANITMAZ.

4- BENİM TUTUKLANMAMDAN SONRA DA, OFİSİNE POLİS TARAFINDAN GECE GİZLİCE GİRİLEREK, GİZLİ KAMERA YERLEŞTİRİLEN, BU ŞEKİLDE TAKİBE ALINAN VE DAHA SONRA DA TUTUKLANAN AVUKAT SAYIN NECDET OKÇU’ DA AYNI KADINLAR TARAFINDAN ZİYARET EDİLMİŞTİR.

5- KADINLARIN BIRAKTIĞI KARTVİZİTLERDE Kİ HİÇBİR TELEFON NUMARASI KENDİ ÜZERLERİNE KAYITLI DEĞİLDİR. HAYATINI YASAL SINIRLAR İÇERİSİNDE SÜRDÜREN BİR KİMSENİN BAŞKASI ADINA KAYITLI TELEFON KULLANMASI DOĞAL DEĞİLDİR.

6- AYŞEGÜL HÜMA BABUNA VE AYLİN ATMACA’NIN ÖZEL YETKİLİ SAVCILIĞA VERDİKLERİ “AVUKATLIK OFİSİNİN DIŞINDAKİ TABELADAN TELEFONU ALDIKLARI, ARADIKLARI” GİBİ İFADELER YAZILI KANITLARLA VE HTS KAYITLARIYLA BAĞDAŞMAMAKTADIR.

7- YARGILAMA ESNASINDA DOSYAYA GELEN DELİLLERDEN, ŞÜPHELENDİĞİMİZ ADNAN HOCACI KADINLARIN EMNİYET İSTİHBARAT, ANKARA EMNİYETİ, İSRAİL, ABD, AKP VE İTALYA İLE YOĞUN BAĞLANTILARI VE İRTİBATLARI OLDUĞUNU ORTAYA ÇIKARTMIŞTIR. 

AYŞEGÜL HÜMA BABUNA‘YA POLİS TARAFINDAN VERİLEN 35351402 8728 830 İMEİ NOLU TELEFONDA KULLANDIĞI ADEM ARSLAN – CAN DALLI- HACI DUMAN ADLARINA KAYITLI HATLAR




AYŞEGÜL HÜMA BABUNA ‘YA POLİS TARAFINDAN VERİLEN VE ADEM ARSLAN – CAN DALLI- HACI DUMAN ADLARINA KAYITLI HATLARLA TESİS ETTİĞİ İRTİBATLAR
(SADECE MESAJLAŞMA YAPILMIŞTIR)




Meryem Tunç            539 675 43 98
Bülent Kalecikli           531 396 76 22
Ali Uğurlu                  531 396 7622
Enis Yıldırım              531 431 86 14






MAHKEME DOSYASINA DELİL OLARAK GİREN KAYITLARA GÖRE, AYLİN ATMACA VE AYŞEGÜL HÜMA BABUNA,  (21.4.2009-22.4.2009) DÖNEMDE, 14.4.2009- 23.4.2009 TARİHLERİ ARASINDA, BAŞKALARININ ADLARINA KAYITLI TELEFONLARLA;

1- ALTI (6) DEFA A.K.P. GENEL MERKEZİ İLE,

2- 4.2.2009 İLE 25.5.2009 TARİHLERİ ARASINDA ON SEKİZ (18) DEFA İSTİHBARAT BİRİMLERİ DAHİL EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN DEĞİŞİK BÖLÜMLERİ İLE,

Ergenekon kimin projesi? Bir başka cepheden Ergenekon (Ergenekon - CIA- Adnan Oktar - Fethullah Gülen)



Ergenekon projesi, ABD ve İsrail menfaatlerinin ve Büyük İsrail Projesi’nin neresinde?
Kripto Yahudi ve Sabetayistlerden müteşekkil olan Adnan Oktar cemaati ile Fethullah Gülen cemaati bu maksatlı ve gerçek niyeti gizlenen projenin neresinde? ABD ve İsrail neden F tipi bir T.C. yapılanmasına izin veriyor hatta bunu temin etmek için her şeyi yapıyor? Fethullahçılar mı ABD’ye, ABD mi Fethullahçılara çalışıyor? Yoksa hepsi birden İsrail’e ve Sanhedrin hahamlarına mı çalışıyor?

Aşağıda okuyacağınız satırlar bir oldu bitti ile ERGENEKON davasına dahil edilen ve tutuklanan gazi üsteğmen bir avukatın, Serdar Öztürk’ün, İstanbul  13ncü Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’na verdiği savunmasından küçük bir kesittir ve çok ilginç bilgiler/iddialar/deliller içermektedir.

***
Aşamalardaki tüm savunmalarımızda Ergenekon soruşturmaları ve delillerinin bir proje olduğunu, Sahte Ergenekon belgelerinin asli kaynağının CIA görevlisi John Kunstadter olduğunu, bu ABD.linin homoseksüel ya da moda deyimle mütedeyyin eşcinsel bir Fetullahçıyı eleman olarak kullanıp sahte belgeleri yargıya taşımaya çalıştığını, bu işi 2001 de beceremediğini, Emniyet istihbarat içinde yapılanmış ABD.de ikamet eden ve CIA görevlilerinin göçmenlik vizesi için referans olduğu Fetullah Gülen’ e bağlı cemaat mensubu polisler tarafından fiilen bu projenin yürütüldüğünü emniyet, yargı ve basında bu projenin içinde yer alan kişiler bulunduğunu açıkladık. Tüm bu projede, ABD tarafından hedef seçilen kişilerin evlerine ofislerine konusu suç teşkil eden deliller yerleştirilmesi, el konulan CD-DVD gibi dijital veri depolama aygıtlarına konusu suç teşkil eden veri yüklenmesi sonucu tutuklanmalarının sağlandığı, cemaat mensubu polislerin elinde TSK.den çalınmış çok sayıda belge olduğu, bunları hedef seçilen kişilerden elde edilen dijitallere yükledikleri belirlenmiş, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur.

Ben mahkemenizde CIA.nin bu proje için Türkiye’de kurduğu şirketin adını da açıkladım. Bu kişiler, hedef alınacak kişilerin isim listelerinin belirlenmesinde görevli idiler. Daha sonra açılan Ergenekon torbasına, AKP muhalifleri ve cemaatin hoşuna gitmeyen insanlar da eklenmiştir. Böylece ABD.nin yaptığı örtülü operasyondan, AKP ve cemaatin de sonuna kadar istifade ettiği anlaşılmaktadır. Bu işlerin yapılış şekline bakıldığında Türkçede bunu tanımlayacak tek bir kelime vardır: KALLEŞLİK. Hiç kimse beni, kalleşlikle Müslümanlığın bağdaştığı konusunda ikna edemez. Kimse bana Müslümanlığın içinde kalleşliğinde bulunduğunu iddia edemez. İşte bizim bu süreçte sert bir üslupla mücadele etmemizin sebebi budur. Biz hayatımızda kimseye kalleşlik yapmadık. Bize düşman olanların bile mert olmasını isteriz. Düşmanımızın bile mertçe mücadele etmesini bekleriz. Ancak kimden gelirse gelsin kalleşliğe prim vermeyiz. İşte bu süreçte emniyet içindeki suç örgütü tarafından kalleşçe yöntemler kullanıldığı için üslubumuzda sert olmuştur. Fetullah Gülen cemaati mensubu olduğu iddia edilen Faruk MERCAN’ da 7 MART 2011 de CNN TURK te katıldığı “Tarafsız Bölge” adlı programda bizi kastederek “burada bir avukatlık tarzı yargılanıyor” diye beyanlarda bulunmuştu. Kendisi de bu projenin bir parçası olduğu yönünde aleyhinde kuvvetli bulgular olması nedeniyle böyle konuşması normaldir. Bende şimdi mütalaada, polislerin ifadesi ile örtüşen, keza Faruk Mercan’ın TV beyanlarında da “burada bir avukatlık tarzı yargılanıyor” şeklinde geçen ithamlara atfen, üslup ve tarzımız hakkında bilgi vereceğim.

Çünkü buradaki sanıklar, Avukat Orhan Kemal CENGİZ’in 2011 de İstanbul Taksim HİLL otelde yapılan toplantıda itiraf ettiği gibi, dosyadaki delillerden dolayı değil, aslında kendilerine cemaat tarafından atfedilen başka suçlar nedeniyle, haklarında yaratılan delillerden dolayı yargılanmaktadırlar. Bu bağlamda, soruşturma ve yargılama sürecinde üslubumuzun neden sert olduğunu ve tarzımızın neden böyle olduğunu izah etmek gerekirse;

a- O tarihte müvekkilim olan Avukat Mustafa Levent Göktaş 7.1.2009 da gözaltına alınana kadar bizim kimseyle bir husumetimiz, hasımlığımız ya da düşmanlığımız yoktu. Siyasetle de bir ilgimiz bulunmamaktaydı. Hayatımız boyunca hiç kimseye kalleşlik de yapmadık. Kimseye düşman da değildik. Türklük töremiz gereği, bize düşmanlık yapanların dahi mert olmasını isterdik. Ancak Levent Albay, avukatlık ofisine bırakılan bir DVD nedeni ile tutuklandı. Böyle bir eylem o DVD.yi ofise koyanlar için Türkçede kalleşlik olarak tanımlanır. Biz kişisel olarak kalleşlik yapanların, dinine, imanına, siyasi görüşüne ve etnik kökenine bakmayız. Kalleşlik, kalleşliktir. Kalleşliği yapan da kalleştir. Bunun başkaca da bir tanımı yoktur. Hiçbir hal ve şartta kalleşliğe prim vermemiz ve boyun eğmemiz de mümkün olmadığı için, bu süreçte en sert şekilde mücadele ettik. O yüzden avukatlık üslubumuz da sert oldu. Aynı Avukat Bekir BERK beyin, kendi inandığı değerler uğruna sevdiği insanları siyasi yargılamalarda en sert bir biçimde savunduğu gibi.

Adnan Oktar toplumu geriyor. Bu öfke toplumsal bir krize dönüşmek üzere




Bu öfke toplumsal bir krize dönüşmek üzere

İNANILASI GİBİ DEĞİL AMA GERÇEK. ADNAN OKTAR’IN SANSÜRÜ ARTARAK DEVAM EDİYOR

Türkiye'de akıl almaz bir durum yaşanıyor. On milyonlarca Türk vatandaşı, Türk devletinin en yetkili mercilerinin resmi raporlarla "Paranoyak, şizofren, megaloman" dediği ve Türk yargısının "çeteci, sübyancı, çete lideri, şantajcı" olduğuna dair kesin hüküm verdiği Adnan Oktar'ın adını sosyal medyada bile yazmaya endişe ediyor.

İlginç olay ülkede son birkaç senedir yaşanıyor. Adnan Oktar'ın resmi raporlarla ve en yetkili devlet kurumlarının açıklamaları ile, hatta kendi itirafları ile sabit olan suçlarını ve geçmişini bile dillendiremeyen, bunları hakaret etmeden konuşup tartışamayan Türk'lerde devasa bir öfke birikmiş durumda. Ve bu öfke toplumsal bir krize dönüşmek üzere.

UZMANLAR UYARIYOR AMA TÜRK HÜKUMETİ KAYITSIZ

"Adnan Hoca (Harun Yahya -- Adnan Oktar) MOSSAD Ajanı gibi."




İmran Hosain, Harun Yahya yani Adnan Hoca hakkında neler dedi:

Adnan Hoca öyle fikirler savunuyor ki bunu ancak israil'in MOSSAD'ı savunur. Gerçek adını gizleyip Harun Yahya takma isimlerinin arkasına gizlenmek bir İslam ilim adamı adeti değil.

Mesela söylediği bir şey var: Hz. İsa a.s. tekrar geldiğinde ki Kur'an bize, ehl-ul Kitab Yahudi ve Hıristiyanların O'na inanacağını söylüyor. Ama Harun Yahya 'ya göre ahir zamanda Hıristiyan-Yahudi ve Müslümanlar HEPSi İsa A.S.'ya inanacak(Kitab ehli olsun olmasın) ve hepsi kardeş olacak, derin bir kardeşlik duygusu ile beraber yaşayacaklar(!) diyor ve devam ediyor: "Madem ki böyle olacaklar neden şimdiden Hıristiyan ve Yahudilere doğru gitmiyoruz ki..."

Şimdiden kardeşliği inşa etmek mi? İsrailli MOSSAD'ın canına değsin?!

MOSSAD'a ve CIA'ye çalışan, cemaat kılığına girmiş bu çete çökertilmelidir


Bu, İslam'a ve bütün Müslümanlara hakaret etmektir. Bu Sabetayist hainin yaptığı, 75 milyon T.C. vatandaşının dini değerlerine saldırmaktır.

Kim ne hakla İslam dininin son peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v.) hakkında bu derecede edepsiz, seviyesiz ve hakaretamiz sözler kullanma hakkını kendinde bulabilir. Kendi sapkınlığını nasıl olur da peygamberimize yakıştırabilir?

O peygamber (s.a.v.) şu devirde bedenen sağ olsaydı, Adnan Oktar denilen Sabetayistin bu sözlerinin ardından ashabına ne emir verirdi?

Bu kadar basit mi yüz milyonlarca Müslümanın dini değerlerini tahkir etmek? Bir de bunu sırıta sırıta ve meydan okur bir tavırla yapabilmek?

Oktar Babuna ve Adnancılar Organ Ticareti de mi yaptılar?

Oktar Babuna ve Adnancılar Organ Ticareti de mi yaptılar?
Oktar Babuna ve Adnancılar Organ Ticareti de mi yaptılar?
OKTAR BABUNA'DAN KAMUOYUNA AÇIKLAMA BEKLİYORUZ

Şu anda Adnan Oktar'ın en yakınlarından olan ve Adnan'cıların çoğunluğu gibi kendisinin de Sabetayist bir gizli Yahudi ailenin ferdi olduğu bilinen ve şimdilerde Adnan’ın A9 Televizyonu’nda dini ve ilmi meselelerde aykırı kanaatler belirtip ülkemizdeki samimi Müslümanların tepkilerini üzerine çeken Oktar Babuna'nın...
1999'da, T.C. tarihinin en büyük polisiye terör operasyonları Adnan Oktar ve çetesine karşı yapılırken...

Evi basılıp 3,5 saat didik didik arandığında, "Benim Adnan Hocacılar ile bir alakam/bağım yok." Mealinde “Ben Bilim Araştırma Vakfı'na üye değilim. Adnan Oktar'la topu topu bir iki kez görüştüm. Ama dindar ve muhafazakár bir insan olduğumu daha önce de belirtmiştim’’(1) diye gazetecilere açıklama yaptığını...

Yine Oktar Babuna'nın yakalandığını iddia ettiği kanser çeşidinden, dünya üzerinde kurtulabilmiş tek kişi olduğunu ve yine inanılmaz şekilde bu hastalıktan çok kısacık bir süre içinde kurtulduğunu, Kendisine gazeteciler tarafından bu husus sorulduğunda pek kayda değer bir açıklama yapamadığını...(2)

Oktar Babuna'yı ilik nakli ile bu hastalıktan kurtarmak için başlatılan kampanyada toplanılan ve yurtdışına çıkarılan yüz binlerce kan örneğinden 120 bin kadarının ne olduğunun hala daha kesin olarak bilinemediğini...

Dahası, Sağlık Bakanlığı tarafından toplanan "Etik Kurul" da Babuna'nın hastalığı için "kemik iliği nakline gerek olmadığı" kararına varıldığını... (3)

Dönemin Sağlık Bakanı Osman Durmuş'un bir süre sonra, konu ile ilgili olarak;

Bozulmuş Tevrat’tan kan donduran sapıklıklar ve Adnan Oktar

adnan oktar, harun yahya, mossad, israil, muharref tevrat, israil ajanı,
Bozulmuş Tevrat’tan kan donduran sapıklıklar ve Adnan Oktar

Daha dün denilebilecek tarihe kadar gizli ve hain bir Yahudi olduğu, hem anne tarafından hem de baba tarafından Yahudi soyundan geldiği iddialarını yalanlayan, bu iddiaları dile getiren bizleri yalancılık ve müfterilikle suçlayan, uydurma bir şecere ile kendini Seyyid ilan eden sahtekar Adnan Oktar, art arda yaptığımız belgeli ve ispatlı/delilli yayınlarımızın ardından,  kendisine masonlar tarafından kurulan A9 TV’ye çıkıp “Yahudiyim. Ben-i  İsrailim.” Diye itiraf edip kabul etmek zorunda kaldı.

Biz şimdi ona, “E o zaman, bu güne kadar Yahudiliğini inkar ederken mi yalan  söylüyor ve sahtekarlık yapıyordun ve bizleri müfteri konumuna düşürüyordun,  Yoksa şimdi söylediklerin mi yalan? Yada senin kaç sözünden ve iddiandan kaçı doğru? Yada senin hayatındaki doğruları saysak kaç madde eder?” diye sorma gereği duymuyoruz.  Aslında Adnan Oktar’a harcanan her saniyenin heba olduğunu düşünüyoruz. Ama onu bir maskot bir sembol olarak kullanan Masonik, Sabetayist ve Kripto Yahudi kadronun kolay pes etmeyeceğini ve çok ama çok derin bağlantıları ile çok çok büyük ihanet projelerini uyguladıklarını gördükçe de bu çift kimlikli hainlerle mücadeleyi vazife biliyoruz.

Bu yetmiş küsur milyonluk ülkemizde, bunca milletimizi, istedikleri gibi sürüp sevk edebilecekleri koyunlar sınıfında , hatta daha basit bir ayarda görmelerinin ve herkesin önündeki aleni ihanetlerini  hala devam ettirmek istemelerinin faturalarını en kısa zamanda ve en ağır şekilde ödeyeceklerinden en ufak bir endişe duymuyoruz. Devletimizin istihbarat birimlerinin, emniyet güçlerinin ve özellikle yargı kurumlarının işlerini kolaylaştırmak adına bu çetenin bir ihanetini daha ilmi ve delilli olarak ispat etmek istiyoruz.
Bütün bu ispatlı paylaşımlarımızı inceleyecek olan resmi kurumlarımızın, bu kripto Yahudi çetenin, Müslüman kılığına girerek  ülkemizdeki Müslüman nüfusun inanç esaslarını Yahudilik ve İsrail menfaatine uygun şekilde değiştirmek istediklerini ve nüfuz/tesir ajanlığı yaptıklarını derhal göreceklerinden  de endişe duymuyoruz.

Türkçemizde güzel bir atasözü var; “Deveye sormuşlar boynun niye eğri diye. Nerem düzgün ki? Demiş” şeklinde. İşte Adnan’ı oynatan ve onu Mehdilik iddiası ile çok büyük ve sapkın bir akım kurmaya teşvik edenlerin, İslam dininin hemen her hususunu, hatta en temel ve en meşhur hususlarını bile bozmaya, eğriltmeye çalıştıkları, neredeyse düzgün bir husus bırakmayacakları görülüyor.   Tesettürü inkar, ameldeki dört hak mezhebi inkar, namazı üç vakite düşürmek, çırılçıplak namaza fetva vermek, affınıza sığınarak yazıyoruz ama cemaat içindeki kadın ve erkek müridlerin nikahsız olarak birbirleri ile anal ve oral ilişkiye girmelerine fetva vermek, bunu haram ve zina olarak görmemek, bu ilişki sırasında normal bir ilişki yapılmasına mani olmak için, yine cemaat mensubu birini bu ikiliye şahit tutmak.  Ve daha tek tek sadece konu başlıklarını yazsak yüzlerce madde tutacak türlü türlü sapıklık, sahtekarlık ve ihanet…

Biz bunca kasıtlı yanlışın arasında çok önemli gördüğümüz bir hususa dikkat çekmek istiyoruz. Son zamanlarda hemen her fırsatta, Kur’an-ı Kerim’deki manası apaçık ayeti inkar ederek, yine konu ile alakası olmayan ayetlere bilerek bozuk manalar vererek, şu anda Yahudilerin kutsal kitap olarak inandıkları bozulmuş Tevrat’ı bu Müslüman millete hak kitapmış gibi göstermek ve bunu da kendilerince Kur’an ile ispat etmek istiyorlar. Zaten İslam davasının içine sızmış gizli Yahudi cemaatinden de bu beklenir.  Aklımızın almadığı, bu arkadaşlar neyin kafasını yaşıyorlar da bu koskoca milleti, ülkemizdeki  bunca ilim ehli değerli kalem sahiplerini nasıl hiç sınıfına koyabiliyorlar ve bu projenin tutacağına ve bunca milleti kandırabileceklerine inanıyorlar.  

Bakınız, Allahü Teala, sadece şu ayette, Adnan Oktar’ın ve onu oynatan hain çetenin sahtekarlıklarını yüzlerine vuruyor ve Yahudilerin kendilerine Allah tarafından, Kur’an’dan önce gönderilen hak Tevrat’ı bozduklarını  ve şu anda ellerinde bulunan Tevrat’ın muharref/tahrif olunmuş/bozulmuş olduğunu bildiriyor.  "Artık (Ey mü'minler!) onların (Yahudilerin) size inanacaklarını umar mısınız? Halbuki onlardan (hahamlık eden) bir zümre vardır ki Allah'ın kelâmını (Tevrat'ı) dinlerlerdi de akılları aldıktan sonra onlar bunu bile bile tahrif (ve tağyir) ederlerdi (bozup değiştirirlerdi)." (Bakara Suresi, Ayet: 75)


Konu ile alakası olmayan ayetleri gündeme getirerek ve bunlara kasıtlı olarak yanlış mana vererek , milyonlarca temiz inançlı ehli sünnet müslümanının itikadını bozmak ve ebedi hayatlarını/saadetlerini çalmak ayrıca dünyada da büyük bir hezimete düşürmek isteyen Adnan Oktar ve çetesi, bu ayeti görmek bile istemiyor.  “Ama bakın, Kur’an’ın şu ayette bildirdiğini, Tevrat da şu kısımda bildiriyor. Birbirlerini tamamlıyor.” Mealinde cümleler kuruyorlar. Biz de diyoruz ki; “Tevrat,  Kur’an-ı Kerim gibi Allah’ın korumasında değildi. Yani Allahü Teala hak olan Tevrat’ın, Zebur’un ve İncil’in, zamanlarının insanları tarafından bozulmalarına müsaade etti ve bu da bir çeşit imtihan oldu . Ama Kur’an’ı koruyacağını bildirdi ve korudu. Koruyor. Koruyacak.  Tevrat’ın bozulması demek, illa  ayetlerinin tamamı bozuldu demek değildir. Bozulmuş Tevrat’ta da bazı ayetlerin gerçek ayetler olduğunu büyük İslam alimleri tesbit ve izah etmişlerdir. Ama geçelim bunların yani az sayıdaki ayetlerin bozulmamış oluşunu, bütün Tevrat bozulmamış olarak elimizde olsa bile hiçbir önemi yok. Zira Kur’an-ı kerim, kendisinden önce gelen bütün hak kitapları ve şeriatları nesh etti/hükümlerini kaldırdı. Daha da açık ifade ile de izah edersek, ‘Falanca yerde yapılan kazıdan şu kadar bin yıllık Tevrat bulundu. Bu bulunan Tevrat, Tevrat’ın bozulmamış hali.’ Deseler bile bizde hiçbir heyecan olmaz. Zira biz zaten elimizde olmasa bile Tevrat’ın bozulmamış haline, hak olan haline inanıyoruz ve elimize geçse bile onunla amel etmiyoruz. Çünkü Kur’an-ı Kerim, kendisinden önce gelen hak kitapların hükümlerini sonlandırdı. Mesele bu kadar açık ve net. Hazreti Peygamberimiz (s.a.v) ‘Vallahi Musa gökten aranıza inse ve siz beni bırakıp ona tabi olsanız dalalete/sapıklığa düşersiniz.’ Diye buyurdu ashabına… Hal böyle iken ve siz de bütün ama bütün Müslümanların ittifakla  1400 küsür senedir böyle inandıklarını biliyorken, bile bile yalancılık ve sahtekarlık yapmanızın sebeb-i hikmeti nedir? Sizden bunu talep eden merci kimdir? Mossad mı? Sanhedrin hahamları mı? Size yüz milyonlarca doları kara kaşınız, kara gözünüz için mi veriyorlar? Şimdi,  ispat edilebilen türlü türlü adi suçlarınıza, binbir çeşit yalan beyanlarınıza, türlü türlü ilmi sahtekarlığınıza, takım olarak gizli Yahudiler olduğunuza cevap veremeyip de bunları ispat edenlere haksız ve iftira niteliğinde davalar açmanızı size kim öğütlüyor?”

Bir de değerli okurlarımız!
Bu sahtekar ve kasıtlı olarak yalan ve ihanet ettikleri bin bir türlü ispat edilebilen kripto çetelenmenin bozulmadığını iddia ettikleri günümüzdeki Tevrat’a bir bakalım mı? İnceleyip görelim mi, ne kadar sapkınca inançların ayet diye konulduğunu ve görelim mi dünya üzerindeki terörün yüzde doksan dokuzunun sebebinin bu hahamlar tarafından bozulan ama Yahudiler tarafından hala hak kabul edilen Tevrat olduğunu? Ve görelim mi “Yahudiler bizim kardeşlerimiz. Tertemiz insanlar onlar. Peygamber soyu onlar.” Diyen ve her fırsatta on milyonlarca müslümanın itikadını bozmaya çalışan Adnan’ın ne denli pervasız bir yalancı ve hain olduğunu? Yalancılığını ve  hainliğini iddia etmenin hakaret değil hakikati ifade etmek olduğunu? Gizli Dünya Devleti isimli eserden alıntılıyoruz, İşte size muharref/bozulmuş Tevrat, işte size kardeş gibi gösterilmek istenilen Yahudilerin insanın kanını donduran, insanlık dışı sapkın inançları…

***

VAHŞET
Fanatik hahamlar, Tevrat'ı değiştirirken, kendilerinin üstün ırk olduğu düşüncesinin yanısıra, diğer bütün milletlere karşı kin, nefret ve intikam hislerini de Yahudi dinine sokmuşlardır. Bu kine dayalı sapık ideoloji, tarih boyunca, Yahudilerin, sayısız katliam ve vahşet eylemi yapmalarına sebep olmuştur.

"Ve Allah'ın Rab onları senin önünde ele vereceği ve sen onları vuracağın zaman; onları tamamen yok edeceksin; onlarla ahdetmeyeceksin ve onlara acımayacaksın." (Tevrat Tesniye Bölümü, 7/3)
"Şimdi git... onların herşeylerini tamamen yok et ve onları esirgeme; erkekten kadına, çocuktan emzikte olana kadar hepsini Öldür." (Tevrat, I.Samuel Bölümü, 15/3)

Değiştirilmiş Tevrat'ın içerdiği emirler, bildiğimiz dini kitaplardaki öğretilerden çok farklıdır. Asıl dinin emirleri adalet, sevgi, iyilik ve hoşgörü iken, Tevrat, pek çok sapıklığın övüldüğü ve emredildiği bir vahşet kaynağıdır. Ensest (aile içi cinsel ilişki), tecavüz, insan katliamı, işkence, üstün ırk inancı gibi pek çok sapkın görüş ve emirler Tevrat'ın içeriğini oluşturmaktadır.

Bu, kuşkusuz orijinal Tevrat'ın içinde olmayan fakat sonradan eklenmiş bölümlerden kaynaklanmaktadır.
Tevrat'ın büyük bölümünü yazanlar, Yahudi toplumunu bugün olduğu gibi Hz.Musa'dan sonraki dönemlerde de yönetmekte olan Kabbalist hahamlardır. Yahudilerin üstün ırk oldukları ve onlara ait olan dünyanın diğer milletler tarafından gasp edildiği inançlarının temelini Kabbala oluşturmaktadır.

Hahamların, Kabbala'nın içerdiği bu sapkın inanışlara olan bağlılığı, Tevrat'ı da bu görüşler doğrultusunda bozmalarına yol açmıştır.

İşte bu tahrifat, vahşeti Yahudi dininin bir gereği haline getirmiştir. Hahamlar fanatik ve sadist görüşlerinin tümünü Tevrat'a ustaca yerleştirmişlerdir. Bu sayede Yahudi dininin emirleri, asırlardır süren bir kin ve nefreti ve akıl almayacak katliamları içermektedir :

"İşte benden ve miras olarak sana milletleri, mülkün olarak yeryüzünün uçlarını da vereceğim. Onları demir çomakla kıracaksın; bir çömlekçi kabı gibi onları parçalayacaksın."  (Tevrat, Mezmurlar Bölümü 2/8-9)

"Ve Allah'ın Rabbin sana teslim edeceği bütün kavimleri bitireceksin, gözün onlara acımayacak. (Tevrat, Tesniye Bölümü, 7/16)

YAKMA

"Onları ateş yakacak. Alevlerin elinden canlarını kurtara­mayacaklar." (Tevrat, İşaya 47/14)
Tevrat'ın "acıklı ölümlerle ölecekler" (Yeremya Bölümü, 16/4) ifade­sinde anlattığı işkencelerden birisi de insanları yakarak öldürmedir. Tarihte siyonistler fırsat bulduklarında bu korkunç yöntemi uygulamışlardır.

KAN İÇME

"Et yeyin ve KAN İÇİN yiğitlerin etini yiyeceksiniz ve dünya beylerinin KANINI İÇECEKSİNİZ... SARHOŞ OLUNCAYA KADAR KAN İÇECEKSİNİZ" (Tevrat, Hezekiel Bölümü 39/18-20)

Konu başlıkları

15 temmuz 16 nisan 33. derece masonlar A9 TV abd abdullah öcalan abdülkadir selvi acun ılıcalı adamlık dini adil serdar saçan adnan hoca adnan hoca gerçekleri gizlemeye çalışıyor adnan hoca'nın kızları adnan hoca'nın seks tuzakları adnan menderes adnan oktar Adnan Oktar (Harun Yahya) adnan oktar apo kadar tehlikelidir adnan oktar cinayet adnan oktar çetesi adnan oktar davaları adnan oktar hain mi adnan oktar israil'e mi çalışıyor? adnan oktar kedi adnan oktar kimdir Adnan Oktar Kimdir adnan oktar kime çalışıyor adnan oktar mason mu adnan oktar mehdi mi adnan oktar paranoyak mı adnan oktar ruh hastası mı? adnan oktar siteleri neden kapattırıyor adnan oktar şantaj adnan oktar tv adnan oktar ve çetesine polis baskını adnan oktar ve çıplak namaz adnan oktar ve mossad adnan oktar ve nazım kıbrisi adnan oktar ve organ kaçakçılığı adnan oktar ve sabetayistler adnan oktar videoları Adnan oktar yahudi mi adnan oktar'a dava açmak adnan oktar'ın 46 raporu adnan oktar'ın aldığı cezalar adnan oktar'ın davaları adnan oktar'ın kızları adnan oktar'ın mahkemeleri adnan oktar'ın motorları adnan oktar'ın sapık fetvaları adnan oktar'ın zenginliğinin kaynağı adnan oktarın etrafı gizli yahudiler mi adnanoktar adnanoktar mehdi mi ahit'in çocukları ahmet gündel ahmet hulusi ahmet takan ahmet yavuz ahu paşakay ahu tuğba ak parti akademi akademi dergisi akıl hastası akit akp'nin gerçek yüzü aladağ yangını alev babuna ali erbaş ali tulum altuğ müştak berker altuğ revnak eti anadolu ajansı anal seks anayasa mahkemesi ankebut ağı ankebut operasyonu arizona armagedon askerlik aslı süme efeoglu aşı atatürk eşcinsel miydi atatürk gay miydi av serdar öztürk av. fatih mehmet doğan av. gülcan karakaş avrupa insan hakları mahkemesi avukat ceyhun gökdoğan avukat serdar öztürk ayça pars aydan saraçoğlu ayetullah humeyni aylin atmaca aylin kocaman ayşe arman dormen ayşe hüma babuna ayşe pınar akkaş ayşegül esra atik ayşegül hüma babuna ayşin altuniç güven aytunç erkin azerbaycan b'nai b'rith bacılar başkanlık bav beyaz tv bilderberg bilim araştırma vakfı binboğa sıddık yarman bora can yıldız bosna hersek bozulmuş tevrat BST yapı bülent arınç bülent ersoy büyük israil büyük israil projesi bylock caner taslaman canlı cansu canan özgen cem küçük cem sedat altan cevat babuna ceylan özgül ceza chp cia cia ajanı fethullah gülen cinsel istismar cinsel sapıklık cnn türk cumhurbaşkanı cübbeli ahmet hoca cüneyt özyaşar çağla saraç darbe tiyatrosu darwinizm deli raporu deprem derin devlet devlet bahçeli didem ürer dilek güngör dinler arası diyalog diyanet işleri başkanı doç dr. sefa saygılı donald trump ebru şimşek ebru yılmazatilla umur ece koç edip yüksel ehl-i sünnet ekşi sözlük emine mine kalça emre dorman emre yaşar ertüzün ensest aile içi sapıklık ensest ilişkiler ve adnan oktar ergenekon ergenekon davası erol simavi erol şimşek esat tyontuç eserleri esra saraçoğlu esrar evanjelistler evet fahrettin aslan faruk çelik fatih erbakan fatih tezcan fatma ceyda ertüzün fazilet partisi fehmi çalmuk ferhunde eda babuna fethullah gülen fetö fırat develioğlu fikret seçen franco frattini gerçek yüzü gizlenen gerçekler gizli dünya devleti gizli ermeniler gizli yahudiler global yayıncılık goyim gökalp barlan gülgün feyman gülgün göktan gülşah güçyetmez Gürkan Hacır güzin erkan onat haber türk habertürk hadi salihoğlu hahamlar haiti depremi halil hilmi müftüoğlu harun yahya harun yahya belgeselleri harun yahya kimdir harun yahya kitapları harun yahya videoları hayır hırsızlık hipnoz humeyni hür ve kabul edilmiş masonlar hürriyet hüsamettin özkan hüseyin avni mutlu ılgaz zorlu ibrahim seral köprülü ibrahim tuncer ibranice içimizdeki israil iftira ilik nakli inşaallah intihal / aşırma eserler intihar inuray tınar İslam'a zarar veriyorlar islamcılık israil israil ajanı italya izle Kabala kainatın ulu mimarı kan kampanyası kara mizah kara para kardeşler kartal iş kedicikler kenan oktar kerem hasanoğlu kıyamet alemetleri kızıl elma kızıl imamcılar kimdir kitapları koç üniversitesi korkutma korona köşe yazıları kripto Yahudiler kripyo yahudiler kurtlar vadisi pusu kürt yahudileri levent göktaş lions klübü lions klüpleri loca madde hayal mi maddenin ardındanki sır martin luther king mason listesi masonalr masonlar masonluk maşaallah materyalizm mavimarmara mehdi mehdi adnan oktar mehmet baransu mehmet coşkun pamir mehmet ender daban Mehmet Fahri Sertkaya mehmet noyan orcan mehmet şevket eygi melhame-i kübra melisa aslı pamuk meltem daban meral kalça mert sucu merve büyükbayrak mesut yar mevdudi mhp mikro kameralı seks tuzağı milli gazete milli görüş milliyet mine kırıkkanat miras mossad muazzez abacı muazzez ersoy muharref bozulmuş tevrat muharref tevrat muharrem ballı murat ünal mustafa keser muta nikahı necmettin erbakan nedim keçeli negehan alçı nevin özkan nil kalkavan nurculuk nuri özbudak nurşah aksoy nüfuz elde etmek oben karatepe oda tv oğuzhan asiltürk okan kaan bayülgen Oktar babana oktar babuna onur akay operasyon oral seks organ bağışı organ kaçakçılığı organ mafyası organ nakli osman durmuş osman sınav oy öldürüldü mü örgüt lideri pakraduniler pelin batu pınar tezcan pınar turan PKK polat türkmen pornocu kesetçi adnan oktar posta ptt pul müzesi rasim ozan kütahyalı recai kutan recep tayyip erdoğan referandum reza zarrab rotary klüpleri rtük rus ihtilali saadet partisi sabetay sevi sabetaycılar sabetayist listesi sabetayistler sabetayistlerin şifreleri sabetayistlik sabetayizm sadettin tantan sağlık bakanı said-i nursi sanhedrin hahamları sansür satanizm savaş kalafat savcı sebahattin önkibar seçim sefa saygılı selahattin demirtaş serdar dayanık seyret seyyid mi show tv siyasal islam siyonist israil siyonistler siyonizm slider sosyal ağlar sözcü suç suikast suprem konsey suriye sorunu süleyman demirel süleyman soylu süleymancılar cemaati süprem konsey şener şen şeyh abdülkerim şiilik şikayet şizofren taciz ve tecavüz tahsin akkaş talat halman tarkan yavaş tbmm tevrat teyfur erdoğdu TGRT tımarhane trt tuğçe eyilik tuncay opçin tuncay tokay tunçay tokay turgay ciner tülay kumaşcı tv8 ukrayna uyuşturucu ünlü sabetaycılar üsteğmen serdar öztürk Vahdet-i Vücud video video izle videolar yahudi organ kaçakçılığı yahudiler yahudilik yakup balaman yalancı mı yalçın küçük yargıtay kararı yazarlar yeliz sucu yeni şafak yeniçağ yıldırma yılmaz kuruca yolsuzluk york testi youtube yusuf erkan özoğuz yüksek islam ahlakı zeynep şener zihin kontrolü zihin/Beyin Kontrolü - Telegram zina zor ve tehdit