Top Social

Image Slider

adnan oktar mason mu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
adnan oktar mason mu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Adnan Oktar'ın, 1 milyon 50 bin euro ödeyerek 33'üncü dereceden mason olduğu iddiası yalanlandı. | Akademi Dergisi

akademi dergisi, adnan oktar, hür ve kabul edilmiş masonlar, 33. derece masonlar, adnan oktar mason mu, içimizdeki israil, sabetayistler, gizli yahudiler, fethullah gülen, A9 TV, gerçek yüzü,

Kamuoyunda 'Adnan Hoca' olarak bilinen Adnan Oktar'ın, 1 milyon 50 bin euro ödeyerek 33'üncü dereceden mason olduğu iddiası yalanlandı. Türk masonları, "Adnan Oktar ne bugün ne de geçmişte üyemiz olmamıştır" açıklaması yaptı.

Adnan Oktar'ın 1 milyon 50 bin euro vererek 33'üncü dereceden mason olduğu ortaya çıktı. | Akademi Dergisi

akademi dergisi, adnan oktar, adnan oktar mason mu, masonluk, donald trump, franco frattini, 33. derece masonlar, oktar babuna, gerçek yüzü,
 
Adnan Oktar suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında ifade veren C.Ö. isimli müşteki Adnan Oktar'ın o belgeyi nasıl aldığını anlattı.

Tutuklanarak cezaevine gönderilen Adnan Oktar'ın 1 milyon 50 bin euro vererek 33'üncü dereceden mason olduğu anlaşıldı.

19 yıl önce Adnan Oktar'a operasyon yapan polis konuştu: Çok tehlikeli bir örgüt | Akademi Dergisi

adil serdar saçan, adnan hoca, adnan oktar mason mu, adnan oktar ve sabetayistler, akademi dergisi, gerçek yüzü, hürriyet, içimizdeki israil, kripto Yahudiler, oktar babuna,

Adnan Oktar ve grubuna yönelik 1999 yılında düzenlenen operasyonun başında bulunan dönemin İstanbul Organize Suçlar Şube Müdürü Adil Serdar Saçan, bugün düzenlenen operasyona ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. "19 yıl sonra bu konuda haklı olduğumuz bir kez daha ortaya çıktı" diyen Saçan, "Bugün yapılan çok yerinde ve doğru bir operasyon. Böyle bir örgütün gerçekten var olduğuna inanıyorum. Polis iyi bir iş yaptı ve arkadaşları tebrik ediyorum. Toplumda hem dini hem insani açıdan çok tehlikeli bir örgütün üzerine gidiyorlar" ifadelerini kullandı.

Adnan Oktar'dan, 'Akli dengesi bozulmuş' diyen Diyanet İşleri Başkanı'na cevap: 'Maaşını fahişeler veriyor' | Akademi Dergisi

akademi dergisi, adnan oktar, kedicikler, adnan oktar mason mu, Adnan oktar yahudi mi, içimizdeki israil, ali erbaş, diyanet işleri başkanı, fetö, video izle, A9 TV,

Geçmişi FETÖ'ye hizmetle dolu olan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın Adnan Oktar hakkında yaptığı açıklamalar sonrası Adnan Oktar da bir açıklama yaptı.

Yıllarca gizli bir Yahudi olduğunu inkar ettikten sonra Akademi Dergisi olarak bunu itirafa mecbur bıraktığımız ve "Yahudiyim, gurur duyuyorum' diyen Adnan Oktar, yaptığı açıklamada; 

Çok derin ilişkiler ! Evanjelizm , Martin Luther , Sabetayizm , Siyonizm , Adnan Oktar ve Anti Darvinizm

Çok derin ilişkiler ! Evanjelizm , Martin Luther , Sabetayizm , Siyonizm , Adnan Oktar ve Anti Darvinizm
Çok derin ilişkiler ! Evanjelizm , Martin Luther , Sabetayizm , Siyonizm , Adnan Oktar ve Anti Darvinizm



Evanjelizm, Protestanlığın içinden çıkmış bir akımdır. Protestanlık ise “Prostesto” kelimesiyle hafızanıza kazıyabileceğiniz bir hareket tarzıdır. Yani Papalığa ve Katolikliğe bir protesto olarak ve “Dinde Reform” iddiası ile çıkmıştır. Son zamanlarda yapılan araştırmalar, “Dinde Reform” talebi ile meydana çıkan Protestanlığın ve onun içinden çıkıp onunla özdeşleşen Evanjelizmin öyle Hıristiyan milletin kendi talepleri ile çıkmamış olduğunu, bu akımı başlatan ve kuran kişi Martin Luther’in de bir Sabetayist Yahudi olduğunu, ortada her devirde gözüken bir organize gizli Yahudi faaliyeti olduğunu göstermektedir.

1950’lerde sadece ABD’de üç milyon Evanjelist varken, günümüzde bunların 70-100 milyon arasında oldukları tahmin edilmektedir. Bozulmuş Tevrat’ın tamamını ve Bozulmuş İncil’in ise bazı kısımlarını HAK kabul eden bu gizli faaliyet imalatı ekol, Evanjelistler, öyle bir inanç esaslarına çekilmişlerdir ki işleri güçleri, en temel vazifeleri, İsrail’i ayakta tutmak ve Nil nehrinden Fırat nehrine kadar, bizim güney doğu topraklarımızın da içinde kalacağı bir BÜYÜK İSRAİL’i kurmak olmuştur. Bu ideal uğrunda yanıp tutuşmakta ve ellerindeki maddi manevi her imkanlarını buna harcamaktadırlar. Peki neden?

Çünkü elin Yahudisi bunları yepyeni bir ayarda organize ederken “Beklediğiniz İsa Mesih ancak BÜYÜK İSRAİL DEVLETİ kurulduğunda gelecek. Bu devletin kurulması için bir Armagedon(Melhame-i Kübra – Dünyanın son ve büyük savaşı – 3. Dünya savaşı) yaşanacak. Çok acılar ve sıkıntılar çekilecek. Ama bundan sonra tam bin yıl ayakta kalacak olan TANRININ KRALLIĞI kurulacak.” Diye dolmuşa bindirmiştir.

Evangelist Siyonist Hıristiyanlar, Tanrı'nın İsrailoğullarını efendi olarak, kendilerini de bu efendilere özel hizmetkarlar olarak yarattığına inandırılmışlardır. Buna göre yeryüzünün efendileri Siyonistlerdir. Yani Tanrı, Siyonistlere yeryüzü krallığını/dünya çapında tek bir krallığı vaad etmiştir. Siyonistleştirilmiş Evangelist Hristiyanlar da, Siyonizme sadakatleri karşılığında Tanrı'nın kendilerine cenneti vaad ettiğine inandırılmışlardır.

Binbir surat Adnan Oktar; "Mehdi de Seyyid de değilim."

Binbir surat Adnan Oktar; "Mehdi de Seyyid de değilim."

Ha İsrail’in kurucusu kabul edilen David ben Gurion ha Adnan Oktar... Hedefleri ve gerçek faaliyet sebepleri açısından ikisi arasında hiçbir fark yok.

400 senelik toprağımız Filistin’de İsrail terör devletini kurmayı başaran kadroları taklit edip örnek alan, yarım kalmış planı tamamlayıp bizim güneydoğu topraklarımızın da içinde kalacağı Büyük İsrail Devleti’ni kurmaya çalışan, bunun için İslam dinini, Türk – İslam Birliği idealini, Mehdiliği ve Seyyidliği ve çeşitli kavram, kurum ve dini şahısları bir araç olarak kullanan kripto Yahudiler var ülkemizde...

Ve uluslar arası desteğe sahip, CIA MOSSAD ve Sanhedrin tarafından kollanan bu hain çetelenme, yine gizli bir Yahudi olan Adnan Oktar’ı bir sembol olarak kullanıyorlar.

Son zamanlarda yalan beyanlarla, sahtekarlıkla, uydurma bir şecere ile, 75 milyon insanı aldatarak kendini “Seyyid yani peygamber soyundan” göstermek isteyen Adnan Oktar, 27 Mart 1988 tarihli Nokta Dergisi'nde, kendisine sorulan sorular üzerine ne cevap veriyor;

Rusya'daki Komünist ihtilali de Siyonistlerin işi ve Adnan Oktar da bir gizli siyonist yahudi

Rusya'daki Komünist ihtilali de Siyonistlerin işi ve Adnan Oktar da bir gizli siyonist yahudi
Rusya'daki Komünist ihtilali de Siyonistlerin işi ve Adnan Oktar da bir gizli siyonist yahudi

Rusya'daki Komünist ihtilali de Siyonistlerin işi ve Adnan Oktar da bir gizli siyonist Yahudi
Komünizmi dünyanın başına Yahudiler bela ettiler. 


Lenin de dahil olmak üzere ihtilali gerçekleştirenlerin tamamı Yahudilerdi. On milyonlarca masum insan feci şekilde katl edildi. Dünya anarşi ile doldu. Dünyanın dört bir tarafında aynı milletin mensupları onlarca yıl birbirlerini vurdu. Ahlak, mülkiyet hakkı ve sosyal düzen bozuldu. Milletlerin birlikleri, dirlikleri bozuldu. Enerjileri, paraları, güçleri, silahları oluşturulan bu yapay alana kanalize edildi. Bu sayede İsrail kuruldu ve ayakta durdu. Yahudi tarih boyunca her zaman, Goyimleri yani Yahudiler haricindeki diğer bütün milletleri birbirlerine kırdırdı. Bunu marifet bildi. İki dünya savaşını da Yahudiler çıkartıp organize ettiler. Şimdi bir üçüncü dünya savaşı ile bütün dünya dengelerini kendi menfaatlerine uygun şekilde yeniden düzenlemenin ve Nil nehrinden Fırat nehrine kadar, sözde Tanrının kendilerine vaad ettiğine inandıkları Büyük İsrail Devletini ve hemen ardından da dünya çapında Büyük İsrail krallığını kurmanın mücadelesini veriyorlar. Buna inanıyorlar. 

Ülkemizde de (İnanırsanız eğer) bir Yahudi Komünizmi yıkıyor.

Gün geldi, Komünizm ana vatanlarında bile yıkıldı. Ama ne tuhaftır ki türediği yerlerde bile biten Komünizmi, sözde Türkiye’de bitirmeye çalışan kişi de, Siyonist Sanhedrin hahamlarının kontrolünde yine bir gizli Siyonist Yahudi olan Adnan Oktar... Hep pusu, hep oyun, hep ihanet… Hep binbir kılığa bürünmüş gizli Yahudiler… Hep bunları yöneten gizli dünya devleti, illuminati… Hep Sanhedrin hahamları, B’nai B’rith, Bilderberg ve Masonluk. 

***

RUS İHTİLALİ

Rusya'da meydana getirilen ihtilal, çok önceden Siyonist liderler tarafından tasarlanmış ve uygun şartlar yine çok önceden hazırlanmıştı. Rus İhtilali'nde, 1904 Rus-Japon Savaşı'nın rolü oldukça önemlidir. Bu savaşı kaybeden Rusya, ekonomik yönden büyük sıkıntıya girmiştir. Aynı zamanda Rus Ordusu da büyük ölçüde gücünü yitirmiştir.

Bu ortam komünistlerce çok iyi değerlendirilmiş, ülkenin içinde bulunduğu kaos, ihtilal için halkı kışkırtmaya zemin hazırlamıştır. Bu savaşın Rus İhtilali ile sonuçlanması, Yahudi yazar Parvus Halfand tarafından önceden kehanet (!) edilmiştir.

"Parvus Halfand (1859-1924) Almanya'ya yerleşmiş Rus Yahudilerindendir. Rusya ile Japonya arasında bir savaş çıkacağını daha 1895'de yazdı. Bu savaşın Rus Devrimi'yle sonuçlanacağını ileri sürdü. O'nun bu olağanüstü öngörüsü gerçekleştiği zaman bu yazının bir hayli sözü edilmiştir."
(Felsefe Ansiklopedisi-Orhan Hançerlioğlu)

Yahudilerin savaşı ve ihtilale olan etkisini önceden açıklamaları, bunların bir plan olduğuna dair önemli bir göstergedir.

Nitekim, Yahudiler savaş sırasında Rusya'yı çökertmek için Japonya'ya mali destek yapmışlar, Rusya'ya gelen maddi kaynakları ise kesmişlerdir:

“Jacob Schiff: Amerika'nın en büyük Yahudi bankeri. Dedeleri haham ve Yahudi liderlerindendi.
Schiff, Rusya'da Yahudilere karşı uygulanan çeşitli baskılara misilleme olarak, Rusların ABD pazarlarına girmelerine ve Rusya'ya yiyecek vb. maddelerin satışına engel oldu. Ayrıca 1904 Rus ile Japonya arasındaki savaşta, Rusya'yı çökertmek için Japonlara 200 milyon dolar para yardımında bulundu. Yine diğer Yahudi bankerlerle işbirliği yaparak Rusya'ya verilen kredi ve borçları tamamen kıstı. Bütün bu girişimler sonucu Rusya ağır bir ekonomik buhran geçirdi. Japonlarla yapılan savaşta donanmasını kaybetmekle kalmayıp, Mançurya'yı da Japon hakimiyetine bıraktı.

Schiff çok önceden hazırlanan komünist ihtilalinin yıllarca önce temelini bu şekilde kuruyordu." (Eminent American News Charles A.Madison New York 1970 sh.64-78)

Rusya'yı ihtilale uygun hale getiren Yahudi fınansörler, ihtilale gereken mali desteği de sağlamışlardır. Yahudi milyarderler Rockefeller ve Morgan ihtilalin para babalarıdır: 

"Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz. Bolşevik İhtilali'nin sonradan ortaya çıkarılan belgelerle, ihtilalin daha başka beynelminel Schiff-Warburg ailesi Rokefeller ve Morgan'ların desteğiyle gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Belgeler Morgan kuruluşlarının da Kızıl İhtilal için en az 1 milyon dolar harcamış olabileceğini göstermektedir." (Herman hagedorn" The magneta John Day" Washington Post, 2 Eylül 1918)

Yahudilerin komünist rejime olan mali destekleri yalnızca ihtilal öncesine ait değildir. Devrimden sonra Rusya'da başgösteren ekonomik krizin atlatılması, Yahudi şirketlerinin yardımıyla olmuştur.
"1912'lerde yayınlanan, bir ABD Dışişleri Bakanlığı raporuna göre, New York'un en büyük finansman kuruluşu Kuhn, Loebo Co, Rusların ilk 5 yıllık kalkınma plânına fînansör olarak katılırlar ve Bolşevik Hükümetine kasa görevi yaparak 1918-1922 yılları arasında 600 milyon altın ruble transferi gerçekleştirirler." (Votka-Cola, Charles Lewinson 1979, sf. 319)

Yahudiler, İhtilalin parasal desteğini sağlamakla beraber, fiili öncülüğünüde yapmışlardır. Rus ihtilalinin önde gelen isimlerinin tam­amına yakını Yahudi asıllıdır. Lenin ise Masondur:
"Lenin, rütbeli bir Mason­du." (Dictionairre de la Francmaçonerrie, Daniel Li que Paris 1987) [2010 yılında meydana çıkarılan kesin delillerle Lenin’in de Yahudi olduğu ispat edildi. Bu şekilde ihtilali gerçekleştirenlerin tamamının Yahudi oldukları ispat edilmiş oldu. – Detaylar için www.kriptoyahudiler.blogspot.com]

İhtilalin ikinci ismi Troçki ise, safkan bir Yahudidir. Asıl ismi Bronstein olan Troçki, Stock­holm'de banker bir Yahudi olan Olef Aschberg'in kızı ile evlenmiştir. Av­rupa'da Yahudi sermayedarlarla Rus- ya'daki komünistler arasındaki ilişki Troçki sayesinde sağlanmıştır.(Masonluk ve Kapitalizm, Araştırma Yayıncılık, 1992, İst. S.223-226)

Rus İhtilalinin önderi ve Marx'ın en büyük takipçisi olan Lenin de yüksek dereceli bir Masondu. 



EKİM 1917 İHTİLALİNİN ÖNEMLİ LİDERLERİ



İhtilal Kod İsmi - Gerçek İsmi - Uyruğu 

Lenin - Qulianow - Rus 
Braun - Braum - Yahudi 
Troçki - Bronstein - Yahudi 
Steckloff - Nachamkes - Yahudi 
Martoff -  Zederbaum - Yahudi 
Zinovieff - Apfelbaum - Yahudi 
Kameneff -  Rosenfeld - Yahudi 
Souchanoff -  Gimel - Yahudi 
Sagerski - Krochmal -  Yahudi 
Bogdanoff -  Silberstein -  Yahudi 
Uriizky - Radomisisky - Yahudi 
L ari ıı - Lurie - Yahudi 
Kamkovv - Katz - Yahudi 
Ganetzky - Furstenberg - Yahudi 
Dan - Gourevitch -  Yahudi 
Meschkovvsky - Goldberg - Yahudi 
Parvus - Heipfand - Yahudi 
Riasanovv - Goldenbach - Yahudi 
Mar t i novv - Zibar - Yahudi 
Chernomorsky - Chernomordik - Yahudi 
Solnzevv - Bleichlann - Yahudi 
Piatııisky - Zivin - Yahudi 
Abramovich - Rein - Yahudi 
Zvesdin - Voinstein - Yahudi 
Maklakovvsky - Resenblum - Yahudi 
Lapinsky - Lovenschein - Yahudi 
Babrow - Natanshon - Yahudi 
Akselord - Orthodoks - Yahudi 
Garin - Garfeld - Yahudi 
(Amerikan Genel Harbi-İkinci Dairesinin Fransız Başkonsolos'Iuğu'na 1919'da verdiği muhtıra. Grande Encyclopédie Française-Rus İhtilali ve Yahudiler G.Netchelodoıı sh.16) 

İnterneti kimler kontrol ediyor? Facebook Adnan Oktar'ı neden kolluyor?


interneti kimler kontrol ediyor - Facebook Adnan Oktar'ı neden kolluyor
interneti kimler kontrol ediyor - Facebook Adnan Oktar'ı neden kolluyor


İnternette cirit atan pek çok gizli güce örnek olarak CIA'in operasyonları verilebilir. Kurduğu yatırımcı şirket vasıtasıyla dev internet ve teknoloji firmalarına ortak olan veya ilişkide olduğu insanları yerleştiren CIA, bu sayede dijital dünyada büyük bir kontrol gücüne ulaşıyor.


BENJAMIN HARTLMAIER / CHIP DERGİSİ



Neredeyse bir milyar insan her gün Facebook'ta neyi sevdikle­rini, neler yaptıklarını, kimleri tanıdıklarını, nerelere gittikle­rini anı anına yayınlıyorlar. Gelecekteki planlan hakkında konuşuyor, işleri hakkında bilgi veriyor, ailesini, arkadaşları­nı, sevgilisini, duygularını ifşa ediyor, evinin, işyerinin adre­sini, otomobilinin plakasını veya evcil hayvanının fotoğrafını ka­yıt altına alıyorlar. Bu neredeyse, dünyadaki insanların yedide biri­nin, tüm yaşamının kaydını internete aktarması anlamına geliyor. Facebook da dünyada insanların kaydını tutan, en büyük kurum halline geliyor. Üstelik insanlık tarihi boyunca en büyük kayıt! Üs­telik tüm kullanıcılar bu kayıtları gönüllü oluşturuyor. Elbette, in­sanlar sosyal ağları kullanmanın böyle bir maliyeti olduğunu bile­rek bu konuda gönüllü oluyorlar. Facebook ve Google gibi dev in­ternet şirketlerinin bu verileri, kişisel reklamlar oluşturmak için ticari şirketlerle paylaştıklarını biliyorlar. Bu şirketlerin ayakta durması için reklam alması, reklam alabilmesi için de kullanıcıla­rın bazı verilerini paylaşmaları gerekiyor.

Peki ya, paylaşılan veriler sadece reklam amacıyla kullanılmı­yorsa? Ya Facebook'taki veya Twitter'daki ya da başka bir sosyal ağ­daki kişisel veriler kötü amaçlı insanların eline geçse? Örneğin, hükümetlerin ve gizli servislerin bu verileri ele geçirdiğini düşü­nün. Tarih boyunca, rakiplerini yok etmek için her türlü yolu kul­landığı bilinen bu kurumlar, aykırı sesler çıkaran muhalifleri sus­turmak hatta yok etmek için, sosyal ağlardaki gizli bilgilerini kulla­narak bu insanlara zarar vermez miydi?

Aslında kimse gizli bilgilerini gönüllü olarak gizli servislere ve hükümet ajanlarına vermek istemez. Ama internet sitelerinin bu­nu yaptığına dair çok önemli şüpheler var.

Facebook ve CIA bağlantısı!

Amacı dünya ekonomisini ve siyasetini siyonizmin çıkarları doğrultusunda planlamak; Bilderberg ve Adnan Oktar

Amacı dünya ekonomisini ve siyasetini siyonizmin çıkarları doğrultusunda planlamak; Bilderberg ve Adnan Oktar
Amacı dünya ekonomisini ve siyasetini siyonizmin çıkarları doğrultusunda planlamak; Bilderberg ve Adnan Oktar
Yahudi Dünya Hakimiyeti için çalışan örgütler;
BILDERBERG


Bilderberg Grup, dünyadaki elit tabakayı bir araya getirmek ve kontrolü tek yerden sağlayabilmek amacıyla politik bir filozof ve aynı zamanda Polonyalı Yahudi bir haham olan Joseph Retinger tarafından kurulmuştur.

İsveç'teki Masters of Wisdom Locası'na bağlı 33 dereceli bir Mason olan Joseph Retinger ve Hollanda Prensi Mason Bernhard'ın katılımıyla Avrupa ve Amerika'dan toplantıya çağırılacaların listeleri yine Retinger'in başkanlığında hazırlanmıştır. Dünyanın en güçlü finansörleri, devlet adamları ve politikacıları her yıl Bilderberg toplantılarında bir araya getirilir. (Jacques Bardiot, Une Main Cachée Dirige, S.231)

1954 yılında Avrupalı ve Amerikalı Yahudi ve Masonların arasından özenle seçilen sanayici ve politikacıların Hollanda'da Hotel de Bilder- berg'te yaptıkları toplantı, dünyanın önde gelen endüstri devlerini biraraya getirmesine rağmen, büyük bir gizlilik içinde yürütülmüş ve bu suretle çok az dikkat çekmiştir:

"Basın dünyasının birçok ünlü ismi de toplantılarda hazır bulunduğu halde yapılan konuşmalar ve alınan kararlar. Masonların 'gizlilik' ilkesi doğrultusunda titizlikle saklı tutulmaktadır. " (Henry Coston. "Lectures Françaises'. Haziran 1977 No.206, sf.23)

Bilderberg toplantıları şu şekilde organize edilmektedir: "Grup her yıl yaptığı düzenli toplantılarda, toplantı yapılan otelin bütününü tutar ve bina güvenlik güçleri tarafından yakın korumaya alınır. 3 gün süren bu toplantılara üyelerin eşleri bile çağrılmaz." (Cumhuriyet, 26 Nisan 1975)

Bilderberg'in en büyük özelliklerinden birisi de, örgütün toplantılarında alınan kararlar doğrultusunda çeşitli ülkelerdeki üst kademe devlet yöneticilerinin seçilmesidir. Bunun en büyük örneği 1975 yılında henüz yıldızı parlamamış Margaret Thatcher'in Bilderberg toplantılarına katılımının hemen ertesinde yapılan İngiltere Genel Seçimleri'nde Masonların desteğiyle Başbakanlığa seçilmesi ve bu görevini 3 dönem üst üste sürdürmüş olmasıdır. MOSSAD'ın İngiltere'den İsrail'in nükleer Avanunu'yu kaçırmasına göz yumması da İsrail'le ne derece yakın bir ilişki içerisinde olduğunu göstermektedir.

Sosyal Demokrat lider Yahudi Helmut Schmidt ve eski ABD Dışişleri Bakanı Yahudi Henry Kissinger da, Bilderberg toplantılarında alınan kararlar doğrultusunda, ülkelerinin yönetimlerinde etkin mevkilere getirilmiş devlet adamlarındandır.

Grubun Yahudilerden oluşan 25 yönetici kadrosu, Yahudi dünya hakimiyetini gerçekleştirmeye yönelik emirleri hahamlardan alır. Bu emirler, dünyanın pek çok yerinde önemli kariyerlere sahip üyeler sayesinde kolaylıkla uygulamaya geçirilir.

Teşkilatın gerçek merkezi Kudüs'tedir. Burada, 70 hahamdan oluşan Sanhedrin grubunun başhahamları (Adnan Oktar’ı öpüp duran ve onunla pozlar veren hahamlar bunlardır.) , örgüt hiyerarşisinin en üst noktasında bulunur. Kudüs'teki hahamların Tevrat'tan yaptıkları çıkarımlara göre hazırladıkları yüzyıllık planların uygulanmasında siyasi sorumluluk bu örgüte aittir. Alınan emirler Mason localarıyla ve öteki Yahudi teşkilatların (ve Yahudiliğini gizleyerek, Müslüman kılığına giren Adnan Oktar’ın ki gibi hain teşkilatların) işbirliğiyle uygulanır

Bilderberg toplantılarında, ihtilal düzenlemek, devletler kurmak veya yıkmak gibi dünya tarihini etkileyecek kararlar alınır. Alınan bu kararların tamamı Yahudi Dünya Devleti'nin kurulmasına yöneliktir.

"Bilderberg teşkilatı, bir dünya devleti kurmak için B'niai B'rith ve diğer gizli Yahudi örgütleriyle beraber çalışır. " Newa National, Ocak 1964

Toplantıya katılan üst düzey devlet adamları, alınan kararları kendi ülkeleri aleyhine olsa da uygularlar. Amerikan eski Başkanlarından Yahudi Eisenhower'da başkanlığı döneminde, Bilderberg toplantılarında alınan kararları ülkesinin çıkarlarına ters düşse de, bütünüyle uygulamıştır.

Eisenhower, Bilderberg'in üzerindeki etkisini şu şekilde açıklamaktadır:
"Bilderberg toplantıları beni oldukça aydınlattı, resmi kanalların dışında da bakış açıları edindim." (People's Almanac, sf.81)

Bilderberg'in dünya çapında her büyük olayda etkisi vardır. Amacı dünya ekonomisini ve siyasetini siyonizmin çıkarları doğrultusunda planlamaktır.

1953 yılında Yahudilerin büyük desteği ile Başkan seçilen Eisenhower, görevde bulunduğu süre içinde sürekli İsrail'in çıkarlarını gözetmiş ve bu ülkeye yüz milyonlarca dolarlık karşılıksız yardım yapmıştır.

"Bilderberg Cezayir ve diğer petrol zengini ülkelerin bağımsızlıklarını kazanmasında etkili olmuştur. İlk Cezayir ayaklanması Bilderberg grubunun ilk toplantısından 6 ay sonra başlamıştır." (A.g.e., sf.81)

Pekçok zengin ülke, Mason liderleri önderliğinde başlatılan sözde bağımsızlık hareketleri ile sömürgelikten kurtarılmış gibi gösterilmiştir. Daha sonra başa geçirilen Mason devlet başkanları aracılığıyla, bu ülkelerin servetlerinin sömürülmesi daha da artmıştır.

"Siyonizmin en büyük amacı olan Yahudi egemenliğinde birleşmiş bir dünyanın ilk basamağı Ortak Pazarı ortaya çıkaran Roma Antlaşması da Biiderberg toplantılarında kararlaştırıldı." (A.g.e, sf.81)

Bilderberg'in en önemli faaliyeti "Trilateral Komisyonu"u kurmasıdır. Hatta bu "Bilderberg'in Çocuğu"olarak da bilinir. Amerikan finansör ünlü Yahudi Rockefeller, Kuzey Amerika, Avrupa ve Japonya'yı kapsayan özel kişilerden oluşan etkili bir ekonomik grubun kurulması konusunu ilk olarak Biiderberg toplantısında ortaya attı.

Grup en ünlü ve güçlü isimleri üye olarak seçmektedir. Fransa eski Başkanı Mason Valery Giscard d'Estaing, Amerika'nın eski başkanı Yahudi Gerald Ford toplantıların daimi üyesiydi. Yahudi çıkarlarına ters düştüğü için bir suikastla öldürülen Başkan Kennedy'nin yönetim kadrosu da Bilderberglilerle doluydu: Dışişleri Bakanı Dean Rusk, Devlet Bakanı George Ball ve Ulusal Güvenlik Danışmanı McGeorge Bundy Bilderberg üyesi idi.

"Yahudi David Rockefeller her sene Amerikan Yahudi Finansman kuruluşlarından First National Bank ve Morgan Guaranty Trust Co. ve Ford Motor Co., Du pont ve sahibi bulunduğu standart Oil gibi şirketlerin endüstriyel liderlerini, Fransız finansör Yahudi Baron Edmond de Rothschild ve Fiat Başkanı Giovanni Agnelli'yi davet etmeyi garanti etmişti. Dünya Bankası genel direktörü Robert McNamara toplantılara düzenli olarak katılmıştır." (26 Nisan 1975. Hürriyet.)

Bilderberg'in her seneki düzenli toplantılarında burada alınan kararları iletmek ve uygulamak amacıyla mutlaka üst düzeyde bir NATO yetkilisi bulunur .(Şeytan'ın Dini Masonluk-Araştırma Yayıncılık-1. Baskı, İst. 1993. sh. 144-148)

Siyonizmin Beyni B'NAİ B'RİTH (Ahit’in Çocukları)

Siyonizmin Beyni B'NAİ B'RİTH (Ahit’in Çocukları)
Siyonizmin Beyni B'NAİ B'RİTH (Ahit’in Çocukları)

"B'nai Brith, Birleşmiş Milletler'de yer alan çok sayıda üyesiyle Yahudi organizasyonlarının koordine edildiği bir merkez olarak bilinir. İsrail'in menfaatleri ve yahudilerin genel sorunlarının halli için ülke liderleriyle iletişim kurar." (Encyclopedia Britannica c.3, sh.819)

B'nai B'rith, İbranice'de "Ahit'in Çocukları" anlamına gelir. Sa­dece Yahudiler'in üye olabildiği dünyanın en etkili siyonist teşkilatıdır. 1843'te 1-2 Alman Yahudisi tarafından New York'ta resmileştirilen bu örgütün temel amacı, Siyonizmin dünya çapındaki menfaatlerini sağlamaktır.

B'nai B'rith dünya çapında yürüttüğü propaganda, lobi ve baskı yöntemleri ile Yahudiliğin çıkarlarını korur. İsrail devletinin kurulmasında da, B'nai B'rith aktif rol almıştır.

"II. Dünya Savaşı sırasında B'nai B'rith başkanı Henry Mosky, 1942'de Alman Yahudisi Nahum Goldman, İsrail Cumhurbaşkanı Weizman ve Siyonist lider Wise ile gizli plân yapmış, Amerika'nın Siyonizmi açık desteklemesi kararını almışlardır. " (The Lobby, Edward Tiuman, sh.23)

B'nai B'rith 1938'de, dört önemli Yahudi organizasyonunun taktikleri­ni, savunma plânlarını hazırlayan Genel Yahudi Kurultayı'nı oluşturdu. Hemen arkasından faaliyetlerini çoğaltan örgüt, B'nai B'rith Dergisi (1924-1939), Aylık Ulusal Yahudi Dergisi (1886-1907), B'nai B'rith Haberleri (1908-1924) gibi yayınlarla tüm ülkelerde Siyonizm propagandası yapmaya başladı. Yahudi gençler için dinsel ve ırkçı eğitim yapan merkezler meydana getirdi. Bunlardan en önemlisi olan "Aleph Zadik Aleph" adlı teşkilat vasıtasıyla 13-21 yaş gruplarına Siyonizm düşüncesini empoze etti.

B'nai B'rith üyeleri sadece kendilerinin girebildiği "loca" adını verdik­leri yerlerde toplanırlar. Örgüte girecek Yahudiler'e "Tekris Töreni" yapılır. Üyeler birbirlerine Masonluktaki gibi "Birader" derler ve karşılaştıklarında birbirlerini yine masonlar gibi özel işaretlerle tanırlar. Aynı Masonlarda olduğu gibi önemli kararlar loca başkanlarının bir araya geldiği "Süprem Konsey" toplantılarında alınır.

B'nai B'rith, Masonluk ve Bilderberg Grup gibi Siyonist teşkilatların beynidir. Bunlarla işbirliği içinde dünya siyaseti ve ekonomisi­ni yönlendiren kritik kararlar alır. Tüm Yahudi organizasyonları B'nai B'rith'e bağlıdır. Böylece örgüt bütün Yahudilerin ve özellikle İsrail'in çalışmalarından ve karşılaştıkları sorunlardan anında haberdar olur.

Britannica Ansiklopedisi B'nai B'rith hakkında şunları yazıyor:

"B'nai B'rith, Birleşmiş Milletler'de yer alan çok sayıda üyesiyle Yahudi organizasyonlarının koordine edildiği bîr merkez olarak bilinir. İsrail'in menfaatleri ve Yahudilerin genel sorunlarının halli için ülke liderleriyle iletişim kurar."

Aynı zamanda Birleşmiş Milletler'de en önemli noktalarda bulunan üyeleri sayesinde uluslararası kararları istediği şekilde yönlendirir. İletişim kurulan bu liderlerin kimler olduğunu tahmin etmek güç değil.

Tüm ülkelerde kolu olan B'nai B'riht her siyonist örgüt gibi onu sevimli gösterecek, faaliyetlerine paravan teşkil edecek hizmet ve yardım çalışmaları yapar. Türkiye'deki B'nai B'rith teşkilatının göstermelik adı da "Fakirleri Koruma Derneği" dir. Bütün üyeleri Yahudi olan derneğe Yahudi cemaatinin sadece en seçkinleri kabul edilir.(Masonluk ve Ka­pitalizm, Araştırma Yayıncılık, 2. Basım İst. 1992, S. 129-133)

Adnan Oktar'ı oynatan Sanhedrin hahamları, İsrail'i de, bütün dünya Yahudi organizasyonlarını da yönetiyorlar

Adnan Oktar'ı oynatan Sanhedrin hahamları, İsrail'i de, bütün dünya Yahudi organizasyonlarını da yönetiyorlar
Adnan Oktar'ı oynatan Sanhedrin hahamları, İsrail'i de, bütün dünya Yahudi organizasyonlarını da yönetiyorlar


Yahudilerin Dünya üzerinde bu denli güçlü ve etkili olmalarının nedeni, sağlam bir emir komuta zincirine sahip olmalarıdır. Bu sistemin en büyük özelliği gizliliğidir. Her birim yalnızca kendisine verilen emirleri yerine getirir. Kurulan "hücre sistemi" sayesinde, her birimin yalnızca en üst kademesindekiler, bir üst örgütle bağlantı içine girebilirler. Sistemin tümünü bilenler ise yalnızca en üstteki Kabbalist Hahamlardır.

Bu sayede Siyonizm, çoğu insanı, bazen kendileri de farkına varmadığı halde, kendi amaçları doğrultusunda çalıştırabilmektedir.

"Milletlere baş olmak için beni korudun. Bilmediğim bir kavim bana kulluk edecek. Yabancı oğulları bana boyun eğecekler. Kulakları işitince, bana itaat edecekler. Yabancı oğulları takatsiz kalacaklar. Ve hisarlarından titreyerek çıkacaklar."
 (Tevrat, 2. Samuel Bölümü, 22/44-46)

Siyonimzmi en tehlikeli hale getiren yönü, faaliyetlerini büyük bir gizli­lik içinde yürütmesidir. Tevrat'ta verilen taktikler nedeniyle, Yahudiler asla açık bir mücadele yürütmezler. Büyük bir sabırla, hücre sistemleri ku­rarak uzun vadeli fakat etkili planlar yürütürler.

Siyonizmin gücü sahip olduğu sağlam emir komuta zincirinden gelmek­tedir. Bu zincir, çoğu insanın farketmeden Yahudiliğe hizmet etmesini sağlarken, Yahudiliğin asıl gücünü gizlemektedir.

Bu sistemin en büyük özelliği derecelendirme esasına dayalı oluşudur. Zincirin en altındakiler, konu ile ilgili çok az şey bilirken, basamaklar yükseldikçe her derecede yeni sırlar, yeni bilgiler öğrenirler.

Bu sistem sayesinde Siyonizm, kendisini çok iyi gizleyebilmektedir. Bu yöntem nedeniyle sokaktaki insan, olayların içyüzünü fark edemez. Tek bir noktadan yönlerdirilen, fakat tesadüf süsü verilen olaylara ancak çok dik­katli bir inceleme ile bakılırsa, var olan bağlantılar hissedilebilir.

ÜÇ KABBALİST ve ADNAN OKTAR’I DA OYNATAN SANHEDRİN HAHAMLARI

Türkiye'de Masonluk Sabetaycıların kontrolündedir. İşte dev Sabetayist Mason listesi

Türkiye'de Masonluk Sabetaycıların kontrolündedir. İşte dev Sabetayist Mason listesi
Türkiye'de Masonluk Sabetaycıların kontrolündedir. İşte dev Sabetayist Mason listesi


Masonluk en özet ifade ile, dünya hakimiyeti kurmak için güçleri paraları olan ama yeterli nüfusları olmayan ve güçlerini daha da artırmak isteyen Yahudilerin, Yahudi olmayanları Yahudiliğe hizmet gayesi doğrultusunda kullandıkları taşeron örgütlenmedir.

Masonlar güç ve para için mason oluyorlar ama bu arada Yahudiliğe, Yahudilerin menfaatlerine çalışmış oluyorlar. Zira patronlar her zaman Yahudiler.

Dünyadaki bütün masonik örgütlenmeleri gerçekten Yahudi olanlar yönetiyorlar. Türkiye'de Masonluk eziciçoğunlukla Sabetaycı Yahudiler tarafından yönetiliyor. Sabetaycılıktan mahkeme kararı ile Museviliğe geçen Ilgaz Zorlu'nun, cemaati içerden bilen biri olarak söylediği şu ki "Türkiye'de Masonluk Sabetaycıların Kapâni kolunun kontrolünde."

Şimdi onlar, yine bir Yahudi olan Adnan Oktar'a açıktan ve çok büyük destek veriyorlar. Adnan Oktar üzerinden kurmaya çalıştıkları tuzaklar öyle ufak tefek şeyler değil. Çok büyük planlarını uygulamaya döküyorlar.
Gerek Sabetayist Yahudiler ile bozulmuş Tevrat'a inanan Museviler arasında, gerekse de Sabetayistlerin üç farklı kolu arasında iç mücadele ve sorunlar yok değil. Aslında ülkemizde ve dünyada yaşanan bir çok sorunun temelinde bunların birbirleri ile çekişmesi hatta birbirlerini kırması var diyebiliriz. Akademi olarak biz, bu hain güruhun deşifre olması ve ihanetsiz, huzurlu, güvenli bir Türkiye'nin oluşabilmesi için, Türkiye masonlarından Sabetayist ve üst düzey olanların bazılarının isimlerini ve kullandıkları şifreleri vererek bu konuda araştırma yapacak Müslüman gençlere ön ayak olmak istedik. İnanıyoruz ki gençlerimiz, araştırmacılarımız bu hususu daha derinleştirecekler ve o zaman yüz yılı aşkın süredir önümüzde aşılmaz engel gibi duran pek çok milli sorunumuz bir kaç gün içinde aşılmış olacaktır. Türkiye'nin en büyük sorunu PKK değil Sabetayist ihanettir. Zaten PKK da bir anlamda Sabetayistlerin kontrolündedir.


İşte Türkiye'de Masonluğu ve Yahudi ırk ve dininden olmayan Masonları kontrol eden ama kendilerini Türk ve Müslüman gibi gösteren Sabetaycı Masonik kadrodan seçmeler;

Tam takım Yahudiler! Adnan Oktar'ın çekirdek/has kadrosu da kendi gibi gizli Yahudiler

Tam takım Yahudiler! Adnan Oktar'ın çekirdek/has kadrosu da kendi gibi gizli Yahudiler
Tam takım Yahudiler! Adnan Oktar'ın çekirdek/has kadrosu da kendi gibi gizli Yahudiler
Bunlar Müslüman değiller. Hepsi, Müslüman kılığına girmiş Sabetayistler ve kripto Yahudiler... Ve artık İslam davasının arasından bu hainler temizlenmeliler. 

Adnan Oktar ve Sabetayist çetesine karşı bilinçli mücadele kampanyası başlatıyoruz ve Sabetayistleri deşifre ediyoruz.

Bunlar, devletimizin adil hukuku ile yargılanıp vatana ihanetten idam edildikleri ana kadar mücadelemize devam ediyoruz. Paylaşın, duyurun ve bu fitne daha fazla büyümeden durdurun!

Eğer Sabetayist hainler hakkında yeterli bilgiye sahip değilseniz, devam etmeden önce buraya tıklayarak bilgi sahibi olmalısınız. Ve yine öncelikle ifade etmek isteriz ki, gerçek kimliği ile yaşayan, Yahudiliğini gizlemek ihtiyacı duymayan, bizim aramıza sızıp bizden gözükerek bize ihanet etmeyen Yahudilerle hiç bir sorunumuz yok. Herkesin inanç/vicdan/fikir hürriyetine saygımız var. Bizim sorunumuz hain/çift kimlikli, münafık Yahudilerle... İslam davasının arasına sızıp sinsice ve haince İslam'ı bozmak ve müslümanların inançlarını bozmak ve gayretlerini heba etmek isteyenlerle...

Adnan'cıları tam iki bin polis bastı


Adnan'cıları tam iki bin polis bastı; en büyük şantaj çetesine geceyarısı darbesi

Nihayet 

En büyük şantaj çetesine geceyarısı darbesi

2000 polis aynı anda 45 evi bastı

DGM'nin isteği üzerine polisin şok baskınına uğrayan Bilim Araştırma Vakfı Fahri Başkanı Adnan Oktar, yani nam-ı diğer Adnan Hoca ve 75 müridi gözaltına alındı. Adnan Hoca'nın ve müritlerinin evlerinde yapılan aramalarda, ünlü isimlere şantaj için hazırlanmış çok sayıda video kaseti, fotoğraf ve belge ele geçirildi, bilgisayarlara el konuldu.



İSTANBUL'da önceki geceyarısı, DGM'nin talebi üzerine Adnan Hocacılara yönelik çete operasyonu düzenleyen polis, şantaj ve tehdit şebekesi kurmakla suçlanan Bilim Araştırma Vakfı Fahri Başkanı Adnan Oktar ve 75 müridini gözaltına aldı. Yaklaşık 2000 polisin katıldığı operasyonda, 45 ayrı adrese aynı anda baskın yapıldı. Birbirleriyle haberleşme fırsatı verilmeden gözaltına alınan alınan Bilim Araştırma Vakfı üyelerinin evlerinde yapılan aramada, ünlü isimlere şantaj için hazırlanmış çok sayıda video kaseti, fotoğraf ve belge ele geçirildiği, bilgisayarlara el konulduğu bildirildi.


SEKS TUZAĞI KURMUŞLAR

Adnan Hoca ve müritlerinin, son dönemde eski İstanbul Valilerinden biri ile yine İstanbul'da görev yapmış eski bir emniyet müdürüne seks tuzağı kurdukları iddia edildi. Her 2 bürokrata da kadın yollayıp, sevişirken gizli kameralarla aldıkları görüntülerle şantaj yaptıkları öne sürüldü. Hocacıların, zengin ailelerin kızlarını da, kendilerine ait lüks yatlarda seks tuzağına üşürüp çıplak fotoğraflarını çektiklerini, bu fotoğraflarla ailelerine şantaj yaptıkları bildirildi. Adnan Hoca'nın müritlerinin, geçtiğimiz eylül ayında Ceylan İntercontinental Otel'de tartıştıkları DYP İstanbul Eski İl Başkanı ve Milletvekili Celal Adan'ın 14 yaşındaki çocuğunun arkadaşlarının ev adreslerini tespit ettikleri, babasıyla ilgili iftira dolu mektuplar gönderdikleri ileri sürüldü.


TORBALAR DOLUSU BELGE

Bilim Araştırma Vakfı Başkanı Tarkan Yavaş, Sekreter Adnan Tınarlıoğlu, Vakıf sözcüsü Bahadır Güven, yönetimde görevliÖzgür Polat, Fırat Develioğlu'nun da gözaltına alındığı operasyonların, vakfın Türkiye genelindeki üyelerine yönelik de sürdürüldüğü, bu nedenle başka illerde de gözaltına alınanlar olduğu öğrenildi. Vakıf üyelerinin kullandığı Silivri Fenerköy'deki Pembe Köşk adlı çiftliğe de dün sabah saatlerinde baskın yapıldı. 40 dönüm ormanlık arazi üzerindeki, atların, ahırların bulunduğu çiftlikteki torbalar dolusu belgeye el konuldu. Bu arada operasyonu haber alarak yurtdışına kaçmaya çalışan bir kişinin de Atatürk Havalimanı'nda gözaltına alındığı öğrenildi.


ADNAN HOCA EMNİYET'TE

DYP Genel Başkanı Tansu Çiller'e 20 Kasım 1999 tarihinde Ankara Atatürk Spor Salonu'nda yapılacak büyük kongre öncesi destek kararı alan Bilim Araştırma Vakfı'nın Fahri Başkanı,Adnan Hoca lákaplı Adnan Oktar'ın, Kandilli sırtlarındaki 30 dönüm arazi üzerindeki evini, önceki gece 03.00 sıralarında Terörle Mücadele ile Organize Suçlar ve Silah kaçakçılık Şube Müdürlüğü'ne bağlı ekipler bastı. Evin çevresinde 30 kadar polis güvenlik önlemi aldı. Adnan Oktar'ın saray yavrusu gibi evinde arama sabaha kadar sürdü. Gözaltına alınan Adnan Oktar,sabah saatlerinde önce Beylerbeyi'ndeki Sabancı Polis Karakolu'na, ardından da 09.00 sıralarında Vatan Caddesi'ndeki Emniyet Müdürlüğü'ne getirildi.


DİSKETLER İNCELENİYOR

Bilim Araştırma Vakfı'nın Fatih'teki merkezinden ve üyelerin evlerinden elde edilen dosya, kitap, kaset ve disketlerin de incelenmesine başlandı. Vakıf Başkanı Adnan Oktar ile diğer üyelerin avukatları da sabah saatlerinde geldikleri Emniyet Müdürlüğü'nde, müvekkilleri hakkında bilgi edinememekten yakındılar. Çok sayıda avukat, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ile İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde girişimlerini sürdürürken, şu ana kadar henüz bir sonuç alamadılar. Bu arada, Organize Suçlar ve Silah Kaçakçılık Şube Müdürlüğü'nün bulunduğu B Blok'taki girişte bekleyen basın mensupları da, bu operasyon çerçevesinde dışarı çıkarıldı. Basın mensuplarının, tekrar içeri girmemeleri için B Blok önüne bir çevik kuvvet birimi yerleştirildi.



Gözaltında


Şok baskında gözaltına alınan Adnan Hoca lakaplı, Adnan Oktar'ın başı dertten kurtulmuyor. İstanbul DGM tarafından Ümmetçilik propagandası yaparak milli duyguları zedelemekle suçlanan Adnan Oktar 1986 yılında tutuklandı. 10 ay cezaevinde yattı. Adnan Oktar, 8 Temmuz 1991'de, İzmir Altınyunus'ta gözaltına alındı. Polis gözetiminde İstanbul'a getirilen Adnan Hoca'nın Ortaköy'deki evinde arama yapıldı. Kütüphanesinde jelatin kağıdına sarılı olarak 4 gram kokain bulundu. Adnan Oktar, İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi'nde tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Hakkında, uyuşturucu madde kullanmak suçundan İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Mahkeme aşamasında, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu'ndan gelen raporla, Adnan Hoca'nın kanında 5 miligram kokain artığı bulunduğu ortaya çıktı. 1993 yılında delil yetersizliğinden beraat etti.



Kapalı Zarf operasyonu


İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir, Adnan Hocacılar'a yönelik baskınlarda, terör operasyonlarında kullanılan ve 'Kapalı Zarf' adı verilen yöntemi uyguladıklarını açıkladı. Hasan Özdemir'in, Türkiye'deki gelmiş geçmiş en büyük çete operasyonu olarak nitelediği baskınlar başlamadan önce, adreslere gidecek amirlerle çok gizli bir toplantı yapıldı. Operasyonu yönetecek amirlere, gidecekleri adresler kapalı zarflar içinde teslim edildi. Zarfları, operesyon başlamadan yarım saat önce açmaları için amirler uyarıldı. Birimlerin başındaki amirlerin, operasyon başladıktan sonra birbirleriyle telsiz ve telefon görüşmeleri yapması da kesinlikle yasaklandı. 02.30'da operasyon başlatıldı. Zarfları açan birim amirleri, kendilerine verilen adreslere baskın düzenlediler. Operasyonun duyulmaması için, gözaltına alınan kişilerin, yakınlarıyla görüşmelerine izin verilmedi. İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir, geceyarısı baskınlarını, ‘‘İstanbul halkı için yaptığımız en önemli operasyon. Bunlar bir çete. Vatandaşın, çoluğunu çocuğunu şantajla kaçırıyorlardı. Bir yılan haline gelmişlerdi. İstanbul'un kangreniydiler’’ diye değerlendirdi. Adnan Hocacılar'ın mağdur ettiği kişilerin şantaj nedeniyle şikáyetçi olamadığını öne süren Hasan Özdemir, ‘‘Şikáyetçi olsunlar. Kimliklerini kesinlikle gizli tutacağız’’ sözü verdi.



3.5 saat arayıp 1 poşet götürdüler


Polis, 03.00 sıralarında, lösemi hastası olan ve başlattığı kan bağışlama kampanyasıyla gündeme gelen Doktor Oktar Babuna'nın Erenköy Yeşillik Sokak 5 Numara'daki evine de baskın düzenledi. Polisler, 3.5 saat süren aramadan sonra ellerinde bir poşetle evden ayrıldılar. Polis ekiplerinin evden ayrılmasından sonra basın açıklaması yapan Doktor Oktar Babuna, ‘‘Evime gelen polisler çok kibar ve iyi davrandılar. Onlar bizi çok sevdiklerini söylediler. Böyle bir uygulamanın neden yapıldığını kendilerinde anlamamış. Ama ben dindar ve muhafazakár bir insanım. Geceyarısı bu şekilde evime girilmesini hiç de doğru bulmuyorum. 75 yaşındaki babam, bu ani geliş nedeniyle rahatsızlandı. Babama ait konferans dialarına ve bazı dini kitaplara el koydular. Bu konuyu devlet büyüklerimize kadar ileteceğim’’ dedi. Polisin ifadesini almadığını da belirten Dr. Babuna, evine yapılan baskının Bilim Araştırma Vakfı üyelerinin evlerine yapılan baskınla ilgili olduğu yolunda duyum aldığını da belirterek, ‘‘Ben Bilim Araştırma Vakfı'na üye değilim. Adnan Oktar'la topu topu bir iki kez görüştüm. Ama dindar ve muhafazakár bir insan olduğumu daha önce de belirtmiştim’’ dedi.



Müritlere kelepçe


Çizgi ötesi şık giyinen, parlak ceketlerinin altından, Smith Wesson tabancalarının kabzası şişkinlik yapan Adnan Hoca'nın yakışıklı müritleri, önceki gece düzenlenen en büyük çete operasyonuyla yakalandılar. Bilim Araştırma Vakfı'nın en çok tanınan üyelerinden, vakfın sözcüsü Bahadır Güven (eli silahlı), dün gözaltına alınan 75 kişinin arasındaydı. Vakfın Genel Sekreteri Adnan Tınarlıoğlu (solda üste), eski başkanı Ufuk Zeytinoğlu, eski manken Gülay Pınarbaşı, Halil Müftoğlu, Burak Abacı, sabaha karşı, ellerine kelepçe vurularak, Vatan Caddesi'ndeki Emniyet müdürlüğü'ne getirildiler.



Adnan Hocacılar: Masonların komplosu

ADNAN Hoca olarak tanınan, Bilim Araştırma Vakfı Fahri Başkanı Adnan Oktar ve vakıf üyelerinin evlerine önceki gece düzenlenen baskınlar, Bilim Araştırma Vakfı'nca ‘Hukuksuz’olarak nitelendirildi. Vakfın gönderdiği yazılı açıklamada şöyle denildi: ‘‘BAV, kurulduğu 1990 yılından bu yana Türk milletini bölücü ve komünist akımlara karşı fikri yönden bilinçlendirmektir. Dolayısıyla BAV'ın hizmetlerinden rahatsız olanlar, ancak bu hedeften rahatsız olan çevrelerdir. Bunlar özellikle bir kısım komünist odaklar ve masonik mahfillerdir. Özellikle vakfın komünist ideolojinin temeli olan Darwinizm'in geçersizliğini Türk toplumuna duyrmayı amaçlayan faaliyetleri bu odakları ciddi biçimde rahatsız etmiştir. ’’

13 Kasım 1999 Cumartesi
Hürriyet


http://webarsiv.hurriyet.com.tr/1999/11/13/156483.asp


Büyük Adnan Oktar Projesi (B.A.O.P.)

Büyük Adnan Oktar Projesi (B.A.O.P.)
Büyük Adnan Oktar Projesi (B.A.O.P.)


İnternet sitelerinde Adnan Oktar'ın İsrail tarafından finanse edildiğine dair haberler okumuştunuz. Biz bu büyük oyunun ayrıntılarını ortaya çıkarıyoruz.

İSRAİL 50 YIL İLERİYİ DÜŞÜNDÜ

Hoca kılığına girmiş pornocu, şantajcı bir sahtekar; Adnan Oktar

Hoca kılığına girmiş pornocu, şantajcı bir sahtekar; Adnan Oktar
Hoca kılığına girmiş pornocu, şantajcı bir sahtekar; Adnan Oktar






(...)

TUZAK kurup çektikleri video kamera görüntüleriyle şantajdan 1997’de avukatlarının uyarısıyla vazgeçtiklerini açıklayan Adnan Hoca, ifadesinde şu açıklamaları yaptı: ‘‘Avukatımız, bunun cezasının çok ağır olduğunu söyledi. Tüm eski kasetleri imha ettik. Sonra, porno kaset ve dergilerden aldığımız görüntüler üzerine, köşeye sıkıştırmak istediğimiz kişilerin yüzlerini monte ederek şantaja başladık. İşimiz bittikten sonra elimizdeki görüntüleri yok ediyorduk.’’

(...)

Cemaat içindeki bacı, cariye ve motorların ifadeleri, ilginç ve kalabalık seks ilişkileriyle dolu. Çoğu Adnan Hoca ile birlikte olduğunu itiraf eden müritler genellikle 'Çok vahşiydi' ifadesini kullandılar.

İSTANBUL Polisi'nin başarılı operasyonuyla yakalandıktan sonra DGM tarafından tutuklanan Adnan Oktar, polisteki ifadesinde seks ve şantaj çetesinin örgütlenme şemasını da ayrıntılarıyla açıkladı. Örgütün oluşumu şöyle:

Baş İmam: Adnan Oktar. Tek hakim.


İmamlar: Bahadır Güven, Fırat Develioğlu, Halil Hilmi Müftüoğlu, Emre Nil. Baş İmam'ın fetvalarını cemaate duyurup, uygulanmasını kontrol ediyorlar. Baş imamla, sadece onlar görüşebiliyor.

Kardeşler: Cemaatin halkla ilişkiler kolu. Hepsi erkek müritlerden oluşuyor. Kitapların basılması, şantaj kasetlerinin, karalama metinlerinin hazırlanması, dağıtılması, toplantıların düzenlenmesi onların görevi.

Bacılar: Kadın müritlerden oluşuyor. Cemaat içinde kıdem alan, eğitimini tamamlayan, Adnan Hoca tarafından imana ulaştıkları kabul edilen müritler. Kardeşlerle aynı görevleri üstleniyorlar. Cemaat içinde, kendi istedikleri erkek müritlerle birlikte oluyorlar. Partnerlerini seçme hakları var. Eski manken Gülay Pınarbaşı da cemaatin bacılarından.

Cariyeler: Adnan Hoca tarafından, sınanıp hiç bir zaman bacı olamayacaklarına karar verilen kadınlar. Cemaat içinde yatakodası partnerlerini seçme şansları var. Kardeşlerin ve bacıların verdiği görevleri yerine getiriyorlar.

"Adnan Oktar paranoyak." - Doç. Dr. Sefa Saygılı

"Adnan Oktar paranoyak." - Doç. Dr. Sefa Saygılı
"Adnan Oktar paranoyak." - Doç. Dr. Sefa Saygılı





Uz. Dr. Sefa SAYGILI & Uz. Dr. Mecit ÇALIŞKAN

TOPLUMDA ZAMAN ZAMAN SANSASYONLARA NEDEN OLAN MİSTİK HEZEYANLI BİR PARANOYA VAKASI


Toplumda zaman zaman sansasyonlara yol açan, mistik hezeyanına yönelik kitaplar yazan, gazetelerde sık yer alan, yüzlerce genci peşinde sürükleyen ilginç bir paranoya vakıası sunulmuş ve literatür ışığında tartışılmıştır.


Kimlik: 32 yaşında, erkek, üniversite öğrencisi. Bekar, annesi ile oturuyor.


Geliş şekli: Hastanemize DGM tarafından "ümmetçilik propagandası yapmak" suçuna karşı cezai ehliyeti olmadığından TCK'nun 46. maddesi uyarınca muhafaza ve tedavi altına alınması için gönderilmiştir.

Yakınması: Sürekli dikkatini toparlayamama, yorgunluk, bitkinlik, sıkıntı gibi şikayetler belirtmiştir.


Hastalık öyküsü: Lise son sınıfa kadar ilgili, hareketli veya her şeye meraklı olan hastamız, bu tarihten sonra yalnızlığı tercih eder olmuş. Tek kalınca rahat edermiş . Bu yıllarda dini konulara yönelmiş. Ayrıca okul başarısı düşmüş. 4 yıl geç bitirebildiği ortaöğrenimden sonra kaydolduğu Güzel Sanatlar Akademisi ve ayrılarak akabinde girdiği Edebiyat Fakültesi'nde 2. sınıfa geçememiş.

Lise son sınıftayken okuduğu dini bir kitapta "mehdi" konusu ilgisini çekmiş ve kendisi ile benzerlikler kurmuş. Kitapta "mehdi"nin çıkış yeri olarak Istanbul gösterildiğ için, o yıllar Ankara'da ikamet ediyor iken ailesini Istanbul'a taşınmak için ikna etmiş.




Sefa Saygılı, Adnan bir paranoyaktır
Sefa Saygılı, Adnan bir paranoyaktır
Hezeyanlı algılamalarının başladığını bu yıllarda görüyoruz. Istanbul Boğazı'nda o sıralarda yanmakta olan Independenta gemisini, kendisinin Istanbul'a taşınmasına Tanrı'nın gönderdiği selam ve işaret olarak yorumlamış.

Devamlı mehdilik ile ilgili kitaplar okumaya ve kendini bu bilgilere uydurmaya uğraşan hastamız sakal bırakmış dini kisvelere bürünmü saçını uzatarak ortadan ikiye ayırmış. Bir yandan da mehdiliğini kabul edecek "mürid"ler toplamaya başlamış . 1986 yılına kadar 20 civarında genci etrafında toplamayı başarmış . 1987 yılında bir gazetedeki röportajı sebebiyle tutuklanmış. Avukatının "ruhi durumunun bozuk olduğu, sağlığının sarsılmış bulunduğu, tutukluluk süresinin uzamasının ruhi dengesini ve bedeni durumunun daha ağır ve tehlikeli şekilde etkileyeceği" şeklinde mahkemeye dilekçe vermesi üzerine akli dengesinin araştırılması için Adli Tıp Kurumu Gözlem Ihtisas Dairesi'ne gönderilmiş.


Gözlem altındayken, aleyhinde kimlerin bulunduğu sorusunu "Aleyhimde olan esasl ı bir kitle var. Bilmiyor musunuz? Bunların bir kısmı açık bir kısmı gizli. Tam tespit edmedim, esasında. Değişik gruplar. Aralarında benim aleyhimde birleşmiş olduklarını biliyorum, bunu aşağı yukarı farkediyorum. Benim islami yönüm onların işine gelmiyor, ortak hareket ediyorlar. Benden ilerisi için tehlike umuyorlar, aydın kesimde güçlenip rahatlarını kaçıracağımdan korkuyorlar" şeklinde cevaplamıştır. 


Konu başlıkları

15 temmuz 16 nisan 33. derece masonlar A9 TV abd abdullah öcalan abdülkadir selvi acun ılıcalı adamlık dini adil serdar saçan adnan hoca adnan hoca gerçekleri gizlemeye çalışıyor adnan hoca'nın kızları adnan hoca'nın seks tuzakları adnan menderes adnan oktar Adnan Oktar (Harun Yahya) adnan oktar apo kadar tehlikelidir adnan oktar cinayet adnan oktar çetesi adnan oktar davaları adnan oktar hain mi adnan oktar israil'e mi çalışıyor? adnan oktar kedi adnan oktar kimdir Adnan Oktar Kimdir adnan oktar kime çalışıyor adnan oktar mason mu adnan oktar mehdi mi adnan oktar paranoyak mı adnan oktar ruh hastası mı? adnan oktar siteleri neden kapattırıyor adnan oktar şantaj adnan oktar tv adnan oktar ve çetesine polis baskını adnan oktar ve çıplak namaz adnan oktar ve mossad adnan oktar ve nazım kıbrisi adnan oktar ve organ kaçakçılığı adnan oktar ve sabetayistler adnan oktar videoları Adnan oktar yahudi mi adnan oktar'a dava açmak adnan oktar'ın 46 raporu adnan oktar'ın aldığı cezalar adnan oktar'ın davaları adnan oktar'ın kızları adnan oktar'ın mahkemeleri adnan oktar'ın motorları adnan oktar'ın sapık fetvaları adnan oktar'ın zenginliğinin kaynağı adnan oktarın etrafı gizli yahudiler mi adnanoktar adnanoktar mehdi mi ahit'in çocukları ahmet gündel ahmet hulusi ahmet takan ahmet yavuz ahu paşakay ahu tuğba ak parti akademi akademi dergisi akıl hastası akit akp'nin gerçek yüzü aladağ yangını alev babuna ali erbaş ali tulum altuğ müştak berker altuğ revnak eti anadolu ajansı anal seks anayasa mahkemesi ankebut ağı ankebut operasyonu arizona armagedon askerlik aslı süme efeoglu aşı atatürk eşcinsel miydi atatürk gay miydi av serdar öztürk av. fatih mehmet doğan av. gülcan karakaş avrupa insan hakları mahkemesi avukat ceyhun gökdoğan avukat serdar öztürk ayça pars aydan saraçoğlu ayetullah humeyni aylin atmaca aylin kocaman ayşe arman dormen ayşe hüma babuna ayşe pınar akkaş ayşegül esra atik ayşegül hüma babuna ayşin altuniç güven aytunç erkin azerbaycan b'nai b'rith bacılar başkanlık bav beyaz tv bilderberg bilim araştırma vakfı binboğa sıddık yarman bora can yıldız bosna hersek bozulmuş tevrat BST yapı bülent arınç bülent ersoy büyük israil büyük israil projesi bylock caner taslaman canlı cansu canan özgen cem küçük cem sedat altan cevat babuna ceylan özgül ceza chp cia cia ajanı fethullah gülen cinsel istismar cinsel sapıklık cnn türk cumhurbaşkanı cübbeli ahmet hoca cüneyt özyaşar çağla saraç darbe tiyatrosu darwinizm deli raporu deprem derin devlet devlet bahçeli didem ürer dilek güngör dinler arası diyalog diyanet işleri başkanı doç dr. sefa saygılı donald trump ebru şimşek ebru yılmazatilla umur ece koç edip yüksel ehl-i sünnet ekşi sözlük emine mine kalça emre dorman emre yaşar ertüzün ensest aile içi sapıklık ensest ilişkiler ve adnan oktar ergenekon ergenekon davası erol simavi erol şimşek esat tyontuç eserleri esra saraçoğlu esrar evanjelistler evet fahrettin aslan faruk çelik fatih erbakan fatih tezcan fatma ceyda ertüzün fazilet partisi fehmi çalmuk ferhunde eda babuna fethullah gülen fetö fırat develioğlu fikret seçen franco frattini gerçek yüzü gizlenen gerçekler gizli dünya devleti gizli ermeniler gizli yahudiler global yayıncılık goyim gökalp barlan gülgün feyman gülgün göktan gülşah güçyetmez Gürkan Hacır güzin erkan onat haber türk habertürk hadi salihoğlu hahamlar haiti depremi halil hilmi müftüoğlu harun yahya harun yahya belgeselleri harun yahya kimdir harun yahya kitapları harun yahya videoları hayır hırsızlık hipnoz humeyni hür ve kabul edilmiş masonlar hürriyet hüsamettin özkan hüseyin avni mutlu ılgaz zorlu ibrahim seral köprülü ibrahim tuncer ibranice içimizdeki israil iftira ilik nakli inşaallah intihal / aşırma eserler intihar inuray tınar İslam'a zarar veriyorlar islamcılık israil israil ajanı italya izle Kabala kainatın ulu mimarı kan kampanyası kara mizah kara para kardeşler kartal iş kedicikler kenan oktar kerem hasanoğlu kıyamet alemetleri kızıl elma kızıl imamcılar kimdir kitapları koç üniversitesi korkutma korona köşe yazıları kripto Yahudiler kripyo yahudiler kurtlar vadisi pusu kürt yahudileri levent göktaş lions klübü lions klüpleri loca madde hayal mi maddenin ardındanki sır martin luther king mason listesi masonalr masonlar masonluk maşaallah materyalizm mavimarmara mehdi mehdi adnan oktar mehmet baransu mehmet coşkun pamir mehmet ender daban Mehmet Fahri Sertkaya mehmet noyan orcan mehmet şevket eygi melhame-i kübra melisa aslı pamuk meltem daban meral kalça mert sucu merve büyükbayrak mesut yar mevdudi mhp mikro kameralı seks tuzağı milli gazete milli görüş milliyet mine kırıkkanat miras mossad muazzez abacı muazzez ersoy muharref bozulmuş tevrat muharref tevrat muharrem ballı murat ünal mustafa keser muta nikahı necmettin erbakan nedim keçeli negehan alçı nevin özkan nil kalkavan nurculuk nuri özbudak nurşah aksoy nüfuz elde etmek oben karatepe oda tv oğuzhan asiltürk okan kaan bayülgen Oktar babana oktar babuna onur akay operasyon oral seks organ bağışı organ kaçakçılığı organ mafyası organ nakli osman durmuş osman sınav oy öldürüldü mü örgüt lideri pakraduniler pelin batu pınar tezcan pınar turan PKK polat türkmen pornocu kesetçi adnan oktar posta ptt pul müzesi rasim ozan kütahyalı recai kutan recep tayyip erdoğan referandum reza zarrab rotary klüpleri rtük rus ihtilali saadet partisi sabetay sevi sabetaycılar sabetayist listesi sabetayistler sabetayistlerin şifreleri sabetayistlik sabetayizm sadettin tantan sağlık bakanı said-i nursi sanhedrin hahamları sansür satanizm savaş kalafat savcı sebahattin önkibar seçim sefa saygılı selahattin demirtaş serdar dayanık seyret seyyid mi show tv siyasal islam siyonist israil siyonistler siyonizm slider sosyal ağlar sözcü suç suikast suprem konsey suriye sorunu süleyman demirel süleyman soylu süleymancılar cemaati süprem konsey şener şen şeyh abdülkerim şiilik şikayet şizofren taciz ve tecavüz tahsin akkaş talat halman tarkan yavaş tbmm tevrat teyfur erdoğdu TGRT tımarhane trt tuğçe eyilik tuncay opçin tuncay tokay tunçay tokay turgay ciner tülay kumaşcı tv8 ukrayna uyuşturucu ünlü sabetaycılar üsteğmen serdar öztürk Vahdet-i Vücud video video izle videolar yahudi organ kaçakçılığı yahudiler yahudilik yakup balaman yalancı mı yalçın küçük yargıtay kararı yazarlar yeliz sucu yeni şafak yeniçağ yıldırma yılmaz kuruca yolsuzluk york testi youtube yusuf erkan özoğuz yüksek islam ahlakı zeynep şener zihin kontrolü zihin/Beyin Kontrolü - Telegram zina zor ve tehdit