Top Social

Image Slider

oktar babuna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oktar babuna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

MHP’li eski Sağlık Bakanı Osman Durmuş; ''Babuna’nın kardeşleri beni tehdit etti.'' | Akademi Dergisi

osman durmuş, sağlık bakanı, adnan oktar, oktar babuna, cevat babuna, içimizdeki israil, ilik nakli, mhp, sabetayistler, gizli yahudiler, masonlar, gerçek yüzü, akademi dergisi,

Türkiye, Oktar Babuna adını 1999 yılında ilik nakli kampanyasıyla duydu. Kanser olduğu gazetelere verilen ilanlarla duyurulan Oktar Babuna için babası Prof. Cevat Babuna, ilik bulunması amacıyla büyük bir kampanya başlattı.

Türkiye, özellikle büyük kentlerde düzenlenen kampanyaya çok büyük destek verdi. Ancak toplanan 160 bin kan örneğinden 120 bin örnek kanın ABD'ye gönderildiği ortaya çıktı. Örneklerin gönderilmesine karşı çıkan isimlerden biri ise dönemin MHP'li Sağlık Bakanı Osman Durmuş'tu.

Adnan Oktar'ın 1 milyon 50 bin euro vererek 33'üncü dereceden mason olduğu ortaya çıktı. | Akademi Dergisi

akademi dergisi, adnan oktar, adnan oktar mason mu, masonluk, donald trump, franco frattini, 33. derece masonlar, oktar babuna, gerçek yüzü,
 
Adnan Oktar suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında ifade veren C.Ö. isimli müşteki Adnan Oktar'ın o belgeyi nasıl aldığını anlattı.

Tutuklanarak cezaevine gönderilen Adnan Oktar'ın 1 milyon 50 bin euro vererek 33'üncü dereceden mason olduğu anlaşıldı.

27- İşte isim isim Adnan Oktar Örgütü: Ayşegül Hüma Babuna | Akademi Dergisi

akademi dergisi, adnan oktar, ayşe hüma babuna, oktar babuna, içimizdeki israil, sabetayistler, kripto Yahudiler, kimdir, gerçek yüzü,

AYŞEGÜL HÜMA BABUNA KİMDİR?

Özellikle Ankara'da örgüt adına siyasiler, yargı ve nüfuzlu kişiler arasında kulis faaliyeti yapar. Adnan Oktar'a yapılan faaliyetler, verilen rüşvetler ve öğrenilen bilgiler hakkında düzenli rapor verir. Yönetici bacıdır.

37- İşte isim isim Adnan Oktar Örgütü: Ahmet Oktar Babuna | Akademi Dergisi

oktar babuna, akademi dergisi, adnan oktar, içimizdeki israil, sabetayistlik, sabetaycılar, gizli yahudiler, kimdir, gerçek yüzü, masonlar,

AHMET OKTAR BABUNA KİMDİR?
 

Kod Adı : Oki. Örgütün yurt dışı lobi faaliyetlerini yönetmektir. Adnan Oktar adına yurt dışında pek çok faaliyete ve toplantıya, konferansa katılır çeşitli görüşmeler yapar. Adnan Oktar ile aynı evinde kalmaktadır. Aynı zamanda örgütün sağlık konularının yönetcisidir.

Adnan Oktar'ın yanından kaçtı itiraf etti! ''Grup sekse gözleriyle şahit olmuş.'' | Akademi Dergisi

 akademi dergisi, adnan oktar, içimizdeki israil, emre yaşar ertüzün, oktar babuna, cinsel istismar, yılmaz kuruca, sabetayistler, gerçek yüzü, kripto Yahudiler,

Adnan Oktar ve grubunun kendilerini mağdur ettiğini öne süren Oktar Babuna'nın yeğeni Emre Yaşar Ertüzün ve Yılmaz Kuruca yaşadıklarını anlattı. Yılmaz Kuruca ise, "Grup seks ve kadınların istismar edilmelerini gözümle gördüm.'' dedi.

Oktar Babuna'nın kardeşi Ayşegül Hüma Babuna böyle yakalanmış. | Akademi Dergisi

akademi dergisi, adnan oktar, ayşegül hüma babuna, oktar babuna, içimizdeki israil, sabetayistler, kripto Yahudiler,


Adnan Oktar ve grubuna yönelik İstanbul merkezli 4 ilde başlatılan operasyon kapsamında haklarında gözaltı kararı çıkartılan 3 kadın, Ankara'da lüks otomobille kaçmaya çalışırken yakalandı. Yakalananlar arasında Oktar Babuna'nın kız kardeşi Ayşegül Hüma Babuna da bulunuyor...

19 yıl önce Adnan Oktar'a operasyon yapan polis konuştu: Çok tehlikeli bir örgüt | Akademi Dergisi

adil serdar saçan, adnan hoca, adnan oktar mason mu, adnan oktar ve sabetayistler, akademi dergisi, gerçek yüzü, hürriyet, içimizdeki israil, kripto Yahudiler, oktar babuna,

Adnan Oktar ve grubuna yönelik 1999 yılında düzenlenen operasyonun başında bulunan dönemin İstanbul Organize Suçlar Şube Müdürü Adil Serdar Saçan, bugün düzenlenen operasyona ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. "19 yıl sonra bu konuda haklı olduğumuz bir kez daha ortaya çıktı" diyen Saçan, "Bugün yapılan çok yerinde ve doğru bir operasyon. Böyle bir örgütün gerçekten var olduğuna inanıyorum. Polis iyi bir iş yaptı ve arkadaşları tebrik ediyorum. Toplumda hem dini hem insani açıdan çok tehlikeli bir örgütün üzerine gidiyorlar" ifadelerini kullandı.

Kripto Yahudiler, Masonlar, TGRT, İslamcılığın içinde dönen gizli Yahudi dolapları | Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

 



Akademi Dergisi ''İçimizdeki İsrail''i deşifre etmeye devam ediyor | 

Oğlu da itiraf etti: TGRT'de sözde İslami programlar yapan Cevat, Sabetayistti. 


- Masonlar tarafından kollandı

- Gündüzleri TGRT'de İslamı kendince anlatır, geceleri evde gizlice Yahudi duaları okurdu.

Kendisi de sonradan Masonlarla sıkı fıkı olan Oktar Babuna, babası Cevat Babuna'yı anlatıyor: 

SABETAY SEVİ KİMDİR, SABETAYCILAR KİMLERDİR?

Ailemin ve diğer Yahudi dönmelerinin Peygamber kabul ettikleri Sabetay Sevi 1600′lerde İzmir’de yaşamış bir hahamdır. Yahudilerin mistik kitabı Kabala’yı kendisine göre yorumlayıp sinagoglarda vaazlar vererek çevresine kalabalık bir Yahudi cemaati toplamıştır. Bu cemaatin sayısı artıp önemli bir güç olunca yabancı devletler tarafından manipüle edilmeye başlamış, zamanla devleti bölmeye yönelik kanunsuz hareketlerin odağı haline gelmiştir. 

Bu yasadışı faaliyetleri nedeniyle Osmanlı Devleti’nin takibatına maruz kalınca Sabetay Sevi stratejisini tamamen değiştirmiştir. Müslüman olduğunu iddia etmiş, Müslüman ismi almış, Müslümanlar gibi giyinmiş ve Müslümanlar gibi davranmıştır. Onun cemaatindeki herkes de onun gibi isimlerini değiştirerek görünüşte Müslüman bir yaşam sürmeye başlamışlardır. Ama sıkı sıkıya bağlı oldukları Yahudi inancını ve geleneklerini hiç terk etmemişlerdir.

AİLEMDEKİ SABETAYCILAR

Benim ailem de Sabetay Sevi’nin izinde Yahudi inancını yaşayan ailelerden biridir. Annem ve babamın her ikisi de üç büyük dönme cemaatinden biri olan “Karakaşiler” kolundan gelmektedirler.

Annem Semin (Ataman) Babuna’nın ailesi olan Atamanlar, Karakaşiler’in en popüler ailelerinden biridir. Selahattin Galip’in “Dönmeler ve Dönmelik” isimli eserinin 372. sayfasında Ataman ailesinin dönme olduğu açıkça zikredilmektedir.

Baba tarafım ise Selanik ve Köprülü (Üsküp) dönmelerindendir. Babam Cevat Babuna’nın annesi Nazire Hanım Selanik dönmesidir.

BABAM SABETAYCI CEVAT BABUNA

Sabetaycılar için gerçek dinlerini gizlemek en önemli ibadettir. Sevi’nin protokollerinin 16. maddesi “Müslüman Türklerin adetlerine onların gözlerini örtmek için riayet edilsin, Ramazan orucu ve kurban için sıkıntı gösterilmesin, zahiri olan her ibadet uygulansın” der. Bu amaçla Sabetaycılar Mevlevi, Bektaşi, Melami tarikatlarına gerçek kimliklerini saklayarak girmişler, mutasavvıf Müslüman görünümüyle kendilerini başarıyla gizlemişlerdir.

Bugün de birçok Yahudi dönmesi göstermelik olarak namaz kılıyor, oruç tutuyor, zekat veriyor, hatta hacı oluyor. Bunların yanında namaz-oruç gibi İslami ibadetleri (göstermelik olarak dahi olsa) uygulamayanlar da vardır ki benim ailem de bunlardan biridir.

Babam kendisini namaz kılarak değil de muhafazakar TV kanallarına çıkıp dindar bir Müslüman gibi konuşarak kamufle etmektedir. Kendisinin Müslüman profesör zannedilmesi hoşuna gidince bu rolünü pekiştirmek amacıyla “Bilimden İmana” isimli bir kitap yayınlamıştır. Tabii birçok yerini Sayın Adnan Oktar’ın kitaplarından kelimesi kelimesine kopyalayarak. Babamın kitabındaki intihallerin bir dökümüne buradan ulaşabilirsiniz.

Babamın gerçek yüzü ise evde ortaya çıkar. Babam, her gece yatmadan önce Tevrat’ın Mezmurlar bölümünü mum ışığında ayakta sağa sola sallanarak İbranice olarak gözyaşları içinde okur. Günde 3 vakit Tefila’yı (dönmelerin ibadeti), haftasonları Sidur Duası’nı hiç aksatmaz. Annem de en az babam kadar Tevrat bilir, her ikisi de birçok bölümünü ezbere okurlar. Meyve Bayramını, Ağaç Bayramını ve Kuzu Bayramını düzenli kutlarlar. Babam bu bayramlara beni ve kardeşlerimi götürmez “bunları ileride öğreneceksiniz” derdi.

Bunlardan her yıl 22 Martta kutlanan ve sadece evli olanların katıldığı Kuzu Bayramı’nda akıl durdurucu rezillikler yaşanırdı. Şu kadarını söyleyeyim ki 22 Mart Kuzu Bayramı gecelerindeki Cevat Babuna, TGRT ekranlarından büyük müçtehit edasıyla ahkam belirleyen Cevat Babuna’dan çok farklıdır. Babamın gerçek halini gösteren bir fotoğrafına buradan ulaşabilirsiniz. Annemin de babamın da normal yaşantıları bu fotoğraftakinden 1000 kat daha dejeneredir.

Benim ailemin sebataycı kökenlerinin, kan kampanyasının büyümesinde ve sonra aniden durmasında büyük etkisi olmuştur. Başta “Oktar Babuna Sabetayist aileden geliyormuş” diye kampanyaya destek veren dönmeler, benim göstermelik değil samimi Müslüman olduğumu öğrendiklerinde kampanyayı durdurmuşlar, beni de ölüme terk etmişlerdir.

Babam, Chicago’da ilk işe başladığında işten atılmıştı. İngilizcesi yetersizdi. Fakat sonra Chicago’da mason olmuş ve ardından gazetelerde “Uçan Türk” diye haber olmuştur. Sonra kendisine tüm yollar açılmıştır.

Babam Chicago mason locasında, locaya kayıtlı bir masondur. Beyaz mason eldivenlerini hatıra olarak getirmiştir ve bunları kütüphanesinde.

SABETAYCI BASIN ÇILDIRDI

Sabetaycılar konusundaki gerçeklerin gündeme getirilmesi Sabetaycı basını paniğe sürükledi. Bu nedenle Sabetaycı şeyhlerinden biri ayağa kalktı ve bu yönlendirmeyle tüm basın çıldırmış bir şekilde hareket ediyor. “Nasıl olur da bir çocuk Sabetaycı babasını, ailesini ele verir, Sabetaycıların karanlık gizli yönlerini halka açıklar” diye panik haldeler. Diğer Sabetaycı aileler de deşifre olma korkusu ile büyük bir dehşet yaşıyorlar ve bu nedenle ölüm tehditlerinde bulunuyorlar. Sabetaycılar klasik “medyada tekel ve kartel kurma” yöntemlerinden yararlanarak, dindar Müslümanlara düşmanlık ediyorlar.

**** 
Oktar Babuna'nın itiraflarını okudunuz. Bilmelisiniz ki, sonraki dönemde TGRT'nin tamamen Siyonistlerin eline düşmesinde ülkemizdeki Sabetaycılar büyük rol oynadılar. 

Bilindiği gibi Nurculuk akımını da tamamen #İçimizdekiİsrail ile uluslar arası misyoner, Masonik ve Siyonist teşkilatlar ittifak ederek kurdular. Ülkemizde FETÖ'nün ilk eğitim kurumu, İzmir'deki özel Yamanlar eğitim kurumudur ve bu okul da yine gizli Yahudiler olan Sezen Aksu'nun babası tarafından kurulmuştur. Değil FETÖ, Nurculuk akımının kendisi bile tamamen bu teşkilatların pususudur.

DİKKAT! Bu yayınımızı, Facebook, Instagram, WhatsApp ve benzeri Amerikan/Siyonist menşeli ortamlarda paylaşırsanız, arkadaş listenize ya da takipçilerinize gerçekten gösterildiğinden ve taktik surette sansürlenmediğinizden emin olunuz.





Siz ne diyorsunuz, mümkün mü?


Yedi yıl kanser tedavisi gördüğünü ve bu süreçte 14 kere kemoterapi gibi çok ağır olan, yan etkileri de çok olan bir tedavi de gördüğünü iddia eden Oktar Babuna, "Yaklaşık yedi yılda toplamda 100 bin ilaç yuttum. Bu kanser türünden tedavi olabilen ve hayatta kalabilen tek kişiyim. Defalarca ilik nakli yapıldı." demiş kameraların karşısında...


Bir hesap ettim, yaklaşık yedi yıl değil, tam yedi yıldan bile hesap etsek ve istisnasız her gün ilaç yutmuş olsa bile, toplamda 100 bin ilaç yutmuş olması için, günde 39 ilaç/hap yutması gerekiyor. Sizce bu tıbben mümkün mü?

Üstelik bu ilaçlar kanseri tedavi etmeye yönelik olan güçlü ilaçlar. Bir insan günde 39 aspirin yutsa bile komaya girmez mi? Üstelik her gün 39 ilaç yutmaya da devam edecek, yanı sıra kemoterapi gibi ağır işlemlerden defalarca geçirilecek, yetmeyip sık sık bıçak altına yatacak...

Aramızda hekim var mı? Ben hekim olmadığım için bir kanaat belirtemiyorum ama bu sözler bana bir tuhaf geldi. Aramızda hekim varsa, bu meselede bizi yorumları ile aydınlatabilir mi?

Ukrayna'da Yahudi organ çetesi çökertildi

ukrayna, yahudi organ kaçakçılığı, gizlenen gerçekler, adnan oktar, oktar babuna, organ bağışı, organ kaçakçılığı, organ mafyası, organ nakli, sanhedrin hahamları,
Ukrayna'da Yahudi organ çetesi çökertildi



Ukrayna, başında Yahudilerin bulunduğu, daha çok fakirleri hedef alan bir organ çetesini ortaya çıkardı.

Ukraynalı yetkililer, Yahudi mafyasının yönettiği 12 kişilik bir organ çetesinin bütün üyelerinin tutuklandığını açıkladı.

Ukrayna İçişleri’ne bağlı Organ Ticaretiyle Mücadele Birimi Başkanı Yuriy Kucher dün Kiev’de düzenlediği basın toplantısında “Şebeke daha önce Rusya’ya bağlı ülkelerdeki fakir vatandaşlardan az parayla aldıkları organları sakat olan zenginlere satıyor. Şebekenin başında ise geçen ay tutuklanan bir İsrailli bulunuyor. Tutuklananlar arasında dört tane de doktor var”. dedi.

Hahamların Organ Ticaret Çetesi | Her pisliğin altından onlar çıkıyorlar

adnan hoca, adnan oktar, oktar babuna, kan kampanyası, gizlenen gerçekler, hahamlar, sanhedrin hahamları, organ bağışı, organ kaçakçılığı, organ mafyası, organ nakli,
Hahamların Organ Ticaret Çetesi

ABD’li araştırmacı Scheper-Hughes, ticaretin merkez üssü olarak İsrail, Türkiye, Moldova, Güney Afrika ve Brezilya’yı gösterdi ABD’nin New Jersey eyaletinde perşembe günü yapılan tarihî yolsuzluk operasyonunda; kara para aklama, haraç ve organ ticareti suçlamasıyla tutuklanan 44 kişi arasında yer alan “çöpçatan” lakaplı Levy-Izhak Rosenbaum’un İsrail’deki çaresiz insanlardan 10 bin dolara aldığı böbrekleri, ABD’de böbrek sırası bekleyen hastalara 160 bin dolara sattığı ortaya çıktı. Aynı zamanda bir haham olan Rosenbaum’un, böbreklerini veren insanları dinî kavramları kullanarak ikna ettiği öğrenildi. Komşuları ise Ortodoks Yahudi cemaatinin üyesi olan Rosenbaum’un inşaat işinde olduğunu zannediyor. FBI’ın 10 yıllık çalışması sonucu yapılan eş zamanlı operasyonlar, organ nakil uzmanlarına göre eğer ispatlanırsa, bu, ABD’deki belgelenmiş ilk organ nakli ticareti davası olacak.


BİR NUMARALI ADAM ROSENBAUM
10 yıldır Brooklyn bağlantılı organ nakli ağının izini süren California Üniversitesi Antropoloji Profesörü Nancy Scheper-Hughes, İsrail’deki kaynaklarının Rosenbaum için “ABD’deki bir numaralı adam” dediklerini söylüyor. Araştırmalarında İsrailler için İsrail, Güney Afrika, Türkiye ve diğer ülkelerde yüzlerce yasa dışı organ nakli vakasını ortaya çıkarttığını söyleyen Hughes, satıcıların da Moldova ya da Brezilya gibi fakir ülkelerden temin edildiğini söyledi. 2003 ve 2004 yıllarında Brezilya ve Güney Afrika’da 17 kişi uluslararası organ nakli ticaretine karıştıkları şüphesiyle tutuklanmıştı. Araştırmacılar, tıbbi muayaneleri yapılan Brezilyalıların Güney Afrika’ya gönderilerek orada böbreklerinin alındığını söylüyor. Harvard Üniversitesi’nden cerrah Dr. Francis Delmonica ise dünyanın birçok yerinde organ ticareti olduğunu, böbrek nakillerinin yüzde 10′unun -her yıl beş ila altı bin- yasa dışı yollarla yapıldığını söyledi. Delmonica’ya göre ticaretin en sıcak noktaları Pakistan, Filipinler ve Çin. Bazı organların bu ülkelerde idam edilen mahkûmlardan alındığı da iddialar arasında.


İSRAİL’Lİ HASTA TÜRKİYE’YE GELİYOR

Türkiye, yasadışı organ nakli üssü oldu | İçimizde bunları organize edenler kimler?

organ bağışı, organ kaçakçılığı, organ mafyası, organ nakli, adnan oktar, harun yahya, oktar babuna, kan kampanyası, ilik nakli, gizlenen gerçekler, israil,
Türkiye, yasadışı organ nakli üssü oldu

Özellikle son dönemde artan yasadışı organ nakli konusunda, organ verenlerin en yoğun olduğu Moldova ve Ukrayna ile organ nakli operasyonlarının gerçekleştiği Hindistan, İsrail ve Irak arasında yer alan Türkiye bu konuda üs olarak kullanılan ülkelerden biri 

Kısa bir süre önce yapılan ve 17 ili kapsayan organ mafyası operasyonu dikkatleri yeniden yasal olmayan organ nakilleri ve organ mafyasına çekti. Cumhuriyet'ten Olcay Büyüktaş Akça'nın haberine göre, ekonomik göstergelerin iyiliği ile övünen ancak istihdam yaratma ve gelir adaleti konusunda bir türlü gelişme sağlanamayan ülkede işsizlik, yoksulluk ve çaresizlik nedeniyle zor durumda olan yurttaşlar, internet üzerinden veya simsarlar tarafından sanki ikinci el pazarına araba, ev ya da eşya satar gibi "İhtiyaçtan satılık karaciğer", "acilen satılık böbrek" gibi ilanlar vererek kendi yaşamsal organlarını serbest organ pazarına sürüyor.

SES İzmir Denetleme Kurulu üyesi doktorlar tarafından son dönem operasyonlar üzerine yapılan bir değerlendirme, durumun ne kadar vahim olduğunu gözler önüne seriyor.

Geçen günlerde Ankara, Antalya, Adana, Eskişehir, İstanbul ve İzmir'in de aralarında bulunduğu 17 ildeki organ mafyasına operasyon yapıldığı, gözaltına alınanlar arasında iki profesör, bir eczacı, bir konsolosluk çalışanı, laborantlar ve hasta bakıcıların da yer aldığı çetenin internet üzerinden böbreklerini satışa çıkaran kişilerin organlarını 30 bin liraya aldığı, nakil bekleyen hastalara 500 bin liraya sattığının ortaya çıktığı, tahlillerin özel hastanede, nakillerin de Mısır, Kuzey Irak ve Bağdat'ta yapıldığı hatırlatılan değerlendirmede şu noktalara dikkat çekildi:

* Hastane yakınlarındaki duvarlarda ve internet sayfalarında yer alan sıra dışı ilanlar incelendiğinde geçim sıkıntısı çeken, işten atılan, aylarca iş bulamayan, banka ve kredi kartı borcu olanlar son çare olarak organlarını satıyor.

* Bu durum insanların artık kendi yaşamlarını riske atacak kadar yoksulluk içinde yaşadıklarını gösteriyor.

Ukrayna'da Siyonist Yahudi organ çetesi çökertildi

organ nakli, organ bağışı, yahudiler, siyonistler, sanhedrin hahamları, adnan hoca, adnan oktar, gizlenen gerçekler, masonlar, ukrayana, oktar babuna, kan kampanyası,
Ukrayna'da Yahudi organ çetesi çökertildi



Ukrayna, başında Yahudilerin bulunduğu, daha çok fakirleri hedef alan bir organ çetesini ortaya çıkardı.

Ukraynalı yetkililer, Yahudi mafyasının yönettiği 12 kişilik bir organ çetesinin bütün üyelerinin tutuklandığını açıkladı.

Ukrayna İçişleri’ne bağlı Organ Ticaretiyle Mücadele Birimi Başkanı Yuriy Kucher dün Kiev’de düzenlediği basın toplantısında “Şebeke daha önce Rusya’ya bağlı ülkelerdeki fakir vatandaşlardan az parayla aldıkları organları sakat olan zenginlere satıyor. Şebekenin başında ise geçen ay tutuklanan bir İsrailli bulunuyor. Tutuklananlar arasında dört tane de doktor var”. dedi.

“İSRAİL, Türkiye’de İsrail’de olduğundan daha güçlüdür.”

“İSRAİL, Türkiye’de İsrail’de olduğundan daha güçlüdür.”
“İSRAİL, Türkiye’de İsrail’de olduğundan daha güçlüdür.”

“İSRAEL, Türkiye’de İsrael’de olduğundan daha güçlüdür.” Bu söz Prof. Dr. Yalçın Küçük’e aittir ve /Kalemler kılıçlar/ sitesinin başında yer almaktadır.

İsrail Türkiyede niçin çok güçlü olmuştur? Bu iddia ve hükmün gerekçeleri nelerdir?
Türkiyelilerin bundan haberleri var mıdır?

İkinci Meşrutiyetten (1908) sonra Türkiye, Yahudi nüfuzu ve tesiri dairesi içine nasıl girmiştir?
Yirminci asırda Yahudiler Akdeniz havzasında iki devlet kurdular iddiası mübalağa mıdır yoksa gerçeğin kendisi midir?

Yazık ki, on milyonlarca vatandaşımızın bu iddialardan, bu soru ve konulardan haberi yoktur.
Halk yığınları kötü medya tarafından afyonlanmaktadır.

Futbol, magazin, seks, müstehcen yayınlar. Kısır politika tartışmaları, şarkı söyleyen kedi, gülen horoz, donu düşen manken, çapkın futbolcunun yatak maceraları gündemin birinci maddesi haline gelmiştir.

Sabetayist Adnan Oktar çetesi, Esad'a karşı Türk-İsrail ittifakı kurmak istiyor ve kedicikler konuşuyor.



[Köşeli parantez içindeki cümleler Akademi Dergisi tarafından eklenmiştir.]
Adnan Hoca'nın "kedim" diye seslendiği Aylin Kocaman İsrail haber sitelerinden Jerusalem Online sitesine roportaj verdi.
Rachel Avraham tarafından yapılan röportaj "Esad'a karşı Türk-İsrail ittifakının kurulması gerekir" başlığı altında verildi.
Röportajda Aylin Kocaman, Türkiye-İsrail ittifakının Esad için çok büyük bir tehlike arzedeceğinden bahsederek, Suriye için alınması gereken ilk tedbirin, Türkiye liderliğinde oluşturulacak "İslam Barış Gücü" nün ABD ve diğer batılı ülkelerin desteğini de alarak Suriye'ye yardım amaçlı girmesi olduğunu ifade etti. [Asil kadrosunun tamamının Sabetayist Yahudiler ve diğer çift kimlikli kripto Yahudiler olduğunu isim isim ispat ettiğimiz ve nihayet uzunca inkar süresinden sonra, Lider Adnan Oktar'ın da gerçekte bir gizli Yahudi olduğunu itiraf etmek zorunda bıraktığımız bir çetenin... Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin "çete" dediği bir Adnan Oktar çetesinin, bir de İsrail basını ile böyle bir münasebete girmesi, bu kritik zamanda böyle bir gayret içine girmesi çok dikkat çekici değil mi? Bütün bunların yanına, bir de aynı çeteye mensup başka kadınların, mesela yine Sabetayist bir aileden gelen Ayşe Hüma Babuna'nın, başka birisi üzerine kayıtlı bir cep telefonu numarası kullanarak ABD büyükelçilikleri, İsrail numaraları, MİT, Terörle Mücadele Şubesi, İçişleri eski bakanı Abdülkadir Aksu'nun direkt cep numarası ve daha pek çok yerli yabancı kurum ile iletişim halinde bulunduğunun mahkeme kararı ile tespit edilmiş olduğunu göz önünde bulundurursak her halde neyin ne olduğu, kim saman altından nasıl su yürüttüğü daha net anlaşılabilir.]

Rachel Avraham'in Aylin Kocaman ile yaptığı röportaj üzerine hazırladığı analiz yazısındaki bazı bölümler şöyleydi: 

İslami cemaat kılığına girmiş bir kripto yahudi tarikatı; Adnan Oktar'cılar yahut Harun Yahya'cılar

İslami cemaat kılığına girmiş bir kripto yahudi tarikatı; Adnan'cılar yahut Harun Yahya'cılar
İslami cemaat kılığına girmiş bir kripto yahudi tarikatı; Adnan'cılar yahut Harun Yahya'cılar

Adnan Oktar’ın Çeteci olduğu, Şantajcı olduğu, sübyancı olduğu, küçük kızları cinsi anlamda mağdur ettiği, bu tuzaklardan kurtulmak isteyenlerine gizli ve mikro kameralı tuzaklar kurduğu, gazetecilere ve siyasilere uzanan geniş yelpazede isimlere çok ağır iftiralar türeterek şantaj yaptığı YARGITAY 8. CEZA DAİRESİNİN KESİNLEŞMİŞ KARARIDIR.

Adnan Oktar’ın mistik ve karakteristik Mehdilik hezeyanı içinde olduğu, kendini mehdi zan eden bir akıl hastası olduğu, paranoya, megalomani, şizofreni gibi en ağır akıl hastalıklarına müptela olduğu da ADLİ TIP KURMU GÖZLEM İHTİSAS DAİRESİ’nin 02/02/1987 tarihli ve 32 numaralı raporu ile RESMEN SABİTTİR. Bu nedenle bu hastalıklarının varlığını alay konusu etmeden, halkı ikaz etmek için dillendirmek, yayınlamak ve yorumlarınızda ifade etmek TAMAMEN YASALDIR. SUÇ DEĞİLDİR.

Suç, bunca kesinleşmiş adi suçu işleyenlerin bir de bu ülkenin insanlarına SANSÜR uygulamaya kalkması ve kendini çok büyük bir dini lider ve kanaat önderi göstermeye kalkmasıdır. Adnan Oktar’ın kitaplarının çalıntığı olduğu da sabittir. Bunu da kendisi itiraf etmek zorunda kalmıştır. Bu kitapların pek çoğu, ABD merkezli Siyonistleştirilmiş Hıristiyanların yani Evanjelistlerin, Evrim-Darwinizm karşıtı kitaplarının tercümeleridir.  Adnan Oktar cemaatinin eylemleri ve söylemleri bu Evanjelist Siyonist tarikatın eylem ve söylemleri ile bire bir aynıdır. Bu tarikatın hedefi DECCAL olarak gördükleri Türkleri ve Türkiye’yi bir an önce yok etmek, güneydoğu topraklarımızın da içinde kalacağı bir BÜYÜK İSRAİL DEVLETİ kurmak, sonrasında da dünya çapında tek bir Tanrının Krallığı’nı kurmaktır.

Oktar Babuna YALANCI

Oktar Babuna YALANCI
Oktar Babuna YALANCI



Dr. Babuna’nın, kendisine gereken iliği nisan ayında bulduğunu ortaya çıkaran Sağlık Bakanlığı, ‘Yalanın belgeleri geliyor. Babuna masum değil’ görüşünde



Sağlık Bakanlığı, lösemi hastası Dr. Oktar Babuna'ya uygun iliğin ABD'de nisan ayı başında bulunduğunu, ancak kampanyanın hız kesmemesi için hazirana kadar kamuoyundan gizlendiğini belirledi. Bakanlık, Babuna'nın hastalığının ilik naklini gerektirmediği, bugüne kadar gördüğü ilaç tedavisiyle hastalığın büyük ölçüde geriletildiği görüşüne vardı.

Kemik iliği nakli için düzenlenen kan ve bağış toplama kampanyasının arkasında bir "örgüt" bulunduğu yargısına varan Sağlık Bakanlığı, aralarında Babuna'nın da bulunduğu altı kişi hakkında soruşturma açtı. Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Doç. Dr. Haluk Tokuçoğlu, "Bu işte Babuna da masum değil" dedi.

Bakanlığın Babuna kampanyasını durdurmaya karar vermesine yol açan soruşturmada ilginç iddialara ulaşıldı. Müfettişler, kampanyanın "Adnan Hoca" olarak tanınan Adnan Oktar yanlıları tarafından örgütlenip yürütüldüğü, İstanbul Tıp Fakültesi Vakfı'nın da bu amaçla "kullanıldığı" sonucuna vardı.

Bu gelişme üzerine Babuna, İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mahmut Çarin, Dr. Altuğ Engin, Dr. Cihat Gündoğdu, Ayça Pars, Cenk Yabaş ve Furkan Bayoğlu hakkında soruşturma yapılması istendi.

Bakanlık, Babuna'ya "altıda altı" uygun kemik iliğinin nisan başında ABD'de bulunduğunu, ancak bunun da kamuoyundan gizlendiğini ortaya çıkardı. Yetkililer, Babuna'nın, bakanlığın geçen haziranda kampanyaya el koyduğunu duyurduğu gün, kendisine uygun kemik iliğinin bulunduğunu açıkladığına dikkat çekerek, "ABD'den gerçek belgeleri istedik. Uygun kemik iliğinin bundan 2,5 ay önce bulunduğunu artık biliyoruz. Tüm belgeler yakında elimizde olacak" dediler.

Soruşturmayı yürüten Tokuçoğlu, bu kapsamda bir kampanya gerçekleştirmeye bakanlığın bile gücünün yetmeyeceğini vurgulayarak şunları söyledi:

"Gerçekte Babuna'nın hastalığı KLL Richter sendromu. Bu tanı konulan hastalara kemik iliği nakli yapılmaz. Bir doktor olarak bunu en iyi bilmesi gerekenlerden biri de bizaat Babuna. Ancak tam tersi açıklamalarda bulunup, uygun ilik bulunmazsa 15 gün içinde öleceğini söyledi. Bu da hematologlara saç baş yoldurdu. Kendisine ABD'de ilaç tedavisi yapıldı. Hastalığı da büyük ölçüde geriletildi. Şimdi herşey ortaya çıkmaya başlayınca 'İlik nakli yaptırmayacağım. Devlet böyle istiyorsa evimde ölümü bekleyeceğim' gibi gerçeğe aykırı şeyler söylüyor."

Sağlık Bakanı; Oktar Babuna Yalancı

Oktar Babuna ve Adnancılar Organ Ticareti de mi yaptılar?

Oktar Babuna ve Adnancılar Organ Ticareti de mi yaptılar?
Oktar Babuna ve Adnancılar Organ Ticareti de mi yaptılar?
OKTAR BABUNA'DAN KAMUOYUNA AÇIKLAMA BEKLİYORUZ

Şu anda Adnan Oktar'ın en yakınlarından olan ve Adnan'cıların çoğunluğu gibi kendisinin de Sabetayist bir gizli Yahudi ailenin ferdi olduğu bilinen ve şimdilerde Adnan’ın A9 Televizyonu’nda dini ve ilmi meselelerde aykırı kanaatler belirtip ülkemizdeki samimi Müslümanların tepkilerini üzerine çeken Oktar Babuna'nın...
1999'da, T.C. tarihinin en büyük polisiye terör operasyonları Adnan Oktar ve çetesine karşı yapılırken...

Evi basılıp 3,5 saat didik didik arandığında, "Benim Adnan Hocacılar ile bir alakam/bağım yok." Mealinde “Ben Bilim Araştırma Vakfı'na üye değilim. Adnan Oktar'la topu topu bir iki kez görüştüm. Ama dindar ve muhafazakár bir insan olduğumu daha önce de belirtmiştim’’(1) diye gazetecilere açıklama yaptığını...

Yine Oktar Babuna'nın yakalandığını iddia ettiği kanser çeşidinden, dünya üzerinde kurtulabilmiş tek kişi olduğunu ve yine inanılmaz şekilde bu hastalıktan çok kısacık bir süre içinde kurtulduğunu, Kendisine gazeteciler tarafından bu husus sorulduğunda pek kayda değer bir açıklama yapamadığını...(2)

Oktar Babuna'yı ilik nakli ile bu hastalıktan kurtarmak için başlatılan kampanyada toplanılan ve yurtdışına çıkarılan yüz binlerce kan örneğinden 120 bin kadarının ne olduğunun hala daha kesin olarak bilinemediğini...

Dahası, Sağlık Bakanlığı tarafından toplanan "Etik Kurul" da Babuna'nın hastalığı için "kemik iliği nakline gerek olmadığı" kararına varıldığını... (3)

Dönemin Sağlık Bakanı Osman Durmuş'un bir süre sonra, konu ile ilgili olarak;

Tam takım Yahudiler! Adnan Oktar'ın çekirdek/has kadrosu da kendi gibi gizli Yahudiler

Tam takım Yahudiler! Adnan Oktar'ın çekirdek/has kadrosu da kendi gibi gizli Yahudiler
Tam takım Yahudiler! Adnan Oktar'ın çekirdek/has kadrosu da kendi gibi gizli Yahudiler
Bunlar Müslüman değiller. Hepsi, Müslüman kılığına girmiş Sabetayistler ve kripto Yahudiler... Ve artık İslam davasının arasından bu hainler temizlenmeliler. 

Adnan Oktar ve Sabetayist çetesine karşı bilinçli mücadele kampanyası başlatıyoruz ve Sabetayistleri deşifre ediyoruz.

Bunlar, devletimizin adil hukuku ile yargılanıp vatana ihanetten idam edildikleri ana kadar mücadelemize devam ediyoruz. Paylaşın, duyurun ve bu fitne daha fazla büyümeden durdurun!

Eğer Sabetayist hainler hakkında yeterli bilgiye sahip değilseniz, devam etmeden önce buraya tıklayarak bilgi sahibi olmalısınız. Ve yine öncelikle ifade etmek isteriz ki, gerçek kimliği ile yaşayan, Yahudiliğini gizlemek ihtiyacı duymayan, bizim aramıza sızıp bizden gözükerek bize ihanet etmeyen Yahudilerle hiç bir sorunumuz yok. Herkesin inanç/vicdan/fikir hürriyetine saygımız var. Bizim sorunumuz hain/çift kimlikli, münafık Yahudilerle... İslam davasının arasına sızıp sinsice ve haince İslam'ı bozmak ve müslümanların inançlarını bozmak ve gayretlerini heba etmek isteyenlerle...

Adnan Oktar ve organize suç çetesi, ORGAN ticareti de mi yaptılar?

Adnan Oktar ve organize suç çetesi, ORGAN ticareti de mi yaptılar?
Adnan Oktar ve organize suç çetesi, ORGAN ticareti de mi yaptılar?

O hayatını yaşıyor hastalar ölüyor

İlik bankalarının yetersiz oluşu, lösemi hastalarını ölüme sürüklüyor. Olay, Oktar Babuna skandalına dayanıyor.
6 yıl önce Babuna için toplanan 160 bin ilik örneğinden 120 bini kayıp. Peki ne olacak? 


***

Babuna hayatta kaldı ama hastalar tek tek ölüyor 

Dr. Oktar Babuna için başlayan kampanya pek çok soru işaretiyle gölgelendi. Bu yüzden ilik bankası hala işlemiyor ve pek çok hasta ölüyor.

Altı yıl önce küçük bir gazete ilanı Türkiye'yi ayağa kaldırmaya yetti. İlana bakılırsa Dr. Oktar Babuna kan kanseriydi, sayılı günü kalmıştı. Uygun bir ilik bulunması gerekiyordu ve 10 milyar lira ödül verilecekti. Haber gazetelerde yayınlanınca onbinlerce kişi kan vermek için sıraya girdi. Genelkurmay Başkanlığı'ndan üniversitelere kadar hemen herkes genç doktorun hayatını kurtarmak için seferber oldu. Toplanan kanlar Türkiye'deki kapasite yetmediği için dünyanın dört bir yanındaki laboratuvarlara gönderildi. Kampanya bütün hızıyla sürerken itirazlar yükselmeye başladı. Uzmanlar bu işin "ödül karşılığı" yapılmasının ahlaka uygun olmadığını söylüyordu. Bir kemik iliği bankasının böyle alelacele kurulması doğru değildi. Bazı uzmanlar da Richter türü kanserde ilik nakli değil, yoğun kemoterapi yapılması gerektiğini söylüyordu. Ancak bu itirazlar cılız bir ses bile olamadı. Dönemin Sağlık Bakanı Osman Durmuş kampanyayla ilgili şüphelerini yüksek sesle dile getirdi. Durmuş öncelikle dünya üzerinde "ücretsiz" doku analizi yapan laboratuarlar varken, milyon dolarlık laboratuvar faturalarına itiraz ediyordu. Ayrıca kanların "stratejik" olarak başka işlerde kullanılabileceğini söylüyordu. Ve en son bomba da Dr. Oktar Babuna'nın "Adnan Hocacılar" olarak adlandırılan gruptan bir isim olmasıydı. Bu grup gizli çekimlerle şantajdan, "montaj" fotoğrflarla karalamaya kadar bir dizi suçlamaya karışmıştı ve "organize suç çetesi" olarak yargılanıyordu. Oktar Babuna Adnan Hoca'nın müridi olduğunu gizliyor, soruları "Herkes yardım ediyor" diye geçiştirmeyi tercih ediyordu. Oysa kampanyanın merkezinde "Adnan Hocacılar" vardı, işin mali yanının bir bölümü ise İstanbul Tıp Fakültesi Vakfı tarafından üstlenilmiş, vakıf yöneticileri sonradan bu ilişkiden de pişman olmuştu. Bu iddialar ve "Bağışlar Adnan Hoca'ya" gidiyor endişesi kampanyanın hız kesmesine yol açtı. Temmuz ayına gelindiğinde kampanyalar Sağlık Bakanlığı tarafından durduruldu. Toplanan "Etik Kurul" da Babuna'nın hastalığı için "kemik iliği nakline gerek olmadığı" kararına vardı.

KANLAR REHİN KALDI 

Sabetayis(Gizli Yahudi) bir ailenin ferdi olan Oktar Babuna
Sabetayis(Gizli Yahudi) bir ailenin ferdi olan Oktar Babuna

Kan vermek için sıraya giren kalabalık ve heyecan dinince fatura da ortaya çıktı. Kampanya boyunca 160 bin kişiden kan alınmıştı. Bunlardan 40 bini Türkiye'de, Mahmut Çarin'in yönetimindeki ilik bankasını oluşturdu. Geriye kalan 120 bin örnek ise yurtdışındaki laboratuvarlarda "rehin" kaldı. Kampanya'da yaklaşık 5 milyon dolar toplanmış, paranın büyük bölümü Çapa'daki ilik bankası için cihaz alımına harcanmıştı. Ancak borçlar dikkat çekiciydi. Sadece ABD'deki bir laboratuar 95 bin örneğin sonuçlarını vermek için 3.4 milyon dolarlık bir fatura çıkardı. Sağlık Bakanlığı faturayı ödemeyi reddetti. Bu kan örneklerinin sonucu bu güne kadar Türkiye'ye getirilemedi.

FATURA AĞIR 


Her yıl 2 bin 500 kişinin lösemiye yakalandığı tahmin edilen Türkiye'de bir "kemik iliği" bankası pek çok hayat kurtarabilirdi. Aslında mevcut üç ayrı kemik iliği bankası vardı. Ancak ellerindeki doku örnekleri yetersizdi. İstanbul Tıp Fakültesi, Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı'nda Mahmut Çarin'in yönetimindeki "İlik Bankası"nda değişen açıklamalara göre 40 bin ile 60 bin arasında örneğe ulaşıldı. Fakat Adnan Hocacı'ların yürüttüğü kampanyanın faturası zamana yayılıyordu ve ağırdı. Öncelikle lösemi hastaları ve yakınları "ilik naklinin" hayat kurtardığına inanmış, diğer tedavileri reddetmeye başlamıştı. Bunun dışında organ bağışı ve doku örneği konusunda bir tıkanma ortaya çıktı. Hızla ve alelacele yürütülen kampanyanın yarattığı şaibeler yüzünden "İlik Bankası" kurumlaşamadı. Sadece son birkaç yılda ilik nakli için sırada bekleyen bin 300 civarındaki hastadan 400'ü öldü! İlik Bankası'nın kurumlaşamamasında "Babuna Kampanyası"na büyük destek veren resmi ve sivil kuruluşların yaşadığı hayal kırıklığının rolü tartışılmazdı. Kampanyadan sonra bazı gazete haberlerinde "Tüyler ürperten iddilar" da ortaya çıktı. "Babuna Kampanyası"na katılan emekli öğretmen Güler Ergin daha sonra telefonla arandığını ve "İlik için dokularınız uymadı ama böbrek verebilirsiniz" diye "baba" Cevat Babuna tarafından arandığını söylüyordu. Benzer biçimde kampanyaya katılan Mahir Yavaş da "Amerika'ya götürülme" teklifi aldığını, ancak uyarılar üzerine vazgeçtiğini gazetecilere anlatıyordu. Kampanyaya katılan iki ayrı kişinin "araması" güvenlik için soru işaretlerini de ortaya çıkardı.

BANA GURUR VERİR! 
Oktar Babuna ise olup bitenlerden pek de rahatsızlık duymuyor. Geçmişte "onlar da yardım etti" diye geçiştirdiği soruyu bugün "Adnan Hoca'nın arkadaşı olmak bana gurur verir" diyecek kadar rahat biçimde cevaplıyor. Kampanyanın yol açtığı hayal kırıklığını ise kabullenmiyor. Babuna Kampanyası'ndan altı yıl sonra manzara özetle şu; Oktar Babuna hayatını sürdürüyor, hastalar ise ölüyor.... kırıklığına dönüştü. Yaratılan güvensizlik organ nakli ve "İlik Bankası'na darbe indirdi.
 


http://arsiv.sabah.com.tr/2005/04/27/cp/gnc109-20050417-102.html 


****

Adnan Hoca'nın ahlakını örnek aldım 

* Çok sınırlı bir süreniz olduğu söyleniyordu. Ancak aradan altı yıl geçti? 


Amerika'daki MD Anderson Kanser Hastanesi'nde en öldürücü kanser olan Richter's Sendromu tanısı kondu. Bu hastalar en fazla 6 ay yaşıyorlar. "Bu süreyi aşmışsın 1-2 aylık ömrün kalmış olabilir. Sana deneysel bir tedavi verelim ve eğer kaldırabilirsen kemik iliği naklini deneriz" demişlerdi. Geçirdiğim 2 kemik iliği nakli, 12 kemoterapi tedavisi ve aldığım 100 bin haptan sonra bugün yaşayan tek hasta olduğumu söylüyorlar.

* Hastalığınızın ilik nakli gerektirmediği belirlenmişti... 



İki kemik iliği naklinden sonra bugün dünyada bu hastalıkla yaşayan tek hasta olduğumu tedavi olduğum hastanedeki dünyanın en ünlü uzmanları söylüyorlar.

* Uyumlu dokunun daha önce bulunduğu ancak kamuoyundan gizlendiğini ileri sürülmüştü.. 




Uygun ilik dünya bankasından bulunmuştu. Bunu bana bildiren de kampanyanın durdurulduğu gün olan 17 Haziran 1999 tarihli bir fakstı. Bu kadar ölümcül bir hastalıkla mücadele ederken hem uygun ilik bulunup hem de bunu nasıl 2.5 ay saklayabilirdim? Siz de takdir edersiniz ki bu hem akla hem mantığa aykırı bir iddia. Kampanyada bana uygun hiç bir verici çıkmadı.

* Hastalık "ölümcül" dediniz. Bu konuda kandırıldıklarını düşünenleri haksız mı buluyorsunuz?

 Sağlık durumumun kötüye gitmemesinin ve şifa bulmamın kimsede olumsuz bir düşünce uyandırdığını düşünmüyorum. Kim bir hasta için 'acaba neden ölmedi' veya 'acaba neden kötüleşmedi' diye düşünebilir. İnsanlarımızı tenzih ederim böyle bir düşünce çok zalimce olur. Böyle bir şey güvensizlik değil aksine vicdanı olan herkes için olsa olsa bir mutluluk sebebidir.

* Siz kendinizi Adnan Hocacılar'dan biri olarak mı değerlendiriyorsunuz?



 Adnan Oktar Beyefendi Harun Yahya müstear ismiyle 250'nin üzerinde kitap yazmış, dünya çapında bir alim ve yazar. Adnan Bey'in ahlakını kendime örnek alıyorum. Eğer beni söylediğiniz gibi Adnan Bey arkadaşı olarak kabul ederse bu benim için çok büyük bir şeref olur.

* "Babuna Kampanyası" ile doku bankası konusunda etkileri bu gün de görelen bir güvensizlik yaşandı? 

Bu dünya tarihinin en büyük sivil hareketi olarak tarihe geçti. 30 senede yapılamayanları 3 ayda gerçekleştirdik. Ulaştığımız 160 bin doku örneğine İngiltere 30 senede ulaşmış. Türkiye zaman kaybetmek bir yana 30 sene ileriye gitti. Eğer önü kesilmeseydi milyonlarca veriyle dünyanın en büyük kemik iliği bankası bizde olacaktı.

* Güler Ergin isimli bir emekli öğretmen kampanyada kan verdiğini, bir süre sonra babanız Cevat Babuna'nın kendisini aradığını ve böbreğini vermeyi teklif ettiğini ileri sürdü? 



Kemik İliği Bankası verilerine İstanbul Tıp Fakültesi'nde dönemin Tıbbı Biyoloji Bölümü Başkanı Prof. Mahmut Çarin'den başkasının ulaşması mümkün değildir. Dolayısıyla bu haber bana ve aileme o dönem bir kısım medyada nasıl iftiralar atıldığının çok güzel bir kanıtıdır. 


http://arsiv.sabah.com.tr/2005/04/27/cp/gnc111-20050417-102.html 

***

Sağlık Eski Bakanı Osman Durmuş
Sağlık Eski Bakanı Osman Durmuş
Pazarlık yapmaya kalktılar 

Hastadan bilgisi dışında genetik amaçlı kan alamazsınız. Bu suçtur. Yapılacak her işlemin bilgi olarak sunulması lazım. Hasta hakları bakımından bu zorunludur. Yapılan işlem o gün için yanlıştı. Kemik iliği temin amaçlı değildi. Zaten böyle bir dertleri yoktu. Babuna, bir devlet yöneticisi gibi uluslararası temaslarını sürdürüyor. Adnan Hoca'yı savunuyor. Bu dokuların kimlik bilgileri kimlerin elinde bilmiyoruz. Bu verilerle her türlü HDA tiplemeniz yapılabilir. Bu şu anlama gelir. Sizin böbreğinizin bir alıcıya uygun olup olmadığını anlayabilirler. Bu bilgiyi falanca hastayı arayıp sorumlu olmayan bir kişi arayıp söyleyebiliyorsa burada sorun vardır. Bu gün geri kalmış ülkelerde organ ticareti yapılıyor. Bunun Türk halkı üzerinde yapılmayacağının garantisi nedir? Kan örneklerini inceleme parası istemeye kalktılar. Kamu'da ihale vardır, sipariş vardır. Devletin böyle bir siparişi yok. Babuna gönüllüleri diye bir grup çıktı, kumbaralarla para topladı. Bakanlığa gelip 3 milyon dolar para öde diyorlar. Laboratuvarlar 600 bin dolara kadar indiler. Kayıtları var. Devletimizde böyle bir uygulama yok, alınan paranın yüzde 20'si size verilir dedik. Bu defa yüzde 35 dediler. Biz pazarlık yapmayı reddettik. 


http://arsiv.sabah.com.tr/2005/04/27/cp/gnc110-20050417-102.html 

Konu başlıkları

15 temmuz 16 nisan 33. derece masonlar A9 TV abd abdullah öcalan abdülkadir selvi acun ılıcalı adamlık dini adil serdar saçan adnan hoca adnan hoca gerçekleri gizlemeye çalışıyor adnan hoca'nın kızları adnan hoca'nın seks tuzakları adnan menderes adnan oktar Adnan Oktar (Harun Yahya) adnan oktar apo kadar tehlikelidir adnan oktar cinayet adnan oktar çetesi adnan oktar davaları adnan oktar hain mi adnan oktar israil'e mi çalışıyor? adnan oktar kedi adnan oktar kimdir Adnan Oktar Kimdir adnan oktar kime çalışıyor adnan oktar mason mu adnan oktar mehdi mi adnan oktar paranoyak mı adnan oktar ruh hastası mı? adnan oktar siteleri neden kapattırıyor adnan oktar şantaj adnan oktar tv adnan oktar ve çetesine polis baskını adnan oktar ve çıplak namaz adnan oktar ve mossad adnan oktar ve nazım kıbrisi adnan oktar ve organ kaçakçılığı adnan oktar ve sabetayistler adnan oktar videoları Adnan oktar yahudi mi adnan oktar'a dava açmak adnan oktar'ın 46 raporu adnan oktar'ın aldığı cezalar adnan oktar'ın davaları adnan oktar'ın kızları adnan oktar'ın mahkemeleri adnan oktar'ın motorları adnan oktar'ın sapık fetvaları adnan oktar'ın zenginliğinin kaynağı adnan oktarın etrafı gizli yahudiler mi adnanoktar adnanoktar mehdi mi ahit'in çocukları ahmet gündel ahmet hulusi ahmet takan ahmet yavuz ahu paşakay ahu tuğba ak parti akademi akademi dergisi akıl hastası akit akp'nin gerçek yüzü aladağ yangını alev babuna ali erbaş ali tulum altuğ müştak berker altuğ revnak eti anadolu ajansı anal seks anayasa mahkemesi ankebut ağı ankebut operasyonu arizona armagedon askerlik aslı süme efeoglu aşı atatürk eşcinsel miydi atatürk gay miydi av serdar öztürk av. fatih mehmet doğan av. gülcan karakaş avrupa insan hakları mahkemesi avukat ceyhun gökdoğan avukat serdar öztürk ayça pars aydan saraçoğlu ayetullah humeyni aylin atmaca aylin kocaman ayşe arman dormen ayşe hüma babuna ayşe pınar akkaş ayşegül esra atik ayşegül hüma babuna ayşin altuniç güven aytunç erkin azerbaycan b'nai b'rith bacılar başkanlık bav beyaz tv bilderberg bilim araştırma vakfı binboğa sıddık yarman bora can yıldız bosna hersek bozulmuş tevrat BST yapı bülent arınç bülent ersoy büyük israil büyük israil projesi bylock caner taslaman canlı cansu canan özgen cem küçük cem sedat altan cevat babuna ceylan özgül ceza chp cia cia ajanı fethullah gülen cinsel istismar cinsel sapıklık cnn türk cumhurbaşkanı cübbeli ahmet hoca cüneyt özyaşar çağla saraç darbe tiyatrosu darwinizm deli raporu deprem derin devlet devlet bahçeli didem ürer dilek güngör dinler arası diyalog diyanet işleri başkanı doç dr. sefa saygılı donald trump ebru şimşek ebru yılmazatilla umur ece koç edip yüksel ehl-i sünnet ekşi sözlük emine mine kalça emre dorman emre yaşar ertüzün ensest aile içi sapıklık ensest ilişkiler ve adnan oktar ergenekon ergenekon davası erol simavi erol şimşek esat tyontuç eserleri esra saraçoğlu esrar evanjelistler evet fahrettin aslan faruk çelik fatih erbakan fatih tezcan fatma ceyda ertüzün fazilet partisi fehmi çalmuk ferhunde eda babuna fethullah gülen fetö fırat develioğlu fikret seçen franco frattini gerçek yüzü gizlenen gerçekler gizli dünya devleti gizli ermeniler gizli yahudiler global yayıncılık goyim gökalp barlan gülgün feyman gülgün göktan gülşah güçyetmez Gürkan Hacır güzin erkan onat haber türk habertürk hadi salihoğlu hahamlar haiti depremi halil hilmi müftüoğlu harun yahya harun yahya belgeselleri harun yahya kimdir harun yahya kitapları harun yahya videoları hayır hırsızlık hipnoz humeyni hür ve kabul edilmiş masonlar hürriyet hüsamettin özkan hüseyin avni mutlu ılgaz zorlu ibrahim seral köprülü ibrahim tuncer ibranice içimizdeki israil iftira ilik nakli inşaallah intihal / aşırma eserler intihar inuray tınar İslam'a zarar veriyorlar islamcılık israil israil ajanı italya izle Kabala kainatın ulu mimarı kan kampanyası kara mizah kara para kardeşler kartal iş kedicikler kenan oktar kerem hasanoğlu kıyamet alemetleri kızıl elma kızıl imamcılar kimdir kitapları koç üniversitesi korkutma korona köşe yazıları kripto Yahudiler kripyo yahudiler kurtlar vadisi pusu kürt yahudileri levent göktaş lions klübü lions klüpleri loca madde hayal mi maddenin ardındanki sır martin luther king mason listesi masonalr masonlar masonluk maşaallah materyalizm mavimarmara mehdi mehdi adnan oktar mehmet baransu mehmet coşkun pamir mehmet ender daban Mehmet Fahri Sertkaya mehmet noyan orcan mehmet şevket eygi melhame-i kübra melisa aslı pamuk meltem daban meral kalça mert sucu merve büyükbayrak mesut yar mevdudi mhp mikro kameralı seks tuzağı milli gazete milli görüş milliyet mine kırıkkanat miras mossad muazzez abacı muazzez ersoy muharref bozulmuş tevrat muharref tevrat muharrem ballı murat ünal mustafa keser muta nikahı necmettin erbakan nedim keçeli negehan alçı nevin özkan nil kalkavan nurculuk nuri özbudak nurşah aksoy nüfuz elde etmek oben karatepe oda tv oğuzhan asiltürk okan kaan bayülgen Oktar babana oktar babuna onur akay operasyon oral seks organ bağışı organ kaçakçılığı organ mafyası organ nakli osman durmuş osman sınav oy öldürüldü mü örgüt lideri pakraduniler pelin batu pınar tezcan pınar turan PKK polat türkmen pornocu kesetçi adnan oktar posta ptt pul müzesi rasim ozan kütahyalı recai kutan recep tayyip erdoğan referandum reza zarrab rotary klüpleri rtük rus ihtilali saadet partisi sabetay sevi sabetaycılar sabetayist listesi sabetayistler sabetayistlerin şifreleri sabetayistlik sabetayizm sadettin tantan sağlık bakanı said-i nursi sanhedrin hahamları sansür satanizm savaş kalafat savcı sebahattin önkibar seçim sefa saygılı selahattin demirtaş serdar dayanık seyret seyyid mi show tv siyasal islam siyonist israil siyonistler siyonizm slider sosyal ağlar sözcü suç suikast suprem konsey suriye sorunu süleyman demirel süleyman soylu süleymancılar cemaati süprem konsey şener şen şeyh abdülkerim şiilik şikayet şizofren taciz ve tecavüz tahsin akkaş talat halman tarkan yavaş tbmm tevrat teyfur erdoğdu TGRT tımarhane trt tuğçe eyilik tuncay opçin tuncay tokay tunçay tokay turgay ciner tülay kumaşcı tv8 ukrayna uyuşturucu ünlü sabetaycılar üsteğmen serdar öztürk Vahdet-i Vücud video video izle videolar yahudi organ kaçakçılığı yahudiler yahudilik yakup balaman yalancı mı yalçın küçük yargıtay kararı yazarlar yeliz sucu yeni şafak yeniçağ yıldırma yılmaz kuruca yolsuzluk york testi youtube yusuf erkan özoğuz yüksek islam ahlakı zeynep şener zihin kontrolü zihin/Beyin Kontrolü - Telegram zina zor ve tehdit