Top Social

Image Slider

Oktar Babuna ve Adnancılar Organ Ticareti de mi yaptılar?

Oktar Babuna ve Adnancılar Organ Ticareti de mi yaptılar?
Oktar Babuna ve Adnancılar Organ Ticareti de mi yaptılar?
OKTAR BABUNA'DAN KAMUOYUNA AÇIKLAMA BEKLİYORUZ

Şu anda Adnan Oktar'ın en yakınlarından olan ve Adnan'cıların çoğunluğu gibi kendisinin de Sabetayist bir gizli Yahudi ailenin ferdi olduğu bilinen ve şimdilerde Adnan’ın A9 Televizyonu’nda dini ve ilmi meselelerde aykırı kanaatler belirtip ülkemizdeki samimi Müslümanların tepkilerini üzerine çeken Oktar Babuna'nın...
1999'da, T.C. tarihinin en büyük polisiye terör operasyonları Adnan Oktar ve çetesine karşı yapılırken...

Evi basılıp 3,5 saat didik didik arandığında, "Benim Adnan Hocacılar ile bir alakam/bağım yok." Mealinde “Ben Bilim Araştırma Vakfı'na üye değilim. Adnan Oktar'la topu topu bir iki kez görüştüm. Ama dindar ve muhafazakár bir insan olduğumu daha önce de belirtmiştim’’(1) diye gazetecilere açıklama yaptığını...

Yine Oktar Babuna'nın yakalandığını iddia ettiği kanser çeşidinden, dünya üzerinde kurtulabilmiş tek kişi olduğunu ve yine inanılmaz şekilde bu hastalıktan çok kısacık bir süre içinde kurtulduğunu, Kendisine gazeteciler tarafından bu husus sorulduğunda pek kayda değer bir açıklama yapamadığını...(2)

Oktar Babuna'yı ilik nakli ile bu hastalıktan kurtarmak için başlatılan kampanyada toplanılan ve yurtdışına çıkarılan yüz binlerce kan örneğinden 120 bin kadarının ne olduğunun hala daha kesin olarak bilinemediğini...

Dahası, Sağlık Bakanlığı tarafından toplanan "Etik Kurul" da Babuna'nın hastalığı için "kemik iliği nakline gerek olmadığı" kararına varıldığını... (3)

Dönemin Sağlık Bakanı Osman Durmuş'un bir süre sonra, konu ile ilgili olarak;

Binbir surat Adnan Oktar; "Mehdi de Seyyid de değilim."

Binbir surat Adnan Oktar; "Mehdi de Seyyid de değilim."

Ha İsrail’in kurucusu kabul edilen David ben Gurion ha Adnan Oktar... Hedefleri ve gerçek faaliyet sebepleri açısından ikisi arasında hiçbir fark yok.

400 senelik toprağımız Filistin’de İsrail terör devletini kurmayı başaran kadroları taklit edip örnek alan, yarım kalmış planı tamamlayıp bizim güneydoğu topraklarımızın da içinde kalacağı Büyük İsrail Devleti’ni kurmaya çalışan, bunun için İslam dinini, Türk – İslam Birliği idealini, Mehdiliği ve Seyyidliği ve çeşitli kavram, kurum ve dini şahısları bir araç olarak kullanan kripto Yahudiler var ülkemizde...

Ve uluslar arası desteğe sahip, CIA MOSSAD ve Sanhedrin tarafından kollanan bu hain çetelenme, yine gizli bir Yahudi olan Adnan Oktar’ı bir sembol olarak kullanıyorlar.

Son zamanlarda yalan beyanlarla, sahtekarlıkla, uydurma bir şecere ile, 75 milyon insanı aldatarak kendini “Seyyid yani peygamber soyundan” göstermek isteyen Adnan Oktar, 27 Mart 1988 tarihli Nokta Dergisi'nde, kendisine sorulan sorular üzerine ne cevap veriyor;

Adnan Oktar ve HAİN kripto Yahudi çetesi, CIA ile doğrudan bağlantılılar ve hala komplo kuruyorlar

Adnan Oktar ve HAİN kripto Yahudi çetesi, CIA ile doğrudan bağlantılılar ve hala komplo kuruyorlar
Adnan Oktar ve HAİN kripto Yahudi çetesi, CIA ile doğrudan bağlantılılar ve hala komplo kuruyorlar


 “Adnan Hoca”cı olarak bilinen Ayşegül Hûma Babuna ve Aylin Atmaca’nın, Silivri’de tutuklu Gazi Üsteğmen Serdar Öztürk hakkında açtıkları “hakaret ve iftira” davasına Ankara’da devam edildi. Bu duruşmada da Mahkeme Başkanı, avukatlar ve izleyiciler arasında birbirinden ilginç diyaloglar yaşandı.
Emekli Albay Levent Göktaş Ergenekon’dan tutuklandı. Kısa bir süre sonra da Göktaş’ın avukatlığını yapan Serdar Öztürk bürosunda “İrticayla Mücadele Eylem Planı”nın ıslak imzalı belgesi bulunduğu iddiasıyla Silivri’ye kondu. Mahkemedeki savunmasında Öztürk, Ayşegül Hûma Babuna ve Aylin Atmaca isimli kadınların bürosuna gelmesinden sonra bu komploya maruz kaldığını anlattı.
AHMET GÜNDEL AVUKATI
Her iki isim de Öztürk hakkında “iftira ve hakaret” davası açtı. Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 26 Eylül’de yapılan ilk duruşmaya, Babuna ve Atmaca katılmadı. 29 Ocak’taki duruşmada sadece Babuna hazır bulundu. Babuna ve Atmaca’nın avukatlığını üstlenen ismin emekli savcı Ahmet Gündel olduğu görüldü. Öztürk’ün avukatı Demet Reçber o duruşmada mahkemeden aldıkları Babuna ile Serdar Öztürk arasındaki telefon kayıtlarını dinletmek istedi. Ancak Gündel, “Bunların yasal olup, olmadığını bilmiyoruz” diyerek, kayıtların dinletilmesini engelledi.    
Dünkü duruşmaya ise Aylin Atmaca katılırken, ses kayıtlarının muhatabı Babuna gelmeyince merakla beklenen telefon konuşmaları bir kez daha dinletilemedi. Avukat Ahmet Gündel bu defa da, “Ses kayıtları Serdar Öztürk’ün dinlenmesi kararı açısından yasal olabilir, ama müvekillerim açısından yasal değildir, tesadüfen elde edilmiş delil niteliğindedir” diyerek, kayıtların dinletilmesine yine karşı çıktı. Gündel, Öztürk’e komplo veya bürosunda “İrticayla Mücadele Eylem Planı”nın bulunması konularının bu mahkemenin değil, Silivri’deki 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin işi olduğunu da öne sürdü. 
TARAF’TAN DUYDUK
Gündel, Öztürk’ün avukatı Demet Reçber’in, Aylin Atmaca’ya sorular sormasını da engellemeye çalıştı. Ancak Mahkeme Başkanı Avni Mis’in devreye girmesi üzerine Atmaca soruların bir kısmını cevapladı. Reçber, cevaplardaki çelişkilere dikkat çekerek, bunların tutanaklara geçirilmesini istedi.
Aylin Atmaca savunmasında, Öztürk için “Akıl sağlığıyla ilgili problemi olabilir” ifadesini kullandı. Atmaca, Öztürk’ün tutuklanmasından sonra arayan yardımcısı Avukat Demet Reçber’in kendilerini büroya davet ettiğini, ancak televizyonlarda Öztürk’ün bürosunda “İrticayla Mücadele Eylem Planı” bulunduğu için tutuklandığını duyunca, gitmediklerini de anlattı.   
Bunun üzerine Avukat Reçber, Öztürk’ün bürosunda sözkonusu belgenin bulunduğunu kendilerinin de ilk kez 12 Haziran’da Taraf Gazetesi’nde yayınlanan haberle öğrendiklerini belirterek, Aylin Atmaca’yı bu tarihten önce aradığını vurguladı.
SİLİVRİ’YE DE DÜŞÜLSE
Reçber, Aylin Atmaca’nın telefon görüşmeleriyle ilgili Telekominikasyon İletişim Başkanlığı’ndan gönderilen iki kayıt arasında farklılık olduğuna dikkat çekerek, “16 Ekim tarihli belgede 25 kayıt, 9 Ocak tarihli belgede 4 kayıt görünüyor. Acaba TİB’te tanıdığı mı var? Bu kayıtlar böyle nasıl azaldı?” diye sordu.
Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Avni Mis, “Tanıdığı olsa bile hiç söyler mi?” karşılığını verdi.
Duruşmada, Mahkeme Başkanı Mis ile izleyiciler arasında bol bol Silivri sohbeti de oldu. Kalabalık izleyici grubunu gören Başkan Mis, “Silivri’yle buranın yolu karıştırılıyor galiba. Bu ekip Silivri’ye de gidiyor mu?” diye sordu. Bir ara “Bu duruşmanın üzerine düşüldüğü, buradakiyle ilgilenildiği kadar Silivri’nin de üzerine düşülse ya!..” dedi. İzleyicilerden birisinin izin isteyerek, duruşmadan ayrılması üzerine, “Demin mahkememizi methediyordun, şimdi bırakıp gidiyorsun, beğenmedin mi?” esprisini yapan Başkan Mis’in, avukatların 13. Ağır Ceza Mahkemesi ifadelerini tutanaklara, “Silivri” olarak geçirmesi de dikkat çekti.
Bir sonraki duruşma 10 Nisan’a ertelendi.
Müyesser Yıldız
Odatv.com 
27.02.2013 15:08

********


Yeniçağ gazetesinden Sabahattin Önkibar yazdı:

“Kısa bir süre önceydi.  Sekreterim Bilun, emekli Korgeneral Hasan Kundakçı’nın yeğeni olduğunu söyleyen birinin randevu istediğini söyledi.

Hasan Kundakçı’yı tanımadığım için talebi önemsemedim ve bakarız deyip geçiştirdim.
Sekreterim ertesi gün aynı kişinin tekrar aradığını ve çok önemli bir mesajla, belge getireceğini söyleyerek randevu talebini yineledi. 

Adnan Oktar’ın müritleri
Bilgi ve belge denince, gazetecilik merakı ya, yarın öğleden sonra gelsin dedim.
Ertesi gün odama uzun boylu iki hanım geldi.
Bir tanesi sizinle yıllar önce de karşılaşmıştık, hatırladınız mı, ben Hasan Kundakçı Paşa’nın yakınıyım dedi.
Hatırlayamadığımı söyleyerek “Buyurun sizi dinliyorum” dedim.
Başladılar anlatmaya...
Meğer bu iki hanım Adnan Oktar grubuna mensupmuşlar ve camialarını tanıtmaya gelmişler.
Doğrusu ilgimi çekti çünkü Adnan Oktar’ı hiç görmemiş ve konuşmamıştım ama hakkında pek çok efsane dinlemiştim.
Sorular sordum, cevaplar aldım!
Masonlar ve Siyonistlerle ilgili söyledikleri dikkatimi çekti...
Dahası, evrim teorisi bağlamındaki faaliyetleri ile Türk-İslâm fikrine olan sıcak yaklaşımları da ilgimi çekti ve onlardan bu çalışmaların neler olduğunu istedim.
Yarın fakslarız dediler ve bir süre sonra ayrıldılar. 

Sorular ve belgeler!
Gerçekten ertesi gün geniş bir bilgi notu gönderdiler.
Bir kaç gün geçti, telefonla beni İstanbul
Çırağan Otel’de Adnan Oktar’ın da katılacağı bir etkinliğe davet ettiler.
Gitmedim.
Çok sürmedi kısa bir süre sonra yine bir
telefon:
“Sabahattin Bey, Çırağan Sarayı’nda iftarımız var, Adnan Beyler de gelecekler, sizi misafirimiz olarak ağırlamak istiyoruz”.
Teşekkür ettim yine gitmedim.
O arada bana yapılan ziyaretten abartısız bir ay sonrasında yani 29/9/2010 tarihinde Adnan Hoca’ya mensup iki ismin bana yaptığı ziyareti ve anlattıklarını ilgi çeker diye köşemde yazdım.
Yazmaz olaydım!
Acayip bir taarruza uğradım! 

İki isme dikkat!
Bana Adnan Hoca’nın gizli adamı diyenlerden, sen de mi devşirildin diyenlere kadar pek çok hücum yapıldı!
Böyle şeylere, yani okur tepkilerine alışkın olduğum için umursamadım ama önceki gün aldığım bir faksa bayağı şaşırdım..
Faksı gönderen Silivri Hapishanesi mukimi, yani bazılarının ifadesi ile “Ergenekoncu” Serdar Öztürk’tü!
Daha doğrusu Avukat Demet Reçber, Serdar Öztürk’ün adına göndermişti!
Uzun faksın ilişiğinde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne verilen dilekçelere kadar pek çok belge vardı.
Serdar Öztürk şahsıma atfen gönderttiği faksta Adnan Hoca ile ilgili yazıma değindikten sonra, iki ismi telaffuz ediyor ki işte o benim dudağımı uçuklattı!
Bunlar Aylin Atmaca ile Ayşegül Huma Babuna idi. 

CIA ile ilişkili
Serdar Öztürk’e göre bu iki hanım CIA ve Emniyet İstihbaratla çok yakın ilişkiler içindeydi ve en önemlisi Babuna ile Atmaca kendi bürosu dahil kendisi gibi hedef seçilen Avukat M. Hüseyin Buzoğlu, Avukat M. Hüseyin Göktaş ve Avukat Vural Ergül’ün bürolarını da keşif amaçlı olarak, bir bahane uydurarak ziyaret etmişler ve akabinde bu bürolarda yapılan aramalarda malum CD’lerle sözde Ergenekon belgeleri bulunmuştu
Dahası bu iki ismin verdiği telefon numaraları da kendilerine ait değil, başka başka isimlere kayıtlıymış ve de bu isimler yine çok sık yurt dışına çıkıyorlarmış!
Gönderilen faksı okur okumaz emin olmak için Korgeneral Hasan Kundakçı ismiyle bana gelen iki hanımın isimlerini sekreterim Bilun’a bir kez daha teyid ettirdim.
Evet gelenlerin adı Aylin Atmaca ile Ayşegül Huma Babuna idi! 
Tezgah uyarısı!
Hayır, 29/9/2009 tarihli yazımda Adnan Oktar grubuna mensup Huma Babuna ile Aylin Atmaca geldi diye değil, sadece iki genç geldi diye yazmıştım dolayısı ile Serdar Öztürk’ün o iki ismi yazımda görmüş, okumuş da faksı ona binaen yazıp göndermiş olması mümkün değil. Görüldüğü gibi ortada tam bir çakışma var!
Serdar Öztürk’ün aktardıklarından çıkarılacak olan, benim bir operasyonun eşiğinde olmam yani mekanlarımın gözetime alındığıdır.

Peki böyle bir şeyin olabilirliği yüksek ihtimal midir?
Ondan ismim gibi eminim, zira güvenlik bürokrasisinde bulunan önemli bir tanıdığım “Telefon dinlemeleri ve yaşam seyrinden senin için kanun ve ahlak dışı bir şey bulamadılar, dolayısı ile dikkat et tezgah kurabilirler, mesela ev ya da bürona bir şey koyabilirler” diye beni birkaç kez uyarmıştı!
Sadece bu uyarı değil, aslında daha önce beni itibarsızlaştırma adına bu yönde iki ayrı operasyon da yapıldı. 

Birinci operasyon!
Birinci operasyon, yazdığım “AKP’den Kamhi Ailesine peşkeş mi?” başlıklı yazımdan sonra “Para ile yazı yazdı” diye yandaş medya tarafından hedefe oturtulmamdı... İstanbul Tuzla’da deniz doldurulup 38 dönüm arsa yaratılıyor ve üstüne Kamhi Ailesi tarafından tersane konduruluyor ve bunu deşifre eden ben, yandaş medya tarafından rezilce hedef alınıyorum... Yolsuzluğu yazmamın bedeline bakar mısınız?.. Tabii bu süreçte Emniyet’in içindeki malum grup, zerre bir delil yok iken beni telefonla çağırarak güya dosyanın tamamlanması adına dosyaya monte etmek istedi ve yandaş medyanın kucağına attı. Bu operasyonda amaçları beni itibarsızlaştırıp gazetede aleyhte yazmamı engellemekti ama başaramadılar. 

İtibarsızlaştırma!
İkinci operasyon, maaş anlaşmazlığı sebebi ile işten çıkardığım bir muhabirin, işten çıkarıldıktan 4 ay sonra yandaş medyanın iş vaatlerine kanarak tamamen afaki yani zerre bir delil ve tanık olmaksızın beni lafla tehdit etti diye şahsımdan şikayette bulunmasıydı ki savcılık bu olayı dava konusu bile yapmadı. Yandaş medyanın bir bölümünün bu olayı yansıtma amacı da yine itibarsızlaştırma operasyonuydu. O tezgahın içine girenlerin tamamına davalar açtım, hepsiyle yargı önünde hesaplaşıyorum!.
Bunları yaşayan ve Ergenekon bağlamında yaşananları duyan biri olarak Serdar Öztürk’ün gönderdiği faksı önemsedim ve odama bir şey konup konmadığının incelenmesi için sekreterim ile büro temizlik görevlisini teyakkuza geçirdim. Ancak eğer böyle bir şeye karar verirlerse yani kalemim gerçekten kırıldıysa, büronun kapısına silahlı muhafız koysam bunu yine yaparlar, zira birkaç plaka esrarı, herhangi bir CD’yi ya da evrakı büroma olmasa bile evime iliştirebilirler!. 

Cadı avı değil mi?
Hayır bütün bunları ürktüğüm ve korktuğum için yazıyor değilim, öyle olsa iktidarın ve dinci grupların aleyhinde yazmam.

Ben 12 Eylül öncesinde ölümü bir kaç kez iliklerine kadar hissetmiş biriyim. Dolayısı ile bu tür şeyleri zerre takmam da, bilinmelidir ki Türkiye’nin hali pür melali aynen budur!
Eğer AKP ve dinci grupların karşısında iseniz, suçunuz olmaksızın hapse girmeniz veya yine herhangi bir şey olmaksızın sapık ya da esrarkeş ilan edilmeniz an meselesidir!
Söyler misiniz Ortaçağ’daki cadı avından ne farkı var bunun?

Tam bu noktada kanıtlanmamış iddia asla geçerli olamaz evrensel ilkesinden hareketle, Ayşegül Huma Babuna ve Aylin Atmaca ile ilgili iddiaların tamamen Serdar Öztürk’e ait olduğunu ve kanıt gerektirdiğini ısrarla belirtmek istiyorum. Emin olmadan o insanları hedefe oturtmanın iki cihanda da sorumluluğu vardır ki ben o işin altına girmem! Dolayısı ile bu yazı asla Huma ve Aylin Hanımların infaz yazısı olarak görülmemelidir, zira insanlar suçu ispatlanana kadar masumdurlar!
Babuna ve Atmaca, Serdar Öztürk’ün ileri sürdüğü iddialara cevap gönderirlerse sütunum kendilerine açıktır.” 

Odatv.com

SIRADIŞI BİR MOSSAD AJANININ VE CEMAATİNİN DERİN KÖKLERİ - Adnan Oktar

SIRADIŞI BİR MOSSAD AJANININ VE CEMAATİNİN DERİN KÖKLERİ - Adnan Oktar
SIRADIŞI BİR MOSSAD AJANININ VE CEMAATİNİN DERİN KÖKLERİ - Adnan Oktar

İÇİNDEKİLER:



1. BÖLÜM

- Kim bu Adnan?
- Sorunlu bir çocukluk.
- Kripto Yahudi bir ailenin ferdi.
- Üvey babanın zulmü.
- 1986'da ne oldu da Adnan Mehdi oldu?
- Adnan Oktar mı, Adnan Arslanoğulları mı?
- 19'un mucizesi ve Adnan Arslanoğulları.
- "O, yüz senede bir gelen kurtarıcı ve mehdi."
- Lise yıllarında Mehdi ile ilgili kitap okumuş ve…



2. BÖLÜM

- Adnan Oktar ve şantaj
- Adnan Oktar ve mikro kameralı seks tuzakları
- BAV bir şantaj ve karalama teşkilatı mı?
- Sadece CIA ve MOSSAD'da olan mikro kameraları Adnan'a kim verdi?
- Adnan'ın Tansu Çiller'i rakiplerine karşı desteklemesinin sebebi   Sabetayist dayanışma mıydı?
- İç İşleri Bakanı Tantan, neden "Adnan Oktar APO kadar tehlikelidir." dedi.
- Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük polisiye terör operasyonu   Adnan Oktar'a ve cemaatine yapıldı.
- MİT belgeleri müridlerin evinde ne arıyordu?
- Öğrencilere silah ruhsatlarını kimler verdi?
- Adnan’cılar, Terörle mücadele şubesini neden dinlediler?
- Savcılığın elindeki binlerce gizli kamera kayıtları ne oldu?
- "İmamlarım bana karı kız getirir."
- Hedefleri meclise sızmak mıydı?
- Cemaat yapılanması nasıl? Cariyelerin ve motorların görevleri ne?
- "Size günah gibi gelmesin. Ulvi bir hizmet yapıyorsunuz."
- Yatakta çok vahşi
- "Adnan Oktar beni elledi."
- "Köşeye sıkıştırmak istediğimiz kişilerin yüzlerini porno kasetlere montajlıyorduk."
- Adnan'ın mikro kameralı seks tuzağı uzmanını kim öldürdü?
- Neden yargının önünden adam kaçırdılar. Bahadır Güven'i MOSSAD mı sakladı?
- Gizli tanıklar neler anlattılar?
- Yakalandığı gece ona ikram edilen kadın neler söyledi?
- "Çırılçıplak soyup bakıyordu."
- Oral ve anal sekse cevaz ve müt'a nikahı.
- "Çok güzel göğüsleri var."
- Günde üç vakit, çıplak ve abdestsiz namaz.
- Özellikle üniversite öğrencilerini ve medyada gözükenleri çekiyorlar.
- Enkaza dönen genç kızlar.
- Adnan Oktar'ın örgüt içinde kod adı: "Ahmet Abi"
- Şantaj yaptığı ve şikayetçi olan ünlüler kimler?
- On bin kişiye gönderilen imzasız iftira faksı.



3. BÖLÜM

Rusya'daki Komünist ihtilali de Siyonistlerin işi ve Adnan Oktar da bir gizli siyonist yahudi

Rusya'daki Komünist ihtilali de Siyonistlerin işi ve Adnan Oktar da bir gizli siyonist yahudi
Rusya'daki Komünist ihtilali de Siyonistlerin işi ve Adnan Oktar da bir gizli siyonist yahudi

Rusya'daki Komünist ihtilali de Siyonistlerin işi ve Adnan Oktar da bir gizli siyonist Yahudi
Komünizmi dünyanın başına Yahudiler bela ettiler. 


Lenin de dahil olmak üzere ihtilali gerçekleştirenlerin tamamı Yahudilerdi. On milyonlarca masum insan feci şekilde katl edildi. Dünya anarşi ile doldu. Dünyanın dört bir tarafında aynı milletin mensupları onlarca yıl birbirlerini vurdu. Ahlak, mülkiyet hakkı ve sosyal düzen bozuldu. Milletlerin birlikleri, dirlikleri bozuldu. Enerjileri, paraları, güçleri, silahları oluşturulan bu yapay alana kanalize edildi. Bu sayede İsrail kuruldu ve ayakta durdu. Yahudi tarih boyunca her zaman, Goyimleri yani Yahudiler haricindeki diğer bütün milletleri birbirlerine kırdırdı. Bunu marifet bildi. İki dünya savaşını da Yahudiler çıkartıp organize ettiler. Şimdi bir üçüncü dünya savaşı ile bütün dünya dengelerini kendi menfaatlerine uygun şekilde yeniden düzenlemenin ve Nil nehrinden Fırat nehrine kadar, sözde Tanrının kendilerine vaad ettiğine inandıkları Büyük İsrail Devletini ve hemen ardından da dünya çapında Büyük İsrail krallığını kurmanın mücadelesini veriyorlar. Buna inanıyorlar. 

Ülkemizde de (İnanırsanız eğer) bir Yahudi Komünizmi yıkıyor.

Gün geldi, Komünizm ana vatanlarında bile yıkıldı. Ama ne tuhaftır ki türediği yerlerde bile biten Komünizmi, sözde Türkiye’de bitirmeye çalışan kişi de, Siyonist Sanhedrin hahamlarının kontrolünde yine bir gizli Siyonist Yahudi olan Adnan Oktar... Hep pusu, hep oyun, hep ihanet… Hep binbir kılığa bürünmüş gizli Yahudiler… Hep bunları yöneten gizli dünya devleti, illuminati… Hep Sanhedrin hahamları, B’nai B’rith, Bilderberg ve Masonluk. 

***

RUS İHTİLALİ

Rusya'da meydana getirilen ihtilal, çok önceden Siyonist liderler tarafından tasarlanmış ve uygun şartlar yine çok önceden hazırlanmıştı. Rus İhtilali'nde, 1904 Rus-Japon Savaşı'nın rolü oldukça önemlidir. Bu savaşı kaybeden Rusya, ekonomik yönden büyük sıkıntıya girmiştir. Aynı zamanda Rus Ordusu da büyük ölçüde gücünü yitirmiştir.

Bu ortam komünistlerce çok iyi değerlendirilmiş, ülkenin içinde bulunduğu kaos, ihtilal için halkı kışkırtmaya zemin hazırlamıştır. Bu savaşın Rus İhtilali ile sonuçlanması, Yahudi yazar Parvus Halfand tarafından önceden kehanet (!) edilmiştir.

"Parvus Halfand (1859-1924) Almanya'ya yerleşmiş Rus Yahudilerindendir. Rusya ile Japonya arasında bir savaş çıkacağını daha 1895'de yazdı. Bu savaşın Rus Devrimi'yle sonuçlanacağını ileri sürdü. O'nun bu olağanüstü öngörüsü gerçekleştiği zaman bu yazının bir hayli sözü edilmiştir."
(Felsefe Ansiklopedisi-Orhan Hançerlioğlu)

Yahudilerin savaşı ve ihtilale olan etkisini önceden açıklamaları, bunların bir plan olduğuna dair önemli bir göstergedir.

Nitekim, Yahudiler savaş sırasında Rusya'yı çökertmek için Japonya'ya mali destek yapmışlar, Rusya'ya gelen maddi kaynakları ise kesmişlerdir:

“Jacob Schiff: Amerika'nın en büyük Yahudi bankeri. Dedeleri haham ve Yahudi liderlerindendi.
Schiff, Rusya'da Yahudilere karşı uygulanan çeşitli baskılara misilleme olarak, Rusların ABD pazarlarına girmelerine ve Rusya'ya yiyecek vb. maddelerin satışına engel oldu. Ayrıca 1904 Rus ile Japonya arasındaki savaşta, Rusya'yı çökertmek için Japonlara 200 milyon dolar para yardımında bulundu. Yine diğer Yahudi bankerlerle işbirliği yaparak Rusya'ya verilen kredi ve borçları tamamen kıstı. Bütün bu girişimler sonucu Rusya ağır bir ekonomik buhran geçirdi. Japonlarla yapılan savaşta donanmasını kaybetmekle kalmayıp, Mançurya'yı da Japon hakimiyetine bıraktı.

Schiff çok önceden hazırlanan komünist ihtilalinin yıllarca önce temelini bu şekilde kuruyordu." (Eminent American News Charles A.Madison New York 1970 sh.64-78)

Rusya'yı ihtilale uygun hale getiren Yahudi fınansörler, ihtilale gereken mali desteği de sağlamışlardır. Yahudi milyarderler Rockefeller ve Morgan ihtilalin para babalarıdır: 

"Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz. Bolşevik İhtilali'nin sonradan ortaya çıkarılan belgelerle, ihtilalin daha başka beynelminel Schiff-Warburg ailesi Rokefeller ve Morgan'ların desteğiyle gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Belgeler Morgan kuruluşlarının da Kızıl İhtilal için en az 1 milyon dolar harcamış olabileceğini göstermektedir." (Herman hagedorn" The magneta John Day" Washington Post, 2 Eylül 1918)

Yahudilerin komünist rejime olan mali destekleri yalnızca ihtilal öncesine ait değildir. Devrimden sonra Rusya'da başgösteren ekonomik krizin atlatılması, Yahudi şirketlerinin yardımıyla olmuştur.
"1912'lerde yayınlanan, bir ABD Dışişleri Bakanlığı raporuna göre, New York'un en büyük finansman kuruluşu Kuhn, Loebo Co, Rusların ilk 5 yıllık kalkınma plânına fînansör olarak katılırlar ve Bolşevik Hükümetine kasa görevi yaparak 1918-1922 yılları arasında 600 milyon altın ruble transferi gerçekleştirirler." (Votka-Cola, Charles Lewinson 1979, sf. 319)

Yahudiler, İhtilalin parasal desteğini sağlamakla beraber, fiili öncülüğünüde yapmışlardır. Rus ihtilalinin önde gelen isimlerinin tam­amına yakını Yahudi asıllıdır. Lenin ise Masondur:
"Lenin, rütbeli bir Mason­du." (Dictionairre de la Francmaçonerrie, Daniel Li que Paris 1987) [2010 yılında meydana çıkarılan kesin delillerle Lenin’in de Yahudi olduğu ispat edildi. Bu şekilde ihtilali gerçekleştirenlerin tamamının Yahudi oldukları ispat edilmiş oldu. – Detaylar için www.kriptoyahudiler.blogspot.com]

İhtilalin ikinci ismi Troçki ise, safkan bir Yahudidir. Asıl ismi Bronstein olan Troçki, Stock­holm'de banker bir Yahudi olan Olef Aschberg'in kızı ile evlenmiştir. Av­rupa'da Yahudi sermayedarlarla Rus- ya'daki komünistler arasındaki ilişki Troçki sayesinde sağlanmıştır.(Masonluk ve Kapitalizm, Araştırma Yayıncılık, 1992, İst. S.223-226)

Rus İhtilalinin önderi ve Marx'ın en büyük takipçisi olan Lenin de yüksek dereceli bir Masondu. 



EKİM 1917 İHTİLALİNİN ÖNEMLİ LİDERLERİ



İhtilal Kod İsmi - Gerçek İsmi - Uyruğu 

Lenin - Qulianow - Rus 
Braun - Braum - Yahudi 
Troçki - Bronstein - Yahudi 
Steckloff - Nachamkes - Yahudi 
Martoff -  Zederbaum - Yahudi 
Zinovieff - Apfelbaum - Yahudi 
Kameneff -  Rosenfeld - Yahudi 
Souchanoff -  Gimel - Yahudi 
Sagerski - Krochmal -  Yahudi 
Bogdanoff -  Silberstein -  Yahudi 
Uriizky - Radomisisky - Yahudi 
L ari ıı - Lurie - Yahudi 
Kamkovv - Katz - Yahudi 
Ganetzky - Furstenberg - Yahudi 
Dan - Gourevitch -  Yahudi 
Meschkovvsky - Goldberg - Yahudi 
Parvus - Heipfand - Yahudi 
Riasanovv - Goldenbach - Yahudi 
Mar t i novv - Zibar - Yahudi 
Chernomorsky - Chernomordik - Yahudi 
Solnzevv - Bleichlann - Yahudi 
Piatııisky - Zivin - Yahudi 
Abramovich - Rein - Yahudi 
Zvesdin - Voinstein - Yahudi 
Maklakovvsky - Resenblum - Yahudi 
Lapinsky - Lovenschein - Yahudi 
Babrow - Natanshon - Yahudi 
Akselord - Orthodoks - Yahudi 
Garin - Garfeld - Yahudi 
(Amerikan Genel Harbi-İkinci Dairesinin Fransız Başkonsolos'Iuğu'na 1919'da verdiği muhtıra. Grande Encyclopédie Française-Rus İhtilali ve Yahudiler G.Netchelodoıı sh.16) 

İnterneti kimler kontrol ediyor? Facebook Adnan Oktar'ı neden kolluyor?


interneti kimler kontrol ediyor - Facebook Adnan Oktar'ı neden kolluyor
interneti kimler kontrol ediyor - Facebook Adnan Oktar'ı neden kolluyor


İnternette cirit atan pek çok gizli güce örnek olarak CIA'in operasyonları verilebilir. Kurduğu yatırımcı şirket vasıtasıyla dev internet ve teknoloji firmalarına ortak olan veya ilişkide olduğu insanları yerleştiren CIA, bu sayede dijital dünyada büyük bir kontrol gücüne ulaşıyor.


BENJAMIN HARTLMAIER / CHIP DERGİSİ



Neredeyse bir milyar insan her gün Facebook'ta neyi sevdikle­rini, neler yaptıklarını, kimleri tanıdıklarını, nerelere gittikle­rini anı anına yayınlıyorlar. Gelecekteki planlan hakkında konuşuyor, işleri hakkında bilgi veriyor, ailesini, arkadaşları­nı, sevgilisini, duygularını ifşa ediyor, evinin, işyerinin adre­sini, otomobilinin plakasını veya evcil hayvanının fotoğrafını ka­yıt altına alıyorlar. Bu neredeyse, dünyadaki insanların yedide biri­nin, tüm yaşamının kaydını internete aktarması anlamına geliyor. Facebook da dünyada insanların kaydını tutan, en büyük kurum halline geliyor. Üstelik insanlık tarihi boyunca en büyük kayıt! Üs­telik tüm kullanıcılar bu kayıtları gönüllü oluşturuyor. Elbette, in­sanlar sosyal ağları kullanmanın böyle bir maliyeti olduğunu bile­rek bu konuda gönüllü oluyorlar. Facebook ve Google gibi dev in­ternet şirketlerinin bu verileri, kişisel reklamlar oluşturmak için ticari şirketlerle paylaştıklarını biliyorlar. Bu şirketlerin ayakta durması için reklam alması, reklam alabilmesi için de kullanıcıla­rın bazı verilerini paylaşmaları gerekiyor.

Peki ya, paylaşılan veriler sadece reklam amacıyla kullanılmı­yorsa? Ya Facebook'taki veya Twitter'daki ya da başka bir sosyal ağ­daki kişisel veriler kötü amaçlı insanların eline geçse? Örneğin, hükümetlerin ve gizli servislerin bu verileri ele geçirdiğini düşü­nün. Tarih boyunca, rakiplerini yok etmek için her türlü yolu kul­landığı bilinen bu kurumlar, aykırı sesler çıkaran muhalifleri sus­turmak hatta yok etmek için, sosyal ağlardaki gizli bilgilerini kulla­narak bu insanlara zarar vermez miydi?

Aslında kimse gizli bilgilerini gönüllü olarak gizli servislere ve hükümet ajanlarına vermek istemez. Ama internet sitelerinin bu­nu yaptığına dair çok önemli şüpheler var.

Facebook ve CIA bağlantısı!

Amacı dünya ekonomisini ve siyasetini siyonizmin çıkarları doğrultusunda planlamak; Bilderberg ve Adnan Oktar

Amacı dünya ekonomisini ve siyasetini siyonizmin çıkarları doğrultusunda planlamak; Bilderberg ve Adnan Oktar
Amacı dünya ekonomisini ve siyasetini siyonizmin çıkarları doğrultusunda planlamak; Bilderberg ve Adnan Oktar
Yahudi Dünya Hakimiyeti için çalışan örgütler;
BILDERBERG


Bilderberg Grup, dünyadaki elit tabakayı bir araya getirmek ve kontrolü tek yerden sağlayabilmek amacıyla politik bir filozof ve aynı zamanda Polonyalı Yahudi bir haham olan Joseph Retinger tarafından kurulmuştur.

İsveç'teki Masters of Wisdom Locası'na bağlı 33 dereceli bir Mason olan Joseph Retinger ve Hollanda Prensi Mason Bernhard'ın katılımıyla Avrupa ve Amerika'dan toplantıya çağırılacaların listeleri yine Retinger'in başkanlığında hazırlanmıştır. Dünyanın en güçlü finansörleri, devlet adamları ve politikacıları her yıl Bilderberg toplantılarında bir araya getirilir. (Jacques Bardiot, Une Main Cachée Dirige, S.231)

1954 yılında Avrupalı ve Amerikalı Yahudi ve Masonların arasından özenle seçilen sanayici ve politikacıların Hollanda'da Hotel de Bilder- berg'te yaptıkları toplantı, dünyanın önde gelen endüstri devlerini biraraya getirmesine rağmen, büyük bir gizlilik içinde yürütülmüş ve bu suretle çok az dikkat çekmiştir:

"Basın dünyasının birçok ünlü ismi de toplantılarda hazır bulunduğu halde yapılan konuşmalar ve alınan kararlar. Masonların 'gizlilik' ilkesi doğrultusunda titizlikle saklı tutulmaktadır. " (Henry Coston. "Lectures Françaises'. Haziran 1977 No.206, sf.23)

Bilderberg toplantıları şu şekilde organize edilmektedir: "Grup her yıl yaptığı düzenli toplantılarda, toplantı yapılan otelin bütününü tutar ve bina güvenlik güçleri tarafından yakın korumaya alınır. 3 gün süren bu toplantılara üyelerin eşleri bile çağrılmaz." (Cumhuriyet, 26 Nisan 1975)

Bilderberg'in en büyük özelliklerinden birisi de, örgütün toplantılarında alınan kararlar doğrultusunda çeşitli ülkelerdeki üst kademe devlet yöneticilerinin seçilmesidir. Bunun en büyük örneği 1975 yılında henüz yıldızı parlamamış Margaret Thatcher'in Bilderberg toplantılarına katılımının hemen ertesinde yapılan İngiltere Genel Seçimleri'nde Masonların desteğiyle Başbakanlığa seçilmesi ve bu görevini 3 dönem üst üste sürdürmüş olmasıdır. MOSSAD'ın İngiltere'den İsrail'in nükleer Avanunu'yu kaçırmasına göz yumması da İsrail'le ne derece yakın bir ilişki içerisinde olduğunu göstermektedir.

Sosyal Demokrat lider Yahudi Helmut Schmidt ve eski ABD Dışişleri Bakanı Yahudi Henry Kissinger da, Bilderberg toplantılarında alınan kararlar doğrultusunda, ülkelerinin yönetimlerinde etkin mevkilere getirilmiş devlet adamlarındandır.

Grubun Yahudilerden oluşan 25 yönetici kadrosu, Yahudi dünya hakimiyetini gerçekleştirmeye yönelik emirleri hahamlardan alır. Bu emirler, dünyanın pek çok yerinde önemli kariyerlere sahip üyeler sayesinde kolaylıkla uygulamaya geçirilir.

Teşkilatın gerçek merkezi Kudüs'tedir. Burada, 70 hahamdan oluşan Sanhedrin grubunun başhahamları (Adnan Oktar’ı öpüp duran ve onunla pozlar veren hahamlar bunlardır.) , örgüt hiyerarşisinin en üst noktasında bulunur. Kudüs'teki hahamların Tevrat'tan yaptıkları çıkarımlara göre hazırladıkları yüzyıllık planların uygulanmasında siyasi sorumluluk bu örgüte aittir. Alınan emirler Mason localarıyla ve öteki Yahudi teşkilatların (ve Yahudiliğini gizleyerek, Müslüman kılığına giren Adnan Oktar’ın ki gibi hain teşkilatların) işbirliğiyle uygulanır

Bilderberg toplantılarında, ihtilal düzenlemek, devletler kurmak veya yıkmak gibi dünya tarihini etkileyecek kararlar alınır. Alınan bu kararların tamamı Yahudi Dünya Devleti'nin kurulmasına yöneliktir.

"Bilderberg teşkilatı, bir dünya devleti kurmak için B'niai B'rith ve diğer gizli Yahudi örgütleriyle beraber çalışır. " Newa National, Ocak 1964

Toplantıya katılan üst düzey devlet adamları, alınan kararları kendi ülkeleri aleyhine olsa da uygularlar. Amerikan eski Başkanlarından Yahudi Eisenhower'da başkanlığı döneminde, Bilderberg toplantılarında alınan kararları ülkesinin çıkarlarına ters düşse de, bütünüyle uygulamıştır.

Eisenhower, Bilderberg'in üzerindeki etkisini şu şekilde açıklamaktadır:
"Bilderberg toplantıları beni oldukça aydınlattı, resmi kanalların dışında da bakış açıları edindim." (People's Almanac, sf.81)

Bilderberg'in dünya çapında her büyük olayda etkisi vardır. Amacı dünya ekonomisini ve siyasetini siyonizmin çıkarları doğrultusunda planlamaktır.

1953 yılında Yahudilerin büyük desteği ile Başkan seçilen Eisenhower, görevde bulunduğu süre içinde sürekli İsrail'in çıkarlarını gözetmiş ve bu ülkeye yüz milyonlarca dolarlık karşılıksız yardım yapmıştır.

"Bilderberg Cezayir ve diğer petrol zengini ülkelerin bağımsızlıklarını kazanmasında etkili olmuştur. İlk Cezayir ayaklanması Bilderberg grubunun ilk toplantısından 6 ay sonra başlamıştır." (A.g.e., sf.81)

Pekçok zengin ülke, Mason liderleri önderliğinde başlatılan sözde bağımsızlık hareketleri ile sömürgelikten kurtarılmış gibi gösterilmiştir. Daha sonra başa geçirilen Mason devlet başkanları aracılığıyla, bu ülkelerin servetlerinin sömürülmesi daha da artmıştır.

"Siyonizmin en büyük amacı olan Yahudi egemenliğinde birleşmiş bir dünyanın ilk basamağı Ortak Pazarı ortaya çıkaran Roma Antlaşması da Biiderberg toplantılarında kararlaştırıldı." (A.g.e, sf.81)

Bilderberg'in en önemli faaliyeti "Trilateral Komisyonu"u kurmasıdır. Hatta bu "Bilderberg'in Çocuğu"olarak da bilinir. Amerikan finansör ünlü Yahudi Rockefeller, Kuzey Amerika, Avrupa ve Japonya'yı kapsayan özel kişilerden oluşan etkili bir ekonomik grubun kurulması konusunu ilk olarak Biiderberg toplantısında ortaya attı.

Grup en ünlü ve güçlü isimleri üye olarak seçmektedir. Fransa eski Başkanı Mason Valery Giscard d'Estaing, Amerika'nın eski başkanı Yahudi Gerald Ford toplantıların daimi üyesiydi. Yahudi çıkarlarına ters düştüğü için bir suikastla öldürülen Başkan Kennedy'nin yönetim kadrosu da Bilderberglilerle doluydu: Dışişleri Bakanı Dean Rusk, Devlet Bakanı George Ball ve Ulusal Güvenlik Danışmanı McGeorge Bundy Bilderberg üyesi idi.

"Yahudi David Rockefeller her sene Amerikan Yahudi Finansman kuruluşlarından First National Bank ve Morgan Guaranty Trust Co. ve Ford Motor Co., Du pont ve sahibi bulunduğu standart Oil gibi şirketlerin endüstriyel liderlerini, Fransız finansör Yahudi Baron Edmond de Rothschild ve Fiat Başkanı Giovanni Agnelli'yi davet etmeyi garanti etmişti. Dünya Bankası genel direktörü Robert McNamara toplantılara düzenli olarak katılmıştır." (26 Nisan 1975. Hürriyet.)

Bilderberg'in her seneki düzenli toplantılarında burada alınan kararları iletmek ve uygulamak amacıyla mutlaka üst düzeyde bir NATO yetkilisi bulunur .(Şeytan'ın Dini Masonluk-Araştırma Yayıncılık-1. Baskı, İst. 1993. sh. 144-148)

Konu başlıkları

15 temmuz 16 nisan 33. derece masonlar A9 TV abd abdullah öcalan abdülkadir selvi acun ılıcalı adamlık dini adil serdar saçan adnan hoca adnan hoca gerçekleri gizlemeye çalışıyor adnan hoca'nın kızları adnan hoca'nın seks tuzakları adnan menderes adnan oktar Adnan Oktar (Harun Yahya) adnan oktar apo kadar tehlikelidir adnan oktar cinayet adnan oktar çetesi adnan oktar davaları adnan oktar hain mi adnan oktar israil'e mi çalışıyor? adnan oktar kedi adnan oktar kimdir Adnan Oktar Kimdir adnan oktar kime çalışıyor adnan oktar mason mu adnan oktar mehdi mi adnan oktar paranoyak mı adnan oktar ruh hastası mı? adnan oktar siteleri neden kapattırıyor adnan oktar şantaj adnan oktar tv adnan oktar ve çetesine polis baskını adnan oktar ve çıplak namaz adnan oktar ve mossad adnan oktar ve nazım kıbrisi adnan oktar ve organ kaçakçılığı adnan oktar ve sabetayistler adnan oktar videoları Adnan oktar yahudi mi adnan oktar'a dava açmak adnan oktar'ın 46 raporu adnan oktar'ın aldığı cezalar adnan oktar'ın davaları adnan oktar'ın kızları adnan oktar'ın mahkemeleri adnan oktar'ın motorları adnan oktar'ın sapık fetvaları adnan oktar'ın zenginliğinin kaynağı adnan oktarın etrafı gizli yahudiler mi adnanoktar adnanoktar mehdi mi ahit'in çocukları ahmet gündel ahmet hulusi ahmet takan ahmet yavuz ahu paşakay ahu tuğba ak parti akademi akademi dergisi akıl hastası akit akp'nin gerçek yüzü aladağ yangını alev babuna ali erbaş ali tulum altuğ müştak berker altuğ revnak eti anadolu ajansı anal seks anayasa mahkemesi ankebut ağı ankebut operasyonu arizona armagedon askerlik aslı süme efeoglu aşı atatürk eşcinsel miydi atatürk gay miydi av serdar öztürk av. fatih mehmet doğan av. gülcan karakaş avrupa insan hakları mahkemesi avukat ceyhun gökdoğan avukat serdar öztürk ayça pars aydan saraçoğlu ayetullah humeyni aylin atmaca aylin kocaman ayşe arman dormen ayşe hüma babuna ayşe pınar akkaş ayşegül esra atik ayşegül hüma babuna ayşin altuniç güven aytunç erkin azerbaycan b'nai b'rith bacılar başkanlık bav beyaz tv bilderberg bilim araştırma vakfı binboğa sıddık yarman bora can yıldız bosna hersek bozulmuş tevrat BST yapı bülent arınç bülent ersoy büyük israil büyük israil projesi bylock caner taslaman canlı cansu canan özgen cem küçük cem sedat altan cevat babuna ceylan özgül ceza chp cia cia ajanı fethullah gülen cinsel istismar cinsel sapıklık cnn türk cumhurbaşkanı cübbeli ahmet hoca cüneyt özyaşar çağla saraç darbe tiyatrosu darwinizm deli raporu deprem derin devlet devlet bahçeli didem ürer dilek güngör dinler arası diyalog diyanet işleri başkanı doç dr. sefa saygılı donald trump ebru şimşek ebru yılmazatilla umur ece koç edip yüksel ehl-i sünnet ekşi sözlük emine mine kalça emre dorman emre yaşar ertüzün ensest aile içi sapıklık ensest ilişkiler ve adnan oktar ergenekon ergenekon davası erol simavi erol şimşek esat tyontuç eserleri esra saraçoğlu esrar evanjelistler evet fahrettin aslan faruk çelik fatih erbakan fatih tezcan fatma ceyda ertüzün fazilet partisi fehmi çalmuk ferhunde eda babuna fethullah gülen fetö fırat develioğlu fikret seçen franco frattini gerçek yüzü gizlenen gerçekler gizli dünya devleti gizli ermeniler gizli yahudiler global yayıncılık goyim gökalp barlan gülgün feyman gülgün göktan gülşah güçyetmez Gürkan Hacır güzin erkan onat haber türk habertürk hadi salihoğlu hahamlar haiti depremi halil hilmi müftüoğlu harun yahya harun yahya belgeselleri harun yahya kimdir harun yahya kitapları harun yahya videoları hayır hırsızlık hipnoz humeyni hür ve kabul edilmiş masonlar hürriyet hüsamettin özkan hüseyin avni mutlu ılgaz zorlu ibrahim seral köprülü ibrahim tuncer ibranice içimizdeki israil iftira ilik nakli inşaallah intihal / aşırma eserler intihar inuray tınar İslam'a zarar veriyorlar islamcılık israil israil ajanı italya izle Kabala kainatın ulu mimarı kan kampanyası kara mizah kara para kardeşler kartal iş kedicikler kenan oktar kerem hasanoğlu kıyamet alemetleri kızıl elma kızıl imamcılar kimdir kitapları koç üniversitesi korkutma korona köşe yazıları kripto Yahudiler kripyo yahudiler kurtlar vadisi pusu kürt yahudileri levent göktaş lions klübü lions klüpleri loca madde hayal mi maddenin ardındanki sır martin luther king mason listesi masonalr masonlar masonluk maşaallah materyalizm mavimarmara mehdi mehdi adnan oktar mehmet baransu mehmet coşkun pamir mehmet ender daban Mehmet Fahri Sertkaya mehmet noyan orcan mehmet şevket eygi melhame-i kübra melisa aslı pamuk meltem daban meral kalça mert sucu merve büyükbayrak mesut yar mevdudi mhp mikro kameralı seks tuzağı milli gazete milli görüş milliyet mine kırıkkanat miras mossad muazzez abacı muazzez ersoy muharref bozulmuş tevrat muharref tevrat muharrem ballı murat ünal mustafa keser muta nikahı necmettin erbakan nedim keçeli negehan alçı nevin özkan nil kalkavan nurculuk nuri özbudak nurşah aksoy nüfuz elde etmek oben karatepe oda tv oğuzhan asiltürk okan kaan bayülgen Oktar babana oktar babuna onur akay operasyon oral seks organ bağışı organ kaçakçılığı organ mafyası organ nakli osman durmuş osman sınav oy öldürüldü mü örgüt lideri pakraduniler pelin batu pınar tezcan pınar turan PKK polat türkmen pornocu kesetçi adnan oktar posta ptt pul müzesi rasim ozan kütahyalı recai kutan recep tayyip erdoğan referandum reza zarrab rotary klüpleri rtük rus ihtilali saadet partisi sabetay sevi sabetaycılar sabetayist listesi sabetayistler sabetayistlerin şifreleri sabetayistlik sabetayizm sadettin tantan sağlık bakanı said-i nursi sanhedrin hahamları sansür satanizm savaş kalafat savcı sebahattin önkibar seçim sefa saygılı selahattin demirtaş serdar dayanık seyret seyyid mi show tv siyasal islam siyonist israil siyonistler siyonizm slider sosyal ağlar sözcü suç suikast suprem konsey suriye sorunu süleyman demirel süleyman soylu süleymancılar cemaati süprem konsey şener şen şeyh abdülkerim şiilik şikayet şizofren taciz ve tecavüz tahsin akkaş talat halman tarkan yavaş tbmm tevrat teyfur erdoğdu TGRT tımarhane trt tuğçe eyilik tuncay opçin tuncay tokay tunçay tokay turgay ciner tülay kumaşcı tv8 ukrayna uyuşturucu ünlü sabetaycılar üsteğmen serdar öztürk Vahdet-i Vücud video video izle videolar yahudi organ kaçakçılığı yahudiler yahudilik yakup balaman yalancı mı yalçın küçük yargıtay kararı yazarlar yeliz sucu yeni şafak yeniçağ yıldırma yılmaz kuruca yolsuzluk york testi youtube yusuf erkan özoğuz yüksek islam ahlakı zeynep şener zihin kontrolü zihin/Beyin Kontrolü - Telegram zina zor ve tehdit